ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’daki üst düzey askeri brifinglerde, İran’a kara birlikleri göndermeyi de içeren farklı askeri senaryoları inceliyor. 28 Şubat’ta başlayan hava saldırılarının ardından, savaşın devam edip etmeyeceğine dair karar, Trump için en kritik ve zorlayıcı noktaya gelmiş durumda.

Trump’ın müttefikleri, binlerce Amerikan askerinin Orta Doğu’ya konuşlandırılmasının, kamuoyundaki desteği zayıflatabileceğini ve Kongre’den talep edilecek yüz milyarlarca dolarlık ek bütçeyi tehlikeye atabileceğini belirtiyor.

Trump, 19 Mart’ta Oval Ofis’te yaptığı açıklamada, şu an için kara birliklerini göndermeyi planlamadığını söyledi: “Hiçbir yere asker göndermiyorum. Gönderseydim, size kesinlikle söylemezdim.” Ancak sahadaki gelişmeler ve müttefiklerle yapılan istişareler, operasyonun yönünü hâlâ belirsiz kılıyor.

Dünya Alarmda: Hürmüz Boğazı Krizi Tırmanıyor
Dünya Alarmda: Hürmüz Boğazı Krizi Tırmanıyor
İçeriği Görüntüle

Washington ve Tel Aviv arasında strateji farklılıkları göze çarpıyor. İsrail, İran devletinin mali kaynaklarını kesmeyi ve liderlik yapısını çökertmeyi öncelikli hedef olarak belirlerken, Trump yönetimi daha dar kapsamlı askeri hedeflere odaklanıyor. Uzmanlar, İran’ın kara operasyonlarına karşı dayanıklı olduğunu ve nükleer bilgi birikiminin yok edilemeyeceğini vurguluyor.

Kara Operasyonları Riskli ve Kritik

ABD’nin, İran’ın Harg Adası gibi stratejik petrol altyapısını ele geçirme ve uranyum stoklarını hedefleme olasılığı üzerinde durduğu bildiriliyor. Ancak bu operasyonlar yüksek risk içeriyor; özellikle zenginleştirilmiş uranyumun güvenliği ciddi bir tehdit oluşturuyor.Cumhuriyetçi Kongre üyeleri ve eski askeri yetkililer, kara birliklerinin gönderilmesine temkinli yaklaşılması gerektiğini vurguluyor.

Kara birlikleri gönderilse bile, İran’ın nükleer programı tamamen ortadan kalkmayacak. Uzmanlar, bu belirsizliğin ABD ve müttefikleri üzerinde baskı yarattığını ifade ediyor.Trump, asker göndermeye henüz karar vermemiş olsa da yönetim her türlü senaryoya hazırlık yapıyor. Ancak İran’ın nükleer kapasitesi ve uzun vadeli stratejisi, ABD ve müttefiklerini hâlâ ciddi bir belirsizlikle karşı karşıya bırakıyor.

Kaynak: Haber Merkezi