Yönetmen Kubilay Altuntaş’ın vizyonuyla hayata geçen etkinlik, izleyiciyi hem duygusal hem de düşünsel bir yolculuğa çıkardı.
Edebiyat Sahneyle Hayat Buldu
Tmolos-Artika-Sanat Yaşam Dergisi iş birliğiyle düzenlenen projede, Türk ve dünya edebiyatının klasikleşmiş öyküleri tozlu raflardan inerek sahne ışıklarıyla buluştu. Canlı bağlama ve yan flüt ezgilerinin eşlik ettiği performanslar, okuma eylemini kolektif bir duyumsama deneyimine dönüştürdü.
Sahnede Devleşen Performanslar
Gecenin açılışını Ercan İnci, Edgar Allan Poe’nun kült eseri "Kızıl Ölümün Maskesi" ile yaptı. Salgın ve ölümün yarattığı gerilimi sahneye ustalıkla taşıyan İnci, izleyiciyi karanlık bir atmosferin içine çekti.
Duygusal yoğunluğun zirveye çıktığı anlarda ise Şule Kılınç sahne aldı. Bir babanın evlat acısını "bir beygire bile derdini anlatacak kadar" derinleşen yalnızlığıyla yorumlayan Kılınç, salonda gözyaşlarını tutamayan izleyicilerden tam not aldı.
Mehmet Sönmez, "Bir Üstadın Doğuşu" öyküsüyle sanatın ticari ve algısal boyutlarını sorgulatan, mizahla harmanlanmış bir performans sergilerken; Demet İnci, "Harlem’de Bir Facia" ile fiziksel şiddetin görünmeyen ve can yakan yüzünü çarpıcı bir anlatımla sundu. Programın bütünlüğünü ise şiirsel sunumuyla Berrin Yüzereroğlu sağladı.
"Öyküler Okunmayacak, Yaşayacak"
Etkinliğin mimarı yönetmen Kubilay Altuntaş, projenin amacını şu sözlerle özetledi:
"Öyküler sadece okunmayacak, sahnede nefes alacak. Her anlatı bir ışık, her ezgi bir yankı olacak."
Altuntaş, bu kültür yolculuğunun devam edeceğini; her ay 4 yeni öyküyle toplamda 16 eserin sahneleneceğini müjdeledi. Murat Torun, Gaye Ballı ve Ercan İnci gibi isimlerin kadrosunda yer aldığı bu disiplinlerarası etkinlik, toplu fotoğraf çekimiyle sona ererken sanatseverlerin hafızasında derin bir iz bıraktı.




