Siyaset

Özgür Özel Meclis Kürsüsünden Seslendi: Kurultay Çağrısı Yaptı

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) mahkeme kararının ardından ortaya çıkan ve "grup toplantısını hangi liderin gerçekleştireceği" tartışmasıyla büyüyen kriz, TBMM Genel Kurul haftasında netlik kazandı.

Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun Meclis yerine CHP Genel Merkez binasında açıklama yapacağını duyurarak grup salonu talebinden vazgeçmesiyle birlikte, saat 13.30’daki haftalık olağan toplantıda kürsüye seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel çıktı.

Sabah saatlerinde Meclis kapılarında yaşanan yoğunluk nedeniyle TBMM Başkanlığı tarafından alınan "ziyaretçi yasağı" kararının gölgesinde yapılan toplantıda Özel; parti içi hukuki süreç, genel merkez kadrolaşması ve kurultay takvimine ilişkin açıklamalarda bulundu.

"Milli İrade ve Sandık Esastır"

Grup salonundaki konuşmasına Meclis kapısındaki hareketliliğe değinerek başlayan Özgür Özel, yaşanan süreci bir zafer veya galibiyet olarak görmediğini, seçilmiş bir genel başkanın Meclis kürsüsünde konuşmasının demokratik bir gereklilik olduğunu ifade etti. Siyasette sandık iradesinin ve seçmen tercihinin esas alınması gerektiğini vurgulayan Özel, her türlü engellemeye karşı hukuki ve demokratik hakları savunmayı sürdüreceklerini belirtti.

Ankara’da Kalma Kararının Gerekçesi

Geçtiğimiz yıl feci bir kaza sonucu hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in ölüm yıl dönümü anmasına katılmayı planladığını aktaran Özgür Özel, yokluğunun Ankara’da bir oldubittiye getirilerek Meclis kürsüsünün devralınması amacıyla kullanılmak istendiğini iddia etti. Bu durumu engellemek ve seçilmiş iradeyi korumak adına Manisa programını değiştirerek Ankara’da kaldığını ifade eden Özel, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) denetiminde tamamlanan kongre süreçlerinin yargı müdahalesiyle yok sayılmaya çalışıldığını savundu.

Özel ayrıca, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve hayatını kaybeden Ferdi Zeyrek üzerinden parti içi süreçleri manipüle etmek amacıyla asılsız iddialar ortaya atıldığını ileri sürdü.

Genel Merkez Yönetimine ve Siyasi Söylemlere Eleştiri

Parti içindeki mevcut ayrışmayı "iktidarın muhalefeti zayıflatma ve Ekrem İmamoğlu gibi figürleri yıpratarak alternatifleri ortadan kaldırma stratejisi" olarak nitelendirirken, Kemal Kılıçdaroğlu’nun çevresinde kümelenen mevcut kadrolara yönelik eleştirilerde bulundu. Geçmişte Kılıçdaroğlu’na yönelik fiziki saldırılarda (Çubuk ve Artvin suikast girişimleri) siper olan Murat Emir ve Seyit Torun gibi isimlerin genel merkezden uzaklaştırıldığını; buna karşın tasfiye edilmesi gereken kimi isimlerin yönetim binalarında yer bulduğunu savundu.

Parti içi muhalefetin kullandığı üslubu da eleştiren Özel, "paralel yapı" ve "hain" gibi suçlamaların muhalefet diline yakışmadığını, bu tür ithamların demokratik protesto kültürünü sığlaştırdığını ifade etti.

"26 Temmuz Tarihi Kritik Eşik"

Konuşmasının son bölümünde parti organlarının ve diğer muhalefet partilerinin acil kurultay çağrılarına değinen Özgür Özel, hukuki belirsizliklerin ortadan kalkması için kurultay takviminin bir an önce işletilmesi gerektiğini vurguladı. Tüm kamu ve seçim hukukçularının "kurultayın yapılmamasının yasal olarak sorun yaratacağı" görüşünde birleştiğini aktaran Özel, parti yönetimine şu uyarıda bulundu:

"Kurultay sürecinin birkaç ay sonraya ertelenmesi veya bir yıla yayılması, partinin yasal olarak seçime girme yeterliliğini tehlikeye düşürmektedir. Siyasi riski ortadan kaldırmak ve on milyonlarca seçmenin sandık motivasyonunu korumak adına, olağanüstü kurultay kararı mutlaka 26 Temmuz 2026 tarihi geçirilmeden uygulanmalıdır."