Çevre

Adana'nın Vitrini Sinanpaşa'da 'Dönüşüm' Çilesi Bitmiyor!

Seyhan Nehri'nin bir yakasında 5 yıldızlı oteller, lüks rezidanslar ve modern parklar yükselirken; hemen karşı kıyısındaki Sinanpaşa Mahallesi'nde derme çatma yapılar, yıkık duvarlar ve harabe görüntüsü hakim. Adana'ya D-400 karayolundan girenleri karşılayan bu 'İki Farklı Şehir' manzarası, kentsel dönüşümün yıllardır çözülemeyen düğümü olarak şehrin imajını zedeliyor.

5ocakgazetesi.com

Adana'nın tam kalbinde, Yüreğir ilçesi sınırlarında yer alan Sinanpaşa Mahallesi, lokasyon değeri açısından şehrin en kıymetli arazilerinden biri. HiltonSA ve Sheraton otellerinin tam karşısında, nehre sıfır konumda, tarihi Taşköprü ile yeni yapılan Yavuzlar Köprüsü'nün arasında kalan bu bölge; potansiyeliyle "Adana'nın Manhattan'ı" olmaya adayken, mevcut haliyle şehrin "arka bahçesi" muamelesi görüyor.

Yaklaşık 15 yıldır her seçim döneminde "Yıkılıyor, yapılıyor, modernleşiyor" manşetleriyle gündeme gelen Sinanpaşa Kentsel Dönüşüm Projesi, kısmi yıkımlar dışında bir türlü nihai sonuca ulaşamıyor.

Vitrindeki Leke: "Turist Bunu Görüyor"

Şehir plancıları ve turizmciler, Sinanpaşa'nın durumunun sadece o mahallede yaşayanları değil, tüm şehri ilgilendirdiğini savunuyor. Çünkü burası Adana'nın "Giriş Kapısı."

  • D-400 Gerçeği: Havalimanından veya Doğu yönünden şehre giren herkes, D-400 karayolu üzerinden geçerken sağında modern Seyhan'ı, solunda ise kiremitleri dökülmüş, sıvasız ve çarpık yapılaşmayı görüyor.

  • Nehir Manzarası: Adana'nın en büyük turistik değeri olan Seyhan Nehri'nin Yüreğir kıyısı, bu yapılaşma nedeniyle "yürüyüş bandı" veya "sosyal alan" olarak değerlendirilemiyor. Nehir kenarı adeta duvarlarla şehre kapatılmış durumda.

"Yılan Hikayesi"ne Dönen Süreç

Bölge halkı ve Adana kamuoyu, sürecin uzamasından yorulmuş durumda.

  • Belirsizlik: Yıllar içinde defalarca değişen imar planları, mahkeme kararlarıyla durdurulan projeler ve müteahhit-hak sahibi anlaşmazlıkları, bölgeyi "çivi çakılamayan" bir alana dönüştürdü.

  • Yıkık Dökük Yaşam: Dönüşüm beklentisiyle bazı binaların yıkılması, bazıların ise yarım kalması, mahallede "savaş sonrası" görüntüleri oluşturdu. Bu durum güvenlik sorunlarını ve haşere problemlerini de beraberinde getiriyor.

Potansiyel: Adana'nın Yeni Cazibe Merkezi

Uzmanlara göre Sinanpaşa dönüşümü tamamlandığında Adana'nın kaderi değişecek. Beklenen vizyon projesinde şunlar öne çıkıyor:

  1. Dikey Değil Yatay Mimari: Nehrin silüetini bozmayacak, Merkez Camii'nin görüntüsünü kapatmayacak estetik ve modern konutlar.

  2. Rekreasyon Alanı: Nehir kıyısının tamamen halka açıldığı, Merkez Park ile yarışacak, içinde kafelerin ve yürüyüş yollarının olduğu yeşil bir kuşak.

  3. Köprü Entegrasyonu: Yeni yapılan Yavuzlar Köprüsü ile Sinanpaşa'nın ana arterlere bağlanması ve bölgenin ticari değerinin artması.

Vatandaşın İsyanı: "Oyalama Değil, Tapu ve Anahtar İstiyoruz"

Mahalle sakinleri ve Adanalılar, bürokratik engellerin arkasına sığınılmasını istemiyor:

"Adana'nın göbeği köy gibi kaldı. Karşıda insanlar nehir kenarında çayını içiyor, biz burada toz toprak içindeyiz. Evlerimize çivi çakamıyoruz 'yıkılacak' diye, ama ne yıkılıyor ne yapılıyor. Bu görüntü Adana'ya yakışmıyor. Kim çözecekse çözsün artık, şehrin vitrini temizlensin."

Sinanpaşa Kentsel Dönüşümü, sadece hak sahiplerine yeni ev verme projesi değil; Adana'nın "Marka Şehir" olma iddiasının en büyük sınavıdır.

Bu "Harabe" görüntüsü ortadan kalkmadan, Adana'nın şehircilikte sınıf atlaması mümkün görünmüyor.

Adana, nehrin iki yakasının da "eşit güzellikte" olduğu günleri bekliyor.