Türkiye, 20 Temmuz 1974'te uluslararası anlaşmalardan doğan garantörlük hakkını kullanarak Kıbrıs Barış Harekâtı'nı başlatmış, harekâtla birlikte Kıbrıs Türk halkına yönelik saldırılar son bulmuş ve adada yeni bir dönem başlamıştı. Operasyonda görev alan gaziler ise yaşadıkları zorlu günleri gururla hatırlıyor.
Türkiye Muharip Gaziler Derneği Adana Şube Başkanı Coşkun Adaber, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın dünya askeri tarihinde örnek gösterilen operasyonlardan biri olduğunu belirtti. Kendilerine verilen görevi en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştıklarını ifade eden Adaber, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gerçekleştirdiği çıkarma harekâtının askeri tarih açısından önemli bir başarı olarak kabul edildiğini söyledi.
Harekât sırasında jandarma komando birliğinde görev yaptığını anlatan Adaber, helikopterle Gönyeli'nin Kırnı bölgesine indirildiklerini, burada Hava İndirme Tugayı ve Bolu Tugayı ile birlikte güvenlik görevini üstlendiklerini belirtti. Daha sonra Bolu Tugayı'na destek amacıyla Bozdağ eteklerine ilerlediklerini ifade eden Adaber, ilk anlarda heyecan ve korku yaşansa da kısa sürede görev bilincinin her şeyin önüne geçtiğini dile getirdi.
Kıbrıs'ta yaklaşık 15 ay görev yaptığını söyleyen Adaber, dokuz aydan fazla süreyi dağlarda geçirdiklerini belirterek, "Türkiye'ye dönebileceğimizi bile düşünmüyorduk. Şehit olmayı göze almıştık. Buna rağmen hiçbir zaman görevimizden geri durmadık" dedi.
Kıbrıs Gazisi Hacı Özdaş da harekât sırasında yaşadığı anların hafızasında ilk günkü canlılığını koruduğunu söyledi. Adaya sabaha karşı ulaştıklarını anlatan Özdaş, savaşın izlerini daha ilk dakikalarda hissettiklerini belirterek, "Her taraf barut, kan ve ateş kokuyordu. Kıbrıs adeta yanıyordu" ifadelerini kullandı.
Ateşkesten sonra karaya çıktıklarını anlatan Özdaş, görev yaptıkları gemiye Kocatepe'den kurtarılan askerlerin alındığını belirterek, karaya çıkan askerlerden birinin toprağı öpmesinin kendisini derinden etkilediğini söyledi. O an yaşadığı duygusal anları unutamadığını ifade eden Özdaş, savaşın acı yüzünü birebir yaşadıklarını dile getirdi.
Harekât sırasında topçu ve uçaksavar nişancısı olarak görev yaptığını belirten Özdaş, o günlerin bir daha yaşanmamasını temenni ederken, vatanı savunmanın ne anlama geldiğini cephede öğrendiklerini söyledi.
73 yaşında olduğunu belirten Özdaş, aradan geçen yıllara rağmen aynı kararlılığı taşıdığını vurgulayarak, "Bugün yine aynı durum yaşansa vatanımız, milletimiz ve bayrağımız için hiç düşünmeden görev yaparım. Bu yaşta da olsa yine giderim" dedi.





