5ocakgazetesi.com

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) iş birliğiyle hazırlanan “Türkiye'deki Çocuklar 2025: İstatistiklere Bakış” raporu, çocukların demografik durumundan eğitim ve sağlık koşullarına, yoksulluktan dijital teknoloji kullanımına kadar geniş bir tablo ortaya koydu.

Raporda yer alan veriler, Türkiye’de çocukların önemli bir bölümünün ekonomik güçlükler, eğitim hayatındaki baskılar ve sosyal sorunlarla karşı karşıya olduğunu gösterdi. Çocuk nüfusundaki değişim, temel ihtiyaçlara erişim, okul yaşamı ve çocukların korunmasına ilişkin istatistikler de öne çıktı.

Türkiye'de 21,4 milyon çocuk yaşıyor

Rapora göre Türkiye'nin toplam nüfusu 86 milyon 92 bin 168 olurken, 0-17 yaş grubundaki çocuk sayısı 21 milyon 375 bin 930 olarak kaydedildi. Çocuklar, toplam nüfusun yüzde 24,8'ini oluşturdu.

İller arasındaki dağılımda çocuk nüfus oranının en yüksek olduğu il yüzde 42 ile Şanlıurfa oldu. Şanlıurfa'yı yüzde 40 ile Şırnak ve yüzde 38,8 ile Batman izledi.

Demografik projeksiyonlar, Türkiye'nin yaş yapısında da önemli bir değişime işaret ediyor. Raporda yer verilen öngörülere göre 2035 yılından itibaren 0-14 yaş grubundaki çocuk bağımlılık oranının, 65 yaş ve üzerindeki nüfusa ilişkin yaşlı bağımlılık oranının gerisinde kalması bekleniyor.

6,7 milyon çocuk yoksulluk sınırının altında

Rapordaki en dikkat çekici verilerden biri çocuk yoksulluğuna ilişkin oldu. Buna göre 2025 yılında Türkiye'de 6 milyon 708 bin çocuk yoksulluk sınırının altında yaşadı. Çocuklar arasındaki yoksulluk oranı yüzde 31 olarak hesaplandı. Bu oran kız çocuklarında yüzde 32, erkek çocuklarında ise yüzde 30,1 olarak kaydedildi.

Maddi yoksunluk verileri de çocukların temel ihtiyaçlarını karşılamakta yaşadığı güçlükleri ortaya koydu. Verilere göre 15 yaş ve altındaki çocukların yüzde 36,9'u her gün en az bir kez et, tavuk veya balık içeren bir öğüne erişemiyor.

Çocukların yüzde 40,5'i ise ekonomik nedenlerle evden uzakta bir haftalık tatil masrafını karşılayamıyor. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunan çocukların oranı da yüzde 36,8 olarak açıklandı.

Bu veriler, çocuk yoksulluğunun yalnızca hane gelirleriyle sınırlı olmadığını; beslenme, dinlenme ve sosyal yaşama katılım gibi temel alanlarda da etkisini gösterdiğini ortaya koyuyor.

Çocukların yüzde 91,3'ü internet kullanıyor

Dijital teknolojiler çocukların günlük yaşamında önemli bir yer tutuyor. Rapora göre 6-15 yaş grubundaki çocukların yüzde 91,3'ü düzenli internet kullanıyor. Aynı yaş grubunda cep telefonu veya akıllı telefon kullananların oranı yüzde 76,1, dijital oyun oynayanların oranı ise yüzde 74 olarak kaydedildi.

İnternet kullanan çocukların yüzde 83,9'u video izlemek, yüzde 75'i ödev yapmak veya çevrim içi derslere katılmak, yüzde 72,7'si ise oyun oynamak amacıyla internete giriyor.

Telefon kullanım süreleri de raporda öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. 11-15 yaş grubundaki çocukların yüzde 20,2'si hafta sonları günde 4-5 saatini telefon başında geçirirken, yüzde 15,1'i günlük telefon kullanımının 6 saat veya daha fazla olduğunu belirtti.

Veriler, dijital araçların çocukların eğitim ve eğlence yaşamındaki yerini ortaya koyarken, ekran süresi ve güvenli internet kullanımı konularının da önemini gösteriyor.

Öğrencilerin yarısı sınav kaygısı yaşıyor

Eğitim alanındaki veriler, okullaşma oranlarının yanı sıra çocukların psikolojik ve sosyal deneyimlerine de ışık tuttu. 2024-2025 eğitim öğretim yılında net okullaşma oranı ilkokulda yüzde 95,4, ortaokulda yüzde 89,1 ve lisede yüzde 82,9 olarak gerçekleşti.

Raporda dikkat çeken konulardan biri de sınav kaygısı oldu. 13-17 yaş grubundaki öğrencilerin yüzde 50,5'i, bir sınava çok iyi hazırlanmış olsalar bile kendilerini çok endişeli hissettiklerini bildirdi. Bu oran kız öğrencilerde yüzde 57,6'ya çıkarken erkek öğrencilerde yüzde 43,9 olarak hesaplandı.

Akran zorbalığına ilişkin veriler de okul yaşamındaki sosyal sorunları ortaya koydu. 6-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 13,8'i ayda en az birkaç kez akran zorbalığına maruz kaldığını belirtti. En sık bildirilen zorbalık türleri arasında yüzde 7,7 ile dalga geçilme, yüzde 7,2 ile kasıtlı olarak dışlanma yer aldı.

Güvenlik birimlerine gelen çocuk sayısı dikkat çekti

Raporda çocukların güvenlik ve adalet sistemiyle ilişkisine dair istatistikler de yer aldı. Buna göre 2025 yılında güvenlik birimlerine gelen veya getirilen 15-17 yaş grubundaki çocuklarla ilgili olay sayısı 357 bin 74 oldu. Bu olayların 141 bin 533'ü suça sürüklenen çocuklarla ilgiliydi.

Aynı dönemde güvenlik birimlerine mağdur olarak gelen veya getirilen çocuk sayısı 267 bin 794 olarak kaydedildi. Cinsel suç mağduru çocuk sayısı ise 23 bin 123 oldu. Bu çocukların 19 bin 689'unu kızlar, 3 bin 434'ünü erkekler oluşturdu.

Söz konusu rakamlar, çocukların korunması, şiddetin önlenmesi ve mağdur çocuklara yönelik destek mekanizmalarının önemini bir kez daha gündeme taşıdı.

Kuruluş bakımında 15 bin 508 çocuk bulunuyor

Çocukların korunmasına ilişkin veriler, devlet koruması ve koruyucu aile hizmetlerinin kapsamını da ortaya koydu.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı verilerine göre kuruluş bakımı altında bulunan çocuk sayısı 15 bin 508'e ulaştı. Koruyucu aile yanında bakımı sağlanan çocuk sayısı ise 10 bin 841 olarak kaydedildi.

Türkiye'de hem annesini hem babasını kaybetmiş çocukların sayısı da 4 bin 907 oldu.

Çocukların yaşam koşulları çok yönlü ele alınmalı

TÜİK ve UNICEF iş birliğiyle hazırlanan rapor, Türkiye'deki çocukların yaşam koşullarının yalnızca nüfus ve eğitim göstergeleriyle değerlendirilemeyeceğini ortaya koyuyor. Yoksulluk ve beslenme sorunlarından sınav kaygısına, akran zorbalığından dijital risklere ve çocukların korunmasına kadar uzanan veriler, çocukların ihtiyaçlarının birden fazla alanda ele alınması gerektiğine işaret ediyor.

Yurt Dışı Üretici Fiyatlarında Yıllık Artış Yüzde 33,64’e Ulaştı
Yurt Dışı Üretici Fiyatlarında Yıllık Artış Yüzde 33,64’e Ulaştı
İçeriği Görüntüle

Raporda yer alan istatistikler, çocukların temel haklara erişiminin güçlendirilmesi ve daha güvenli, sağlıklı koşullarda büyümelerinin desteklenmesi açısından önemli bir veri tabanı sunuyor.

Kaynak: Haber Merkezi