Mart başından bu yana uygulanan bu dinamik vergi sistemi, dünya genelinde tırmanan enerji maliyetlerinin iç piyasadaki etkisini en aza indirmeyi başardı. Devletin 43 milyar liralık bir vergiden mahsup yoluna giderek sağladığı bu destek, ulaşım maliyetlerinin kontrolden çıkmasını engelleyen en büyük finansal araç haline geldi.
MALİYET ARTIŞLARININ YÜZDE 75’İ DEVLET TARAFINDAN GÖĞÜSLENDİ
Mevcut düzenlemeye göre, akaryakıtta oluşan fiyat artışlarının yüzde 75’ine kadar olan kısmı ÖTV’den karşılanabiliyor. Bu oranın sonuna kadar kullanılmasıyla birlikte, Mart ayında beklenen zam yağmuru bir nevi donduruldu. Şayet bu mekanizma çalıştırılmasaydı, bugün İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlerde motorinin litre fiyatı 94 liraya kadar çıkacaktı. Benzinli araç sahipleri ise litre başına yaklaşık 73 lira ödemek zorunda kalacaktı. Ancak sistemin korumasıyla motorin 77 lira, benzin ise 62-63 lira bandında tutularak hem lojistik sektörünün hem de bireysel kullanıcıların büyük bir ekonomik darbe alması engellendi.

GÜNLÜK TÜKETİMDEKİ DEV TASARRUF TABLOSU
Türkiye’nin günlük 80 milyon litreyi bulan mazot tüketimi göz önüne alındığında, devletin her gün vatandaş için üstlendiği yükün büyüklüğü daha iyi anlaşılıyor. Günlük bazda motorinde 1,3 milyar, benzinde ise 187 milyon liralık bir tutar pompa fiyatlarına eklenmedi. Bu sessiz sübvansiyon, özellikle lojistik ve tarım sektöründe maliyetlerin bir nebze de olsa öngörülebilir kalmasını sağladı. Nisan başı itibarıyla güncel rakamlar sabit kalmaya devam ederken, vatandaşlar 50 litrelik bir dolumda motorinde 830 lira, benzinde ise 500 lira daha az ödeme yapmaya devam ediyor. Bu tablo, enerji krizinin hane halkı bütçesindeki tahribatını minimize etmek adına atılmış en büyük ekonomik adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.




