5 OCAK ÖZEL HABER
Kentin karşı karşıya bulunduğu temel sorunların plansız büyüme ve bütüncül şehircilik anlayışının eksikliği olduğunu belirten Aksu, Adana'nın geleceğini güvence altına alacak uzun vadeli bir imar master planının vakit kaybetmeden hazırlanması gerektiğini söyledi. Adana'nın son yıllarda göç hareketleri, hızlı nüfus artışı ve düzensiz yapılaşmanın etkisiyle önemli bir kentleşme baskısı altında bulunduğunu belirten Aksu, mevcut imar planlarının değişen nüfus dinamikleri ve gelecekte ortaya çıkacak ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kaldığını dile getirdi. Kentin büyüme sürecinin bilimsel veriler ışığında yeniden ele alınmasının zorunlu hale geldiğini belirten Aksu, plansız gelişmenin yalnızca yapılaşmayı değil, ulaşım, altyapı, çevre ve yaşam kalitesini de doğrudan etkilediğine dikkat çekti.
"ADANA'NIN KAPSAMLI BİR İMAR MASTER PLANINA İHTİYACI VAR"
Kentin geleceğine yön verecek planlamaların kısa vadeli çözümler yerine uzun vadeli projeksiyonlarla hazırlanması gerektiğini vurgulayan Aksu, nüfus artışı, yeni yerleşim alanları, ulaşım aksları, yeşil alanlar ve sosyal donatı ihtiyaçlarının tek bir planlama anlayışı içinde değerlendirilmesinin önem taşıdığını söyledi. Adana'nın yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, gelecek yılların nüfus projeksiyonları dikkate alınarak planlanması gerektiğini belirten Aksu, kapsamlı bir imar master planının hem yatırım süreçlerini hızlandıracağını hem de kentin sağlıklı gelişimine önemli katkı sağlayacağını kaydetti.
KENTSEL DÖNÜŞÜMDE BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM ÇAĞRISI
Programda kentsel dönüşüm çalışmalarına da değinen Aksu, dönüşümün yalnızca eski binaların yıkılıp yenilerinin yapılması şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Sağlıklı bir dönüşüm sürecinin sosyal yaşam alanlarını, altyapıyı, yeşil alanları, eğitim ve sağlık tesislerini, ulaşım ağlarını ve otopark ihtiyacını da kapsayan bütüncül bir şehircilik anlayışıyla yürütülmesi gerektiğini belirtti. Adana'da özellikle Belediye Evleri, Fatih, 2000 Evler ve İsmetpaşa mahalleleri başta olmak üzere yaklaşık 340 hektarlık alanın dönüşüm beklediğini hatırlatan Aksu, rezerv alanlarla birlikte riskli bölgelerde sürecin hızlandırılmasının büyük önem taşıdığını dile getirdi. Olası bir deprem gerçeği karşısında riskli yapı stokunun gecikmeden ele alınmasının hem can güvenliği hem de kentin geleceği açısından kritik olduğuna işaret etti.
"PARSEL BAZLI DEĞİL, MAHALLE ÖLÇEĞİNDE DÖNÜŞÜM"
Yerinde dönüşüm uygulamalarının bazı bölgelerde nüfus yoğunluğunu artırdığına dikkat çeken Aksu, yalnızca parsel bazında gerçekleştirilen projelerin uzun vadede yeni şehircilik sorunlarını beraberinde getirebildiğini söyledi. Bunun yerine mahalle ve ada bazlı planlamaların tercih edilmesi gerektiğini belirten Aksu, bu model sayesinde altyapının güçlendirilebileceğini, sosyal donatı alanlarının artırılabileceğini ve daha yaşanabilir kent dokularının oluşturulabileceğini dile getirdi. Kentsel dönüşüm projelerinin istenilen hızda ilerleyememesinde ekonomik koşulların yanı sıra mülkiyet sorunları ile bürokratik süreçlerin de etkili olduğunu belirten Aksu, merkezi yönetim ile yerel yönetimlerin daha güçlü bir koordinasyon içinde hareket etmesi gerektiğini söyledi. Finansman mekanizmalarının güçlendirilmesi ve vatandaşların sürece daha etkin katılımının sağlanmasının dönüşüm çalışmalarını hızlandıracağını kaydetti.
"MESLEK ODALARININ BİRİKİMİ DEĞERLENDİRİLMELİ"
Mimarlar Odası'nın kamu yararını önceleyen şehircilik anlayışı doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Aksu, kent planlamasında meslek odalarının bilgi ve deneyiminden daha fazla yararlanılması gerektiğini söyledi. Bilimsel veriler ışığında hazırlanacak ortak akıl odaklı projelerin Adana'nın sürdürülebilir gelişimine önemli katkılar sunacağını vurgulayan Aksu, depreme dayanıklı, altyapısı güçlü, çevreyle uyumlu ve yaşam kalitesi yüksek bir kent hedefi için tüm kurumların iş birliği içinde hareket etmesinin büyük önem taşıdığını belirtti.




