Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan, 2025 yılında zirai don, kuraklık ve artan üretim maliyetlerinin çiftçiyi zor durumda bıraktığını hatırlattı. 2026 yılında ise bu kez aşırı yağışların etkili olduğunu söyleyen Doğan, birçok tarım arazisinin su altında kaldığını ve ekili ürünlerin zarar gördüğünü ifade etti. Bazı üreticilerin ise zarar gören alanları yeniden ekmek zorunda kaldığını belirtti.
Doğan, yaşanan bu durumun üretici üzerindeki mali yükü ciddi şekilde artırdığını vurgulayarak, çiftçilerin aynı ürün için ikinci kez tohum, gübre, mazot ve işçilik gideri yapmak zorunda kaldığını söyledi. Bu tablonun sürdürülebilir olmadığını dile getiren Doğan, tarımsal üretimde ciddi bir kırılma yaşandığını kaydetti.
Tarım sektörünün stratejik önemine dikkat çeken Doğan, üretimdeki kayıpların yalnızca çiftçiyi değil, ülke ekonomisini ve gıda arz güvenliğini de doğrudan etkilediğini ifade etti. Tarımın istihdamdan ihracata kadar birçok alanda belirleyici olduğuna vurgu yapan Doğan, üretimdeki daralmanın zincirleme ekonomik sonuçlar doğuracağını söyledi.
“Çiftçi üretmezse sofralar boş kalır” diyen Doğan, tarımın yalnızca ekonomik değil aynı zamanda stratejik bir alan olduğunu belirtti. Yaşanan kayıpların ilerleyen süreçte gıda temininde ciddi sorunlara yol açabileceğini ifade etti.
Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, hükümete de çağrıda bulunarak zarar gören üreticilere doğrudan destek verilmesi, kredi borçlarının faizsiz ertelenmesi ve girdi maliyetlerini düşürecek önlemlerin acilen hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Afetlerden etkilenen bölgeler için özel destek ve teşvik paketlerinin gecikmeden açıklanmasının önemine dikkat çekti.
Doğan, “Bugün çiftçimizi kaybedersek yarın üretimi kaybederiz” diyerek, sürdürülebilir tarım politikalarının ivedilikle uygulanması gerektiğini vurguladı ve yetkilileri Çukurova çiftçisinin yaşadığı mağduriyete karşı hızlı adım atmaya davet etti.





