5ocakgazetesi.com

Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait eşsiz anıtlara, köprülere ve arkeolojik alanlara ev sahipliği yapan Adana, turizm pastasından hak ettiği payı alamıyor. Rapora göre, tarihi mekanların turistik cazibe merkezine dönüştürülememesinin altında yatan temel nedenler şunlar:

  • Stratejik Planlama ve Entegrasyon Eksikliği: Tarihi alanlar uzun vadeli bir turizm politikasıyla ele alınmıyor. Mekanlar arasında tematik yürüyüş rotaları veya kültür yolları bulunmuyor.

  • Yatırım ve Bakım Yetersizliği: Restorasyon çalışmaları ve ziyaretçi deneyimini artıracak altyapı yatırımları (yönlendirme tabelaları, güvenlik, çevre düzenlemesi) yetersiz kalıyor.

    Gündoğdu’da Gülsin Onay Rüzgarı
    Gündoğdu’da Gülsin Onay Rüzgarı
    İçeriği Görüntüle
  • Dijital Görünürlük Sorunu: Adana'nın tarihi zenginlikleri, ulusal ve uluslararası medyada, sosyal ağlarda ve dijital turizm platformlarında yeterince öne çıkarılamıyor.

  • Yerel Katılımın Zayıflığı: Sivil toplum kuruluşları, rehberler ve yerel halk tanıtım süreçlerine dahil edilmiyor.

Tarihi Mirası Kurtarma Reçetesi

Kentin turizm potansiyelini canlandırmak için kısa vadede dijital tanıtımların hızlandırılması ve mekanlara yönlendirme panolarının eklenmesi öneriliyor. Orta ve uzun vadede ise tarihi alanların restorasyonlarının tamamlanması, tematik kentsel tur rotalarının tasarlanması ve Adana'nın kültürel kimliğinin uluslararası bir "marka" haline getirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Krizin Temeli: Yönetimsel Koordinasyonsuzluk ve Planlama Eksikliği

Raporun en çarpıcı bölümlerinden birini ise siyasi irade ve yerel yönetimlerin kent üzerindeki etkileri oluşturuyor. Altyapıdan ulaşıma, konuttan sosyal yaşama kadar kentte hissedilen tüm eksikliklerin temelinde kurumsal zafiyetler yatıyor.

Kent yönetiminde gözlemlenen yapısal eksiklikler şu başlıklar altında toplanıyor:

  1. Koordinasyon Çatışması: Merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasındaki yetki paylaşımı ve uygulama koordinasyonu son derece sınırlı. Bu kopukluk, projelerde gecikmelere ve kaynak israfına yol açıyor.

  2. Verisiz Bütçe Planlaması: Bütçe tahsisleri ve yatırımlar, kentin gerçek ihtiyaç analizlerine dayanmıyor. Dar gelirli ve çeper bölgeler yeterince önceliklendirilmiyor.

  3. Halkın Sürece Dahil Edilmemesi: Kentsel planlama süreçlerinde karar alma mekanizmaları şeffaf işletilmiyor; sivil toplumun ve halkın projelere etkin katılımı sağlanamıyor.

  4. Kurumsal Kapasite Yetersizliği: Hızlı göç ve nüfus artışı karşısında, yerel yönetimlerin insan kaynağı, teknik ve mali altyapısı kentin hızına yetişemiyor.

"Parçacıl Çözümler Yerine Bütüncül Vizyon"

Raporun sonuç bildirgesinde, Adana'daki işsizlik, yüksek kiralar, ulaşım aksaklıkları, altyapı çökmeleri ve sosyal alan eksikliklerinin birbirini besleyen bir "sorun ağı" oluşturduğu belirtiliyor. Krizden çıkışın tek yolunun, veri temelli karar alma süreçlerini benimseyen, merkezi ve yerel idarenin eşgüdümlü çalıştığı, halkın katılımını önemseyen "Bütüncül ve Sürdürülebilir Kent Planlaması" olduğu ifade ediliyor.

Muhabir: Metin Maracı