CHP Genel Merkezi'nde Adana Mesaisi!
CHP Genel Merkezi'nde Adana Mesaisi!
İçeriği Görüntüle

5ocakgazetesi.com

Yüksek Mahkeme, noterlerin tatil günlerinde çalıştırılma usulünü ve sanığa ulaşılamadığı durumlarda sadece avukata yapılan tebligatla dava bitirilmesini öngören maddeleri Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti.

Anayasa Mahkemesi, 14 Kasım 2024 tarihli ve 7532 sayılı "Noterlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un bazı kritik maddelerine karşı açılan iptal davasında nihai kararını verdi. Mahkeme, adil yargılanma hakkı ve çalışanların dinlenme hakkı gibi temel anayasal sınırları çizerek iki önemli düzenlemeyi iptal ederken, kamuda çalışanların avukatlık stajı ve cezaevindeki eğitim hakları gibi düzenlemeleri ise Anayasa'ya uygun buldu.

İşte milyonları ve hukuk dünyasını yakından ilgilendiren kararın tüm detayları:

Noterlerin Hafta Sonu Çalışmasına "Kanunilik" Engeli

İptal edilen en dikkat çekici maddelerden biri noterlerin tatil günlerindeki mesaileriyle ilgili oldu. Kanunla, noterlerin hafta sonu ve resmi tatillerde çalışma usul ve esaslarını belirleme yetkisi doğrudan Adalet Bakanlığı’nın çıkaracağı bir yönetmeliğe bırakılmıştı.

AYM, Anayasa'nın 50. maddesinde güvence altına alınan "dinlenme hakkı" sınırlarının ancak ve ancak kanunla çizilebileceğini hatırlattı. Temel ilkeler ve çerçeve yasada belirlenmeden, tüm yetkinin yönetmelikle idareye devredilmesini "yasama yetkisinin devredilemezliği" ilkesine aykırı bularak bu maddeyi iptal etti.

"Sanığın Haberi Olmadan Avukatıyla Dava Bitirme" Dönemi Kapandı

Ceza davalarında hak kayıplarına yol açabileceği endişesiyle tartışılan bir diğer madde de yüksek mahkeme engeline takıldı. Düzenlemeye göre, yargılama sırasında suçun niteliği değiştiğinde (ek savunma hakkı doğduğunda), sanığın adresine ulaşılamazsa ya da sanık duruşmaya gelmezse sadece avukata bildirim yapılması davanın karara bağlanması için yeterli kabul ediliyordu.

Anayasa Mahkemesi, bu kuralın sanığın adil yargılanma, duruşmada hazır bulunma ve bizzat savunma yapma haklarını ağır şekilde ihlal ettiğine karar verdi. Sanığın, suçunun değiştiğini bizzat öğrenmeden ve savunma hakkından feragat ettiğine dair açık bir iradesi bulunmadan gıyabında mahkûmiyet hükmü dahi kurulabilmesinin önünü açan bu uygulamayı Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti.

Hukuki Boşluk Oluşmaması İçin 9 Ay Süre Tanındı AYM, iptal edilen bu iki kritik maddenin (noterlerin çalışma saatleri ve sanıksız tebligat usulü) hemen yürürlükten kalkması durumunda hukuksal boşluk doğmaması için kararın yürürlüğe girişini 9 ay erteledi. Yasama organının bu sürede yeni bir yasal düzenleme yapması gerekecek.

AYM Hangi Düzenlemeleri Anayasa'ya Uygun Buldu?

Yüksek Mahkeme, davanın diğer maddelerinde ise iptal taleplerini reddederek mevcut düzenlemelerin devamına karar verdi:

  • Memurlara Avukatlık Stajı Kolaylığı Anayasa'ya Uygun: Kamu kurumlarında çalışan memurların, görev yerleri saklı kalmak kaydıyla adliye stajında ücretsiz izin alabilmesi, avukat yanındaki stajda ise görevlerini "aksatmayacak" şekilde mesailerinin düzenlenmesi kuralı onaylandı. AYM, buradaki "aksama" ifadesinin keyfiyete yol açmayacağını, yargı yoluyla denetlenebilir olduğunu belirtti.

  • Bölge Adliye Mahkemelerine Savcı Atamaları: Bölge adliye mahkemelerine iş yoğunluğuna göre HSK tarafından birden fazla Cumhuriyet başsavcıvekili atanabilmesi, yargı bağımsızlığına aykırı görülmedi ve uygun bulundu.

  • Cezaevlerindeki Eğitim Sınırları: Kapalı cezaevindeki hükümlülerin örgün eğitime devam edebilmesinin "kurum disiplini, düzeni ve kurumsal kapasiteye göre" sınırlandırılabilmesi, cezaevlerinin güvenlik ve kamu düzenini sağlama yetkisi kapsamında değerlendirilerek iptal edilmedi.

Muhabir: Yücel Bayluk