Bir jeoloji mühendisi olarak değerlendirmelerde bulunan Şevkin, su yollarının ve sulak alanların yok edilmesi, taşkın alanlarının imara açılması gibi yanlış uygulamaların doğa olaylarını afete dönüştürdüğünü belirterek, “Afetler kader değildir; bilimle, doğru planlamayla ve önleyici politikalarla can kayıplarını azaltmak mümkündür” dedi.
İstanbul’da yaşanan sel felaketinin ardından afetlere hazırlık, kentlerin planlanması ve bilimsel verilerin dikkate alınması yeniden gündeme geldi. TBMM Başkanlık Divanı Üyesi ve CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, yaşanan felakete ilişkin yaptığı açıklamada hem hayatını kaybeden vatandaşlar için taziye dileklerini iletti hem de afet risklerinin azaltılması için atılması gereken adımlara dikkat çekti.
Jeoloji mühendisi kimliğiyle değerlendirmelerde bulunan Şevkin, doğa olaylarının büyük felaketlere dönüşmesinde yanlış planlama ve doğaya müdahale eden uygulamaların etkili olabildiğini vurguladı. Afetlerle mücadelenin yalnızca felaket sonrasında yürütülemeyeceğini belirten Şevkin, risklerin önceden belirlenmesi ve gerekli önlemlerin zamanında alınması gerektiğini ifade etti.
Şevkin’den İstanbul’daki Sel Felaketi İçin Başsağlığı Mesajı
Müzeyyen Şevkin, İstanbul’da yaşanan sel felaketinde hayatını kaybeden vatandaşlar dolayısıyla üzüntüsünü dile getirdi. Şevkin, hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dilerken, selden etkilenen vatandaşlara da geçmiş olsun mesajı iletti.
Açıklamasında yaşanan olayın ardından yalnızca geçmiş olsun dilekleriyle yetinilmemesi gerektiğine işaret eden Şevkin, benzer acıların yaşanmaması için afet risklerini azaltacak politikaların hayata geçirilmesinin önemini vurguladı.
“Doğa Olaylarını Afete Dönüştüren Yanlış Uygulamalar”
Bir jeoloji mühendisi olarak afetlerin oluşumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şevkin, doğa olaylarının etkisini büyütebilen yanlış uygulamalara dikkat çekti.
Şevkin, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bir jeoloji mühendisi olarak vurguluyorum: Doğa olaylarını afete dönüştüren, doğayı tahrip eden, su yollarını ve sulak alanları yok eden, taşkın alanlarını imara açan yanlış uygulamalardır.”
Şevkin’in açıklamasında özellikle su yollarının korunması, sulak alanların yok edilmemesi ve taşkın riski bulunan bölgelerde yapılaşma kararlarının bilimsel verilere göre alınması gerektiği vurgulandı.
Kentlerin gelişimi sırasında doğal koşulların ve risklerin göz ardı edilmesinin ciddi sonuçlar doğurabileceğine işaret eden Şevkin, afetlere karşı daha güvenli yaşam alanları oluşturulması için şehircilik politikalarının bilimsel temellere dayanması gerektiği mesajını verdi.
“Afetlerle Mücadele Felaket Yaşandıktan Sonra Başlamamalı”
Afet yönetiminde önleyici çalışmaların önemine dikkat çeken Şevkin, risklerin felaket yaşanmadan önce tespit edilmesi gerektiğini belirtti.
Şevkin’e göre imar planları hazırlanırken yalnızca yapılaşma ihtiyaçlarının değil, bölgelerin jeolojik ve hidrojeolojik özelliklerinin de dikkate alınması gerekiyor. Bu kapsamda jeoloji ve jeoteknik verilerin, altyapı kapasitesinin ve taşkın alanlarının planlama süreçlerinde göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti.
Şevkin, afetlerle mücadele yaklaşımının felaket sonrasında müdahaleyle sınırlı kalmaması, olası risklerin önceden belirlenmesine ve zararların azaltılmasına odaklanması gerektiğini vurguladı.
Binlerce Jeoloji Mühendisi İçin Atama Çağrısı
Müzeyyen Şevkin’in açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri de jeoloji mühendisleri ve yerbilimcilerin kamu kurumlarında istihdam edilmesi oldu.
Binlerce jeoloji mühendisi ve yerbilimcinin atama beklediğini belirten Şevkin, afet risklerinin azaltılması için bu alandaki uzmanların bilgi ve deneyiminden daha etkin biçimde yararlanılması gerektiğini savundu.
Şevkin, kamu kurumları ve belediyelerde jeoloji mühendisi ile yerbilimci istihdamının artırılmasını istedi. Uzmanların şehirlerin planlanması, risklerin belirlenmesi ve önleyici çalışmaların yürütülmesinde etkin rol üstlenmesinin önemine dikkat çekti.
İmar Planlarında Bilimsel Veriler Vurgusu
Şevkin’in açıklamalarında, afetlere karşı güvenli kentler oluşturulabilmesi için bilimsel verilerin planlama süreçlerine dahil edilmesi gerektiği mesajı öne çıktı.
Jeolojik yapı, yer altı ve yer üstü su koşulları, altyapının kapasitesi ve taşkın riski bulunan alanların imar kararlarında dikkate alınmasının önemini vurgulayan Şevkin, afet risklerini azaltmaya yönelik politikaların olay meydana gelmeden uygulanması gerektiğini ifade etti.
“Bilimle Ve Doğru Planlamayla Can Kayıpları Azaltılabilir”
CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, açıklamasının sonunda afetlere karşı önlem almanın mümkün olduğunu vurguladı. Doğru planlama, bilimsel değerlendirme ve önleyici politikaların can kayıplarını azaltabileceğini belirten Şevkin, şu ifadeleri kullandı:
“Unutmayalım: Afetler kader değildir; bilimle, doğru planlamayla ve önleyici politikalarla can kayıplarını azaltmak mümkündür.”




