Halk arasında sıkça dile getirilen “ne yesem kilo alıyorum” veya “su içsem bacaklarıma yarıyor” şeklindeki şikayetler, sanılanın aksine sadece bir metabolizma hızı sorunu olmayabilir.
Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, özellikle kadınlarda görülen ve diyetle spora direnç gösteren simetrik bacak kalınlaşmalarının arkasında "Lipödem" adı verilen kronik bir yağ dokusu hastalığının yatabileceğini belirtiyor. Tıbbi literatürde "Ağrılı Selülit Sendromu" olarak da bilinen bu durum, vücudun enerji dengesinden bağımsız hareket eden ve klasik zayıflama yöntemlerine yanıt vermeyen özel bir yağ birikimini ifade ediyor.
LİPÖDEM NEDİR?
KENDİNİZİ TEST EDİN
Hastalığın tanısında fiziksel belirtiler hayati önem taşıyor. Bacaklarda en ufak bir darbede oluşan morluklar, dokunulduğunda hissedilen hassasiyet ve ağrı, lipödemin karakteristik özellikleri arasında yer alıyor. Ayrıca, yağ birikiminin ayak bileği hizasında aniden kesilmesi ve ayak sırtının normal formunu koruması, uzmanlar tarafından "manşet belirtisi" olarak adlandırılan önemli bir teşhis kriteri sunuyor. Dr. Karacalar, bu hastaların bacaklarını inceltmek amacıyla yaptıkları ağır ağırlık antrenmanlarının, dokudaki yangıyı artırarak bacağın daha da kalınlaşmasına yol açabileceği konusunda da uyarıda bulunuyor.
FEDAVİ EDİLMEMESİ HAREKET KISITLIĞI SEBEBİ
Günümüzde lipödem tedavisi, sadece estetik bir kaygıyla değil, ilerleyen yaşlarda hareket kısıtlılığı ve eklem hasarlarını önlemek amacıyla bir zorunluluk olarak görülüyor. Tedavi sürecinde, lenf damarlarına zarar vermeyen ve "Superdry" olarak adlandırılan özel liposuction teknikleriyle bu hastalıklı yağ dokusunun vücuttan uzaklaştırılması hedefleniyor. Cerrahi müdahaleyi destekleyen lenf drenaj masajları, özel beslenme programları ve doğru egzersiz planlamasıyla, hastaların hem fiziksel görünümlerinde hem de yaşam kalitelerinde kalıcı ve anlamlı iyileşmeler sağlanabiliyor.