Gündem

Zeydan Karalar: "Olmayan Bir İş, 'İleride Olabilir' Diye Bize Suç İsnat Ediliyor"

Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davasında savunma sırası; bu dosya kapsamında Silivri’de 212 gün tutuklu kalan ve 5 Şubat’ta tahliye olan seçilmiş Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’a geldi.

5ocakgazetesi.com

Duruşma Savcısının esasa ilişkin mütalaasına katılmadığını vurgulayarak sözlerine başlayan Karalar, Baki Nugay’ın kendisi hakkında verdiği ve tutuklanmasına neden olan etkin pişmanlık ifadelerine yönelik eleştirilerde bulundu.

Nugay’ın “Hak edişlerinin geç verilmesi sonucunda Karalar’la görüştüğünü, Karalar’ın hak edişlerin zamanında yatması için kendisinden her ay ödeme talep etiğini” söylediği ifadelerine tepki gösteren Karalar, “Dosya başladığından beri çelişkili ifadeler, değişik ifadeler ve değişen iddialar söz konusu. Baki Nugay gözaltına alındığında rüşvet almadığını söylüyor, 5 ay sonra ‘itirafta’ bulunuyor. Ödemelerin geciktiği ve bizim ondan menfaat talep ettiğimiz doğrultusunda bir ifadesi var. Ödemesini alamadığı için bana geldiğini söylüyor” dedi.

Karalar, savunmasına şu sözlerle devam etti:

“Baki Nugay ilk gözaltına alındığında hem emniyette hem savcılıkta verdiği ifadede ‘Ben rüşvete aracılık etmedim, rüşvetle iş almadım’ diye söylüyor. 5 ay sonra bir ‘itirafta’ bulunuyor. Üç tane ifadesi var. Birinde ‘Zeydan Karalar ile görüştüm’ demiyor, birinde ‘Zeydan Karalar ile defalarca görüştüm’ diye söylüyor, öbüründe bir kez görüştüğünü söylüyor ama ortak ifade, hak edişlerin yapılmadığı, ödemelerin geciktiği, dolayısıyla bizim ona menfaat temin etmemiz doğrultusunda bir ifadesi var.”

Karalar; Nugay’ın firması ile kendisinin Seyhan Belediye Başkanı olarak göreve başladığı tarihten önce de çalışıldığını ve Nugay’ın hak edişlerinin kendisinden önceki dönemde yapılan işlerden kaldığını anlattı.

İddianamede suçlamanın yöneltildiği eylemde “çıkar sağlanan” tarihin 17 Kasım 2017 olduğuna dikkat çeken ve bunun kendisinin göreve başlamasından 45 ay sonra, yani yaklaşık 4 yıl sonrasına denk gedliğini dile getirdi.

Nugay’ın mahkemedeki savunmasında “ödemeleri düzgün aldık” dediğini söyleyen Karalar, şu ifadeleri kullandı:

“Eğer biz onu sıkıntıya sokacaksak, eğer bizim böyle bir düşüncemiz varsa, ki asla böyle bir konuşma olmadı, zaten bu parayı düzgün almışsın. Kendi de burada düzgün aldığını zaten beyan etti. Baki, sürekli ifade değiştiriyor. Bu tamamen gelinen noktada ifadeyi değiştirip ‘Acaba başka bir şey olabilir mi?’ gibi bir düşünceden kaynaklanıyor.

Burada bir irtikap, bir zorlama yok. ‘İhale alma ve ihale almaya devam etme amaçlı çıkar sağlama’ şeklinde bir ifadede bulunuyor savcılık makamı. Baki Nugay’ın ‘itirafında’ geçmeyen varsayımsal bir isnatla yeni bir suç söz konusu.

Sayın Savcı mütalaada ‘hak ediş ödemeleri yapıldığı dikkate alındığında zorunluluktan para verilmediği, kurulu düzenin bozulmaması, örgütün ihalelere devam edebilmesi için bahse konu paranın verildiğini’ iddia etmiştir. Ben soruyorum burada: Hangi ihale? Ne ihalesi? Ne Aziz İhsan Aktaş’ın şirketi, ne Baki Nugay’ın şirketi o dönemde bizden iş almadı.

Belediye Başkanlarının ihale almada, vermede bir yetkileri yok. İhale komisyonu ihtiyaç duyar, ihale yapılır, hangisi hak ediyorsa o alır. Olmayan bir iş, ‘ileride olabilir’ varsayımıyla bize suç isnat ediliyor. Olmayan bir iş için biz burada sorgulanıyoruz. Rüşvet anlaşması yok. İhale yok. İrtikap yok. O zaman suç da yok. İzah ettiğim hususları ve çelişkilerin takdirini vicdanınıza bırakarak beraatımı istiyorum.”