Gündem

JMO Adana'dan 8 Mart’ta Kadın Hakları ve Eşitlik Çağrısı

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne bağlı Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şubesi 2. Başkanı Meltem Akdoğan, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı.

Akdoğan, kadınların eşitlik, özgürlük ve yaşam hakkı mücadelesine dikkat çekerek kadına yönelik şiddetin küresel bir insan hakları sorunu olduğunu vurguladı. Akdoğan açıklamasında, 8 Mart’ın yalnızca bir kutlama günü olmadığını belirterek, kadınların maruz kaldığı eşitsizlik, ayrımcılık ve şiddete karşı ses yükseltme günü olduğunu ifade etti. Kadınların tarih boyunca emeği, direnişi ve üretimiyle toplumsal yaşamın her alanında önemli rol oynadığını belirten Akdoğan, buna rağmen kadınların pek çok alanda sistematik baskı ve eşitsizlikle karşı karşıya kaldığını söyledi.

Kadına yönelik şiddetin uluslararası ölçekte ciddi bir insan hakları krizi olduğunu dile getiren Akdoğan, Birleşmiş Milletler tarafından yayımlanan 2025 tarihli rapora dikkat çekti. Rapora göre 2024 yılında dünya genelinde yaklaşık 83 bin kadın ve kız çocuğunun kasten öldürüldüğünü belirten Akdoğan, bu cinayetlerin yaklaşık 50 bininin partnerleri ya da aile üyeleri tarafından işlendiğini ifade etti. Bu verilerin, dünyada her 10 dakikada bir kadının en yakınındaki bir erkek tarafından öldürüldüğünü gösterdiğini kaydetti.

Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya genelinde her üç kadından birinin yaşamının bir döneminde fiziksel ya da cinsel şiddete maruz kaldığını hatırlatan Akdoğan, şiddetin yalnızca fiziksel boyutta olmadığını; ekonomik, psikolojik, mesleki ve dijital şiddetin de kadınların yaşamını olumsuz etkilediğini dile getirdi.

Kadınların yalnızca özel yaşamlarında değil, çalışma hayatında da çeşitli baskı ve ayrımcılıklara maruz kaldığını belirten Akdoğan, iş yerlerinde mobbing, cinsiyetçi dil, kariyer engelleme ve taciz gibi sorunların kadınların mesleki yaşamını doğrudan etkilediğini söyledi. Kadın emeğinin çoğu zaman görünmez kılındığını ifade eden Akdoğan, güvencesiz çalışma koşulları ve iş güvenliği eksikliklerinin kadınları daha kırılgan hale getirdiğini belirtti.

Yer bilimleri ve mühendislik gibi teknik alanların tarihsel olarak erkek egemen yapılar içinde şekillendiğini de vurgulayan Akdoğan, buna rağmen giderek daha fazla kadın jeoloji mühendisinin sahada, akademide ve kamuda önemli çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. Ancak kadınların mesleki yükselme süreçlerinde görünmez engellerle karşılaşabildiğini ve karar alma mekanizmalarında yeterince temsil edilmediğini söyledi.

Kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi için hukuki düzenlemelerin etkin şekilde uygulanması gerektiğini belirten Akdoğan, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Hakkında Kanun gibi düzenlemelerin önemine dikkat çekti. Kadınların yaşam hakkını koruyan uluslararası sözleşmeler ve ulusal mevzuatın insan haklarının güvencesi olduğunu ifade eden Akdoğan, bu düzenlemelerin etkin biçimde uygulanmasının devletin temel sorumluluğu olduğunu kaydetti.

Akdoğan açıklamasının sonunda kadın dayanışmasının önemine vurgu yaparak, cezasızlık kültürünün sona erdirilmesi, iş yerlerinde taciz ve mobbinge karşı etkin mekanizmaların kurulması ve toplumsal cinsiyet eşitliğini esas alan politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

Meltem Akdoğan, tüm emekçi kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlayarak, kadınların dayanışması ve örgütlü mücadelesinin daha eşit ve özgür bir toplumun inşasında en güçlü güç olmaya devam edeceğini belirtti.