Çevre

Adana Olası Büyük Depremlere Hazır Mı?

Adana’da yaşanan 4.9 büyüklüğündeki deprem sonrası gözler riskli yapı stokuna çevrildi. Kentsel dönüşüm ve zemin güvenliği tartışmaları yeniden gündemde.

5ocakgazetesi.com

Adana’nın Saimbeyli ilçesinde meydana gelen 4.9 büyüklüğündeki deprem ve ardından hissedilen artçı sarsıntılar, kentteki deprem hazırlığını yeniden gündemin ilk sırasına taşıdı. 6 Şubat 2023 depremlerinde ağır yara alan Adana’da özellikle eski yapı stoğu, zemin riski ve dönüşüm projelerinin hızı yeniden tartışılıyor. Uzmanların uzun süredir dikkat çektiği alüvyon zemin, sıvılaşma riski ve mühendislik hizmeti almamış yapılar, son sarsıntıyla birlikte yeniden kamuoyunun odağına yerleşti. Kentte devam eden dönüşüm projeleri ise riskin büyüklüğü karşısında yeterli olup olmadığı sorusunu gündeme getiriyor.

Adana’da kentsel dönüşüm çalışmaları kritik aşamaya geçti

Adana’da deprem riskine karşı yürütülen kentsel dönüşüm projeleri 2026 itibarıyla daha agresif bir takvime taşındı. Özellikle Seyhan ilçesindeki Barbaros ve Bey mahallelerinde ada bazlı dönüşüm modeli uygulanırken, Şehit Erkut Akbay Mahallesi’nde ikinci etap yıkımlar sürüyor. Kentin birçok noktasında “boşalt-yık-yeniden yap” modeli üzerinden ilerleyen süreçte, eski ve dayanıksız yapıların sistem dışına çıkarılması hedefleniyor.

Çukurova bölgesindeki eski siteler için ise yerinde dönüşüm modeli öne çıkıyor. Bölgedeki yoğun nüfus ve yüksek yapılaşma nedeniyle dönüşüm sürecinin etap etap ilerletilmesi planlanıyor. Ancak sektör temsilcileri ve mühendisler, ekonomik koşullar nedeniyle dönüşüm hızının istenen seviyeye ulaşamadığını belirtiyor.

Özellikle 1999 deprem yönetmeliği öncesinde inşa edilen yapıların önemli bölümü hâlâ aktif kullanımda bulunuyor. Bu binaların büyük kısmında güncel deprem yönetmeliklerine uygunluk, zemin etüdü ve taşıyıcı sistem denetimi eksikliği dikkat çekiyor. Son deprem, yalnızca yeni projeleri değil, mevcut yapı stokunun acil tarama ihtiyacını da yeniden ortaya koydu.

Sıvılaşma riski Adana’nın en kırılgan noktası olmaya devam ediyor

Kentteki deprem riskinin yalnızca fay hatlarıyla sınırlı olmadığı belirtiliyor. Adana’nın özellikle Seyhan ve Yüreğir ilçelerinde bulunan alüvyon zemin yapısı, olası büyük bir depremde sıvılaşma riskini artırıyor. Yeraltı su seviyesinin yüksek olduğu bölgelerde zemin dayanımının düşmesi, bina hasarlarını doğrudan etkileyebiliyor.

Jeoloji uzmanlarının değerlendirmelerine göre Cebeli Reşad ve Misis formasyonlarının bulunduğu bölgeler daha sağlam bir zemin karakteri taşıyor. Buna karşın ovanın geniş kesimlerinde zemin büyütmesi ve sıvılaşma etkisi ciddi bir tehdit oluşturuyor. Özellikle mühendislik hizmeti almadan inşa edilen eski yapılar, bu risk karşısında en savunmasız yapı grubunu oluşturuyor.

Saimbeyli ve Savrun fay zonlarında gözlenen hareketlilik de dikkatle takip ediliyor. Uzmanlar, orta büyüklükteki depremlerin bile mevcut yapı stoğunun dayanıklılığını test ettiğini vurguluyor. Bu nedenle yalnızca bina yenilemenin değil, zemin-bina uyumunun da dönüşüm süreçlerinde temel kriter olması gerektiği ifade ediliyor.

Afet hazırlığında kurumsal yapı güçleniyor ancak süreç yavaş ilerliyor

6 Şubat depremlerinin ardından Adana’da yerel yönetimlerin afet hazırlık kapasitesini artırmaya yönelik adımlar hız kazandı. Özellikle Çukurova ilçesinde kurulan Afet İşleri Müdürlüğü, bölgesel risk haritaları ve acil müdahale senaryoları üzerinde çalışıyor. İlçe bazında afet toplanma alanları, lojistik planlama ve kriz koordinasyon altyapısı yeniden düzenleniyor.

Bununla birlikte uzmanlar, kurumsal hazırlığın tek başına yeterli olmayacağı görüşünde birleşiyor. Çünkü kentte hâlâ ağır hasarlı, orta hasarlı veya “yorgun bina” olarak tanımlanan çok sayıda yapı bulunuyor. Yıkım süreçleri devam etse de, finansman sorunları nedeniyle dönüşüm projelerinin bazı bölgelerde yavaş ilerlediği belirtiliyor.

Adana’daki deprem gerçeği, yalnızca yeni binaların yapılmasıyla sınırlı görülmüyor. Kent planlaması, ulaşım altyapısı, acil tahliye yolları ve sosyal dayanıklılık gibi başlıklar da afet hazırlığının önemli parçaları arasında yer alıyor. Uzmanlara göre mevcut tablo, Adana’nın deprem riskini azaltma yolunda ilerlediğini gösterse de “tam anlamıyla hazır bir kent” tanımı için henüz erken.