Son dönemde alınan ithalat kararlarının üreticiyi ciddi biçimde mağdur ettiğini belirten Doğan, çiftçinin hasada günler kala belirsizlik içinde bırakıldığını vurguladı.

Doğan, yaptığı açıklamada son iki yılda yapılan mısır ithalatlarını hatırlatarak, “10 Ekim 2024’te 1 milyon ton, 19 Mart 2025’te yine 1 milyon ton mısır yüzde 5 gümrükle ithal edildi. 1 Mayıs 2025’te ise bu oran sıfıra indirildi. Bugün de 500 bin tonluk yeni bir ithalat, sıfır vergiyle serbest bırakıldı,” ifadelerini kullandı.

“Bu yıl birçok üründe zarar var, çiftçi destek bekliyor”

Tarım sektörünün bu yıl zorlu koşullar altında üretim yaptığını söyleyen Doğan, soğan, patates, domates, karpuz, marul ve biber gibi ürünlerde ciddi zarar yaşandığını, kıraç arazilerde buğdaydan verim alınamadığını ve narenciye üreticisinin don olaylarıyla büyük kayıplar verdiğini ifade etti.

Geçen yıl aşırı sıcaklar nedeniyle mısırda yüzde 25’lik verim kaybı yaşandığını hatırlatan Doğan, bu yıl ise iklim koşullarının elverişli olması nedeniyle Adana’da mısır ekim alanlarının yüzde 40 oranında arttığını ve yüksek verim beklendiğini söyledi.

Ancak hasada 15-20 gün kala gelen yeni ithalat kararlarının çiftçiyi tedirgin ettiğini kaydeden Doğan, “Ürün daha tarladayken fiyat baskısı oluşturuluyor. Bu üreticiye yapılan büyük bir haksızlıktır,” dedi.

“TMO fiyatı açıklamalı, üreticinin yanında olduğunu göstermelidir”

TMO’ya çağrıda bulunan Başkan Doğan, mısır alım fiyatlarının acilen açıklanması gerektiğini belirterek, “Hasat sahil kesimlerinden başlayarak ovaya doğru yayılacak. Çiftçimiz ürününü kaça satacağını önceden bilmeli. TMO fiyatları bir an önce açıklamalı ve çiftçinin yanında olduğunu göstermelidir” ifadelerini kullandı.

Sanayicilerin taleplerine anında yanıt verildiğini, ancak üreticiye aynı ilginin gösterilmediğini savunan Doğan, “İthalat sanayiciyi memnun ederken, çiftçiyi her geçen gün toprağından uzaklaştırıyor” diye konuştu.

“Gıda güvenliği ithalatla değil, üreticiyle sağlanır”

Mehmet Akın Doğan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Çiftçimizin emeği, alın teri ve toprağa bağlılığı yok sayılmamalı. Adil, sürdürülebilir ve üreticiden yana bir tarım politikası istiyoruz. Türkiye’nin gıda güvenliği, ithalatla değil; üreten, desteklenen ve ayakta tutulan çiftçiyle sağlanır.”

Kaynak: İHA