Günümüz dünyasında çocuklarda görülen kaygı düzeyindeki artış, uzmanlar tarafından artık bireysel bir sorun değil, çevresel bir yansıma olarak değerlendiriliyor. Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Sema Bayçın, çocukların dünyayı ebeveynlerinin gözlüğüyle gördüğünü vurguladı.

ÇOCUKLAR SÖYLENENİ DEĞİL, YAŞANANI MODELLER!

Pek çok ebeveynin çocuğuna "kaygılanma" demesinin bir işe yaramadığını belirten Uzm. Dr. Sema Bayçın, kaygının aslında koruyucu bir mekanizma olduğunu ancak yönetilme biçiminin evde öğrenildiğini ifade etti:

Sema Baycan Cocuklarda Kayfı"Çocuklar kendilerine anlatılanlardan çok, ebeveynlerinin olaylar karşısındaki tepkilerini model alır. Eğer ebeveyn belirsizlik karşısında panikliyorsa, çocuk da dünyayı tehlikeli bir yer olarak kodlar. Kaygı karşısında verilen her tepki, çocuğun iç dünyasında kalıcı bir imza bırakır."

Yüreğir'de Hayati Sağlık Yatırımı
Yüreğir'de Hayati Sağlık Yatırımı
İçeriği Görüntüle

OKUL SADECE BİR "AYNA" GÖREVİ GÖRÜYOR

Sınav kaygısı ve performans baskısının okulda ortaya çıkması, sorunun kaynağının okul olduğu anlamına gelmiyor. Dr. Bayçın'a göre okul, evde biriken duygusal deneyimlerin görünür olduğu bir sahne:

  • Hata Payı Sıfır Olan Evler: Hataya toleransın düşük olduğu evlerde yetişen çocuklar, okulda "mükemmeliyetçilik" baskısı altında eziliyor.
  • Aşırı Kontrolcü Tutum: Çocuğun yerine her kararı veren aileler, okulda tek başına kalan çocuğun özgüvenini ve baş etme becerisini zayıflatıyor.

DİJİTAL DÜNYA VE "YETERSİZLİK" HİSSİ

Sosyal medya ve dijital platformlar, çocukların kendilerini sürekli başkalarıyla kıyaslamasına neden oluyor. Bu durumun sosyal kaygıyı tetiklediğini belirten uzmanlar, aile içinde duyguları kabul edilen ve kendini özgürce ifade edebilen çocukların bu baskılara karşı daha dirençli olduğunu vurguluyor.

KAYGISIZ BİR HAYAT DEĞİL, KAYGIYLA BAŞ EDEN ÇOCUK!

Ebeveynlerin en büyük hatasının çocuklarına "sıfır sorunlu" bir hayat sunmaya çalışmak olduğunu belirten Uzm. Dr. Sema Bayçın, çözümün formülünü şöyle özetledi:

SAĞLIKLI BİR GELİŞİM İÇİN ALTIN KURALLAR:

  1. Duyguları Küçümsemeyin: Çocuğunuz korktuğunda "Bunda korkacak ne var?" demek yerine onu anladığınızı hissettirin.

  2. Kendi Kaygınızı Yönetin: Önce kendi stres yönetiminizi yaparak çocuğunuza canlı bir örnek olun.
  3. Deneyim Alanı Açın: Aşırı korumacı olmayın; yaşına uygun zorluklarla karşılaşmasına ve hata yaparak öğrenmesine izin verin.

"Çocuğa kaygısız bir hayat sunmak imkansızdır. Ancak kaygıyla baş edebilen bir birey yetiştirmek mümkündür ve bu süreç her zaman aile içinde başlar."

Kaynak: Bülten