Çevre

Nisan Sağanakları Çukurova'da Buğday Hasadı Öncesi Rekolte Endişesi Yarattı

Türkiye'nin ilk buğday hasadının yapıldığı, tarımın kalbi Çukurova'da heyecan yerini gergin bir bekleyişe bıraktı.

5ocakgazetesi.com

Mayıs ayında biçerdöverlerin tarlaya girmesi beklenirken, nisan ayının son günlerinde ovayı etkisi altına alan ani sağanak yağışlar ve değişen iklim koşulları planları altüst etti. Sahadan gelen güncel veriler ve tarım analistlerinin raporları, Adana çiftçisinin bu yıl sadece doğayla değil, aynı zamanda ağır bir ekonomik maliyet tablosuyla da mücadele ettiğini gösteriyor.

Tarladaki mahsul son olgunlaşma evresindeyken, ovada şu an iki büyük endişe hakim: İklimin yarattığı rekolte kaybı riski ve belirsizliğini koruyan taban fiyatlar.

1. NİSAN SÜPRİZİ VE HASTALIK RİSKİ

Buğdayın sararıp kuruması gereken nisan ayının son haftalarında toprağın aşırı suya doyması, tarladaki dengeleri değiştirdi.

  • Uzman Tespiti: Bağımsız ziraat araştırmacılarına göre; yağan yağmurların hemen ardından aniden yükselen sıcaklıklar, ovayı devasa bir saunaya çevirdi. Bu yüksek nem, buğdayda kök çürüklüğü ve pas hastalıkları (fungal enfeksiyonlar) riskini maksimum seviyeye çıkardı. Hastalık nedeniyle başakların içini tam dolduramaması ve "cılız tane" oluşumu, dönüm başına alınacak tonajı (rekolteyi) doğrudan aşağı çeken en büyük tehdit olarak görülüyor. Çiftçi bu riski bertaraf etmek için hasada günler kala tarlasına ekstra zirai ilaç atmak zorunda kalıyor.

2. BİÇERDÖVER VE GİRDİ MALİYETLERİ ÇIKMAZI

Hastalık riskiyle azalan rekolte beklentisi, fırlayan üretim maliyetleriyle birleşince tarladaki kar marjı sıfıra doğru yaklaşıyor.

  • Uzman Tespiti: Tarım ekonomistlerinin maliyet analizleri tablonun ciddiyetini gözler önüne seriyor. Geçtiğimiz yıla kıyasla mazot, tohum ve kimyevi gübre fiyatlarındaki kesintisiz artışa, mayıs ayında tarlaya girecek olan biçerdöverlerin kiralama bedelleri de eklendi. Çiftçi, henüz ürününe ne kadar fiyat verileceğini bilmeden, cebinden fahiş oranlarda nakit çıkararak tarlasını hasat ettirmek zorunda. Üretim maliyetlerinin bu denli yüksek olması, borçla dönen tarım çarkını kilitleme noktasına getiriyor.

GÖZLER ANKARA'DAN GELECEK 'TABAN FİYAT' AÇIKLAMASINDA

Adana ovasında nisan sonu itibarıyla tüm gözler, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanacak olan 2026 yılı buğday alım fiyatlarına çevrilmiş durumda.

Bağımsız ekonomi analistleri, açıklanacak taban fiyatın sadece enflasyon oranında değil; çiftçinin maruz kaldığı gerçek enflasyona (mazot, ilaç ve işçilik artışına) göre belirlenmesinin hayati önem taşıdığını vurguluyor. Beklentilerin altında kalacak bir alım fiyatı, sadece bu yılın karını eritmekle kalmayacak; önümüzdeki yıl Çukurova çiftçisinin "stratejik bir ürün" olan buğdaydan vazgeçip alternatif ürünlere yönelmesine ve ulusal gıda arzının tehlikeye girmesine neden olacak.