SGK Başuzmanı İsa Karakaş’ın canlı yayındaki çarpıcı çıkışı, asgari ücretin sadece bir rakam değil, bir "geçim endeksi" olması gerektiğini hatırlattı. Mevcut maaşın açlık sınırıyla olan mesafesi her geçen gün kısalırken, uzmanların işaret ettiği 42 bin 585 liralık rakam, geçim derdinin ulaştığı boyutları net bir şekilde resmediyor. Peki, hükümet bu çağrılara nasıl bir cevap verecek?
ALIM GÜCÜNDEKİ ERİME RAKAMLARA YANSIDI
Asgari ücretin belirlendiği günden bugüne geçen kısa sürede, mutfak masraflarından kira giderlerine kadar her alanda yaşanan artışlar, sabit gelirlinin belini büktü. Yapılan analizler, yılın ilk üç ayında asgari ücretin yaklaşık onda birinin enflasyona kurban gittiğini gösteriyor. Bu tablo karşısında çalışanların beklentisi, geçmiş yıllarda uygulanan Temmuz ayı ara zammının 2026’da da yinelenmesi yönünde. Uzmanlar, "gerçek" bir asgari ücretin tanımını yaparken, işçinin sadece karnını doyurmasını değil, sosyal bir birey olarak temel masraflarını karşılayabilmesini kriter alıyor. Bu kriterler ışığında mevcut durum, acil bir revizyonun kapıda olduğunu hissettiriyor.
İNSAFLI BİR DÜZENLEME İÇİN TEMMUZ KRİTİK EŞİK
Temmuz ayı gelmeden önce asgari ücrette bir düzenleme yapılması yönündeki kamuoyu baskısı giderek artıyor. İşçi temsilcileri ve ekonomi uzmanları, yasal olarak hiçbir engel bulunmadığını hatırlatarak, toplumsal barışın korunması için refah payı artışının şart olduğunu belirtiyor. İsa Karakaş'ın vurguladığı gibi, %51 civarında bir artış yapılması durumunda ancak "adaletli" bir rakama ulaşılabilmesi, mevcut durumun ne kadar kritik olduğunu kanıtlıyor. Temmuz ayında yapılacak bir dokunuş, hem piyasaları canlandırabilir hem de dar gelirli vatandaşın derin bir nefes almasını sağlayabilir.
ANKARA'NIN GÜNDEMİNDE "REFAH PAYI" VAR MI?
Dış politikadaki sıcak gelişmelerin yerini daha sakin bir sürece bırakmasıyla birlikte, ekonomi yönetiminin öncelikli listesi yeniden şekilleniyor. Vatandaşın yoğun tepkisi ve geçim sıkıntısına dair gelen veriler, hükümetin Temmuz ayı için bir hazırlık yapabileceği ihtimalini her geçen gün artırıyor. Ateşkes sonrası rahatlayan küresel ortamın, iç piyasada asgari ücret zammı olarak yansıması, milyonlarca aile için hayati önem taşıyor. Eğer bu beklentiler gerçekleşirse, Temmuz ayı asgari ücretli için sadece takvimdeki bir ay değil, bir kurtuluş reçetesi haline gelecek




