5ocakgazetesi.com
Adanalı sinema ve dizi oyuncusu Menderes Samancılar, Adana’yı anlatırken şehrin sadece coğrafi bir yer olmadığını, aynı zamanda ruhun ve tarihin iç içe geçtiği bir evren olduğunu söylüyor.
Samancılar, “Adana’yı anlatmak kolay değil; her taşında, her rüzgârında bir hikaye vardır” diyor. Ona göre şehir, insanın ruhuna dokunan gizemli bir melodiyi taşır. “Seyhan Nehri’ni görünce, suyun akışıyla birlikte hayatın da aktığını hissedersiniz. Burada her şeyin bir ritmi, bir nefesi vardır.”
“LEZZETİN VE YAŞAMIN İÇ İÇE GEÇTİĞİ ŞEHİR”
Menderes Samancılar, Adana’yı anlatırken öncelikle lezzeti vurguluyor:
“Etin cızırtısı, kebabın dumanı, şalgamın keskin kokusu… Adana bunlarla nefes alır. Ama sadece yemek değil; insan da şehirle beslenir. Komşu kapısını açar, çocuklar sokakta el ele koşar. Bu şehirde yalnız yürümek imkânsızdır; herkes bir şekilde size yol gösterir, sizi varacağınız yere götürür.”
“SANAT VE HİKAYELER ŞEHRİ”
Samancılar, Adana’nın aynı zamanda sanatçıların ve hikâyelerin şehri olduğunu söylüyor:
“Orhan Kemal’in sıcaklığını, Yaşar Kemal’in doğayla kurduğu bağı, Yılmaz Güney’in emeği ve direnci bir arada hissedersiniz. Burada hikâyeler her köşede, her taşta gizlidir. Sinema da, hayat da birbirine karışır. Adana sizi hem sarar, hem sarsar.”
“MİSTİK BİR BAĞ VARDIR BU ŞEHİRLE”
Adana’yı mistik bir şehir olarak tanımlayan Samancılar, şöyle devam ediyor:
“Torosların eteğinden Akdeniz’e uzanan pamuk tarlaları, portakal bahçeleri… Bembeyaz bir örtü gibi, masmavi nehir gibi… Burada her şey ruhunuza dokunur. Yalnızca görmek yetmez; hissetmek gerekir. Adana’yı Adanalılar gibi hissetmek, onun ritmini içselleştirmek gerekir.”
“ŞEHİR BIR ÖĞRETMENDİR”
Samancılar’a göre Adana, insanın karakterini şekillendirir: “Çocukken burada büyüyen, nehri tanıyan, sokaklarını bilen bir insan, hayatı daha derin yaşar. Bu şehir size cesaret verir, insanı bağışlamayı öğretir, sevgiyle yoğurur. Burada hiçbir şey göründüğü gibi değildir; her köşe, her taş bir sır taşır. Bu yüzden Adana’yı sadece ziyaret edemezsiniz, ona teslim olmanız gerekir.”
“ADANA’YI MENDERES SAMANCILAR’DAN DİNLEYİN”
Adana’yı anlatırken Samancılar, şehrin sadece bir şehir olmadığını vurguluyor:
“Adana’yı dinleyin, sadece görün demiyorum; onu hissedin. Her nefeste, her rüzgârda, her sokakta bir hikaye var. Bu şehir sizi çağırır, sizi bekler ve sizi asla bırakmaz. Adana’yı anlamak için burada yürümek, dokunmak ve sevmek gerekir. İşte o zaman şehrin ruhunu gerçekten hissedersiniz.”




