5ocakgazetesi.com
Çukurova’nın bereketli topraklarından gelen ürünler ve güçlü mutfak kültürü, Ramazan sofralarını adeta bir lezzet şölenine dönüştürüyor.
Ev kadınlarının yıllardır kuşaktan kuşağa aktardığı tarifler, hem damakları hem de hatıraları tazeliyor.
Ramazan’da Adana Sofralarının Vazgeçilmezleri
Adana’da iftar denince ilk akla gelenlerden biri analı kızlı çorba. Hem doyurucu hem de geleneksel bir başlangıç olan bu lezzet, özellikle kalabalık sofraların baş tacı.
Ardından çoğu evde şu yemekler öne çıkıyor:
-
İçli köfte
-
Karnıyarık
-
Etli kuru dolma
-
Nohutlu ve etli yemekler
-
Ramazan pidesi
-
Taş kadayıf ve tulumba tatlısı
Kentte yapılan küçük bir sokak araştırmasında ev hanımları, “Ramazan’da mutlaka çorba, et yemeği ve tatlı olur. Sofra eksik kurulmaz” diyerek geleneğin sürdüğünü vurguluyor.
Ev Kadınlarından Geleneksel Tarifler
Yüreğir’de yaşayan 30 yıllık ev hanımı Ayşe Hanım, Ramazan’da en çok yapılan yemeğin hâlâ analı kızlı olduğunu söylüyor:
“Biz çocukken de iftarda analı kızlı olurdu. Şimdi torunlarım geliyor, yine aynı yemeği yapıyorum. Ramazan’ın tadı o sofrada.”
Seyhan’da yaşayan Fatma Hanım ise içli köftenin Ramazan’da daha sık yapıldığını belirtiyor:
“Normalde zahmetli diye her zaman yapılmaz ama Ramazan’da misafir çok olur. İçli köfte sofraya bereket getirir.”
“Eskiden Ramazan Sofraları Nasıldı?”
Adana’da nostalji denince akla mahalle kültürü geliyor. Eski Ramazanlarda:
-
Komşular birbirine tabak gönderirdi
-
Çocuklar iftar saatini sokakta beklerdi
-
Sofralar yerde, kalabalık kurulurdu
-
Herkes aynı anda orucunu açardı
Büyükler, “Eskiden çeşit azdı ama muhabbet çoktu” diyerek o günleri özlemle anıyor. Günümüzde ise sofralar daha zengin ama tempo daha hızlı.
Ramazan Sofralarında Değişim
Uzmanlara göre ekonomik koşullar ve değişen yaşam tarzı, sofraların içeriğini de etkiliyor. Ancak Adana’da geleneksel lezzetlerin hâlâ güçlü şekilde yaşatılması dikkat çekiyor.
Özellikle:
-
Ev yapımı yoğurt
-
Taş fırından alınan pide
-
El açması börek
gibi ürünler hâlâ tercih ediliyor.
Adana’da Ramazan sadece bir ay değil, aynı zamanda kültürel bir buluşma. Sofralar, geçmişle bugünü bir araya getiriyor. Geleneksel tarifler yaşatıldıkça şehir hafızası da canlı kalıyor.
Ramazan, Adana’da hâlâ paylaşmanın, bereketin ve dayanışmanın adı olmaya devam ediyor.




