Deva Partisi Genel Başkan Yardımcısı Halkla İlişkiler Başkanı Mehmet Emin Ekmen 5 Ocak gazetesini, ziyaret etti. Beraberinde DEVA Partisi Genel Merkez Halkla İlişkiler Başkan Yardımcısı Hatice Doğan, Adana İl Başkanı Sadullah Kısacık, İl Yönetim Kurulu Üyeleri İlker Gezerşen, Taner Özünal, Mustafa Oğuz Yiğit, Tansel Ün, Özlem Öncel, Sibel Demirci, Muhammet Baha Karakaş, Seyhan İlçe Başkanı Halit Acı, Seyhan İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Necati Ulaştırıcı ile birlikte 5 Ocak gazetesine nezaket ziyaretinde bulunan Ekmen, Genel Yayın Yönetmeni Sefa Saygıdeğer ile görüşerek, gündeme dair açıklamalarda bulundu.

“ESNAF ARTIK DAYANAMIYOR”
Deva Partisi Genel Başkan Yardımcısı Halkla İlişkiler Başkanı Mehmet Emin Ekmen, Adana’nın Yüreğir ve Ceyhan ilçelerinde esnafla buluştuklarını esnafın artık zamlara dayanacak gücünün kalmadığını belirtti. Ekmen, “İl ve ilçe teşkilatlarımızın yöneticileriyle birlikte Ceyhan Orhan Kemal Bulvarı'nda vatandaşlarımız ve esnafımızla buluştuk. Yüreğir’de Eski Kozan Çarşısı'nda Tarım, Gıda ve Toptancı Esnafımızla kahvaltıda bir araya gelerek, sorunları dinledik, Genel Başkanımız Ali Babacan'ın selamlarını ilettik ve sorunlara dair DEVAsal çözümlerimizi anlattık. Esnaf artık dayanamıyor enerji girdi maliyetleri, gıda girdi maliyetleri esnafın belini büktü” dedi.

Vatandaşın ‘milletvekilleri bize gelmiyor’ dediğini belirten Ekmen, “bu genel yönetim tarzıyla ilgili bir sorun. Şehrin sorunlarıyla gündemiyle siyasetçinin bağı yok. Oysa şehrin marka değeri bir kimliği var. Bu sorunları DEVA çözecek” diye konuştu.

“TÜRK SİYASETİNDE BÜYÜK FARK YARATAN BİR İŞ”

Çukurova’nın bereketli topraklarının değerlendirilmesine yönelik partinin tarım eylem planı açıkladığını, Genel Başkan Ali Babacan’ın bu programı Adana’da açıkladığını belirten Genel Başkan yardımcısı Ekmen, “Genel Başkanımız tarım eylem planını Adana’da açıklamıştı. Bu Türk siyasetinde büyük fark yaratan bir iş idi. Bizden önceki partiler iktidar partisi dahil hiçbir parti, iktidara talip olduğunda iktidara gelmesi halinde hangi konuyu ne şekilde, ne zaman, nasıl hangi kuruluşların işbirliği ile çözeceğine dair bir taahhüdü yoktu. Biz ilk olarak tarım eylem planını burada açıkladık ve daha sonra bu eylem planlarının sayısı 22 ye çıktı” dedi.

PARLAMENTER SİSTEME DÖNÜŞ.. ORTAK ADAY…
Eylem planlarının nasıl uygulamaya sokulacağını anlatan Mehmet Emin Ekmen, “Biz eylem planlarımızı nasıl hangi konularda nasıl kaç günde hangi kurumlarla hangi bütçeyle ve nasıl çözeceğimizi taahhüt altına alıyoruz. En son 15 Ocak’ta Adana’dan arkadaşlarımızın katılımıyla da geniş destek verdiği büyük bir tanıtım programı düzenledik. Ve bu planları altılı masanın da gündemine koyduğumuz için, 30 Ocak’ta açıklanacak olan yaklaşık 180 sayfalık, 75 ana başlıkta, hangi politik vaatlerin yeni döneme dair verileceğine ilişkin bir birikim de oluştu. Dolayısıyla sadece bir ortak aday değil, sadece bir sistem dönüşümü değil, parlamenter sisteme dönüş artı ortak adayla birlikte yetki alınacak 5 yıl boyunca hangi politikaların gündelik tartışmalardan uzak bir şekilde uygulanacağına dair taahhüdü de altılı masaya üretmiş oluyoruz.

“EYLEM PLANLARIMIZ DAHA İYİSİNİ BU ÜLKEYE

VEREBİLECEĞİMİZ TAAHHÜDÜNÜ ORTAYA KOYUYOR”
Bu anlamda da bizim eylem planlarımızın başlangıcı Adana olduğu için bizim açımızdan Adana’nın farklı bir yönü, farklı bir kıymeti var. Adana siyasette dengenin bir şekilde oluştuğu bir yer. Türkiye’de muhtemelen 40 kadar ilde en az iki parti yarışıyor. Ama Adana’da her partinin iddiası var, mecliste temsil edilen her parti, burada sonuç alıyor. Bu kozmopolit yapı bir fırsat olarak gözüküyor çünkü partimizin bu güne kadarki duruşu, söylemi toplumun her kesiminden dikkat çeken, ilgi çeken gerek problemli alanlara değinmek, gerekse de Türkiye’nin unutulmuş bir kenarda bırakılmış sorunlarına cesurca değinmek ve en önemlisi de bir değişimin daha iyi bir sonuç getirip getirmeyeceğini sorguluyor vatandaş. Dolayısıyla bizim altılı masada da vesile olduğumuz ortak politikaların ilanı, bu anlamda da daha iyisini bu ülkeye verebileceğimiz taahhüdünü ortaya koyuyor” açıklamalarını yaptı.

Deva Partisi Genel Başkan Yardımcısı Halkla İlişkiler Başkanı Mehmet Emin Ekmen’in açıklamalarından satır başları:

“ADANA’DA YAŞANAN ASLINDA GENEL YÖNETİM TARZIYLA İLGİ BİR SORUN”
Ceyhan’da ilk bizi gören vatandaşın söylediği; ‘milletvekilleri buraya gelmiyor’ şikayetinde bulunuyor. Onun açısından gelen her siyasetçi kategorik olarak aynı olduğu için öbürünün de faturasını bize kesmeye çalışıyor. Maalesef Adana’da yaşanan aslında genel yönetim tarzıyla ilgi bir sorun. Yoksa bu kadar kuvvetli bir şekilde sadece AK Parti değil, AK Parti’den önce de önemli ölçüde iktidar partilerine büyük destek vermiş bir şehrin çok daha sağlıklı bir şekilde büyümesi. Şehir kimliği, şehir vizyonu şehrin marka değeri olarak dünyaya mal olması açısından diyoruz ama dünde Yüreğir’de, 19 Mayıs Mahalle Derneği’nde gözümüzün önünde çocuklarımıza uyuşturucu satıyorlar ve biz bunu engelleyemiyoruz diye feryat eden aileler vardı.

NE KADAR ŞEHİRCİLİK SORUNU VARSA ADANA’DA
Adana’nın en büyük temel sorunlarından bir tanesi genel anlamda, ne kadar şehircilik sorunu varsa Adana’da olduğunu tespit ettik. Biz Adana rahat şehir diyoruz ama, trafik sorunu var mı Adana’da? Var. Şu anda İstanbul’dan farkımız sadece mesafe kısa olduğu için bize çok yansımıyor ama biz de hemen hemen bir İstanbul trafiği gibi özellikle mesai saatlerinin dışında birebirde onu yaşıyoruz. Diğer taraftan Adana olumsuz göçün artık biriktiği bir şehir haline geldi. Değerlerini ihraç ediyor, ama özellikle daha niteliksiz hem göç anlamında hem de esnaflık anlamında. Burada kaliteli iş yapan, buraya güzel hizmetler sunanların bile artık Adana’dan başka yerlere taşındığını görüyoruz. Karataş’ta, Yumurtalık’ta, Adana’da bir şey yapmak yerine Bodrum’da, İstanbul’da iş yapmaya başladılar. Bunlar bilinen, kendini kanıtlamış firmalar. Her türlü niteliğimizi ihraç ediyoruz ve Adana daha çok hem nüfus anlamında, hem iş gücü anlamında, hem de iş kalitesi anlamında geriye gidiyor. Buna bir dur denmesi lazım, bunu bir planlamak lazım. Tabii yönetmediğiniz her şey ilk başta göze batmıyor ama sonra bir kangrene dönüşüyor. Bu durum bizde ekonomik ve toplumsan anlamda sorunlara neden olacak.

“ADANA, TARIMLA SANAYİYİ BÜTÜNLEŞTİREMEMENİN ACISINI ÇEKİYOR”
Adana’nın tarımıyla sanayisini bütünleştirememenin acısını çekiyoruz. Baktığımız zaman biz bir tarım kentiyiz ama o tarımın eski zenginliğini bir türlü halen koruyamadık, oluşturamadık. Tarım kentiyiz ama tarıma sayalı sanayi yok denecek kadar az. Bir meye suyu firması olsun, narenciye üretimi olsun, narenciye paketlemesi olsun bunlarda hep gerideyiz. Markalaştıramıyoruz, markalarımıza da sahip çıkamıyoruz. Şehirciliğin tüm sorunları şu sorun yok diyeceğimiz bir şey yok Adana’da. Hepsi irili ufaklı Adana’da sorun teşkil ediyor.

“AK PARTİLİ SEÇMEN SANDIKTA FARKLI TERCİHLERE YÖNELECEK”
Türkiye’de bir iktidar değişikliğinin eşiğindeyiz. Ama bu aynı zamanda bir siyasi alt üst oluş ta yaratabilir. 2002’dekine benzer bir şekilde, seçmenin kendini ifade etmekte oldukça zorladığını, baskıladığını, anketlere katılım oranlarının yüzde 2’lere kadar düştüğünü firma sahipleriyle görüşüyoruz eğer yüzde 5 cevap alabiliyorlarsa o anket sürecini verimli ve başarılı bir süreç olarak kabul ediyorlar. Ama bizim bizzat takip ettiğimiz birçok firma da ortalama yüzde 2-2,5 oranında yanıt aldığını söylüyor. Bu şu anlama geliyor; 100 kişiye sizinle anket yapabilir miyiz diye soruyorlar, 90’nıu zaten ankete katılmıyor. Anket katılmayı kabul eden 10 vatandaştan da 2-2,5’u soruları başarıyla tamamlıyor. Böyle bir tabloda çokta sağlıklı bir durum değil. Zaten kendini muhalif olarak ifade eden seçmenin kendi zihin ve ruh dünyasında belli eşikleri, belli sınırları aştığını kabul ediyoruz. Ama anketörlere kendini AK Partili olarak ifade eden seçmenin önemli bir kısmının aslında sandıkta farklı bir tercihe yönelebileceğini düşünüyoruz.


“BİRİNCİ TURDA ALTILI MASA RAHATLIKLA 50+1’İ BULUR”
Anket verileri muhalefet açısından bir tabanı, iktidar açısından bir tavanı ifade ediyor. Ben iktidar açısından o tavandan aşağıya doğru bir serbest düşüş yaşanacağına ve tabii ki ortaya çıkan seçmenin de muhalefet açısından bir sıçrama imkanı yaratacağına inanıyorum. Dolayısıyla 14 Mayıs’ta bence birinci turda muhalefet rahatlıkla 50+1’i bulur. Tayyip Bey’in yüzde 40’ı geçebileceğini düşünmüyorum. Tayyip Bey yüzde 40’ı geçemez, AK Parti’de bence 30’u geçemez ama 25 ve altına da gevşeme ihtimali kuvvetli. Çünkü Tayyip Bey’le AK Parti arasında da 15 puanlık bir fark oluşacağına dair kuvvetli emareler var. Başka adaylarında olduğunu göz önüne aldığımızda diğer adaylara ortalama 10 puan ayırt edilebilinir ise 1. turda muhalefetin adayı 51 puanı bulduğunda, Tayyip Bey de onu geçemeyecektir. Zaten bugünkü ölçümler de öyle diyor.

“MUHALİF SEÇMENİN SANDIĞA GİTMESİ İÇİN ÇABA SARF EDECEĞİZ”
Tayyip Bey’in yeniden aday olması Anayasa’ya aykırı ancak Meclisin seçim kararı almasıyla ancak aday olabileceği yönündeki haberlere biz de katılıyoruz, biz de bu kanaatteyiz. Ama bu itirazı yapacağımız merci Yüksek Seçim Kurulu (YSK)’dır. Onun da aksine bir görüş ve karar bildirmesini beklemiyoruz. Seçmenin sandıkla olan bağını zayıflatacak tartışmalardan da uzak duruyoruz. Seçim yapmaz, yapsa da gitmez, bir yolunu bulur kazanır gibi söylemlerin nihai noktada Tayyip Bey’in propagandasına yaradığını düşünüyoruz. Biz parti olarak vatandaşa derdimizi anlatacağız ve netice almaya çalışacağız. Esas çekincemiz sandıktan ümidini kesmiş muhalif ya da muhalefete yakın seçmenin ne yapacağıdır. Onların sandığa gitmesi için çaba sarf edeceğiz ve bu sistemi değiştireceğiz.

Kaynak: Haber Merkezi