Akdoğan, daha güvenli ve sürdürülebilir bir gelecek inşa edebilmek için bilimsel bilginin mutlak surette etik bir sorumlulukla harmanlanması gerektiğini vurguladı.
"Disiplinler Arasında Köprü Kurulmalı"
Uluslararası Jeoetiği Teşvik Derneği (IAPG) tarafından 2026 yılının temasının "Disiplinler Arasında Köprü Kurmak, Sorumlulukları Birleştirmek" olarak belirlendiğini hatırlatan Akdoğan, jeoetik kavramının karar alma süreçlerindeki kritik rolüne değindi. Günümüzde giderek derinleşen ekosistem bozulmaları, kaynakların hızla tükenmesi ve plansız kentleşme gibi karmaşık krizlerin yalnızca bilimsel ve teknik yöntemlerle aşılamayacağını ifade eden Akdoğan, yerbilimsel bilginin üretim ve uygulama süreçlerinde insan-doğa ilişkisinin etik boyutunun artık merkeze alınması gerektiğini kaydetti. Çözümün yerbilimlerinin sınırlarını aşmasından geçtiğini belirten Akdoğan; doğa, sağlık, mühendislik, hukuk ve ekonomi bilimleri ile karar vericiler arasında kurulacak güçlü bir iletişimin kalıcı çözümlerin anahtarı olacağını dile getirdi.
Türkiye’nin Afet Gerçeği ve Etik Yönetim İhtiyacı
Türkiye'nin aktif fay sistemleri, zengin biyolojik çeşitliliği ve hızla değişen kentleşme yapısına dikkat çeken Akdoğan, ülkenin jeoetik tartışmaların somut bir şekilde karşılık bulması gereken yegane coğrafyalardan biri olduğunu aktardı. Yaşanan büyük yıkıcı depremlerin, mühendislik önlemlerinin tek başına asla yeterli olmadığını acı bir tecrübeyle gösterdiğini belirten Akdoğan; afet risklerinin yönetiminde bilimsel veriler kadar kamusal sorumluluk, toplumsal farkındalık, adalet ve etik karar alma süreçlerinin de belirleyici olduğunu vurguladı. Akdoğan, afetlere karşı dirençli ve güvenli bir toplumun ancak kararlarının sonuçlarını üstlenmekten kaçınmayan etik bir yönetim anlayışıyla mümkün olabileceğinin altını çizdi.
Gelecek Kuşaklara Karşı Sürdürülebilirlik Sorumluluğu
Doğal kaynakların kullanımı ve jeolojik mirasın korunması gibi temel alanlarda karar vericiler, bilim insanları, eğitim kurumları ve toplum arasında güvene dayalı bir iş birliği tesis edilmesi gerektiğini belirten Akdoğan, karar süreçlerinde teknik imkanların yanı sıra ahlaki yükümlülüklerin de masaya yatırılmasını istedi. Dünya'nın sadece üzerinde yaşanılan fiziksel bir ortam değil, geçmişin ve geleceğin bir arada bulunduğu ortak bir yaşam alanı olduğunu ifade eden Akdoğan, sürdürülebilirliğin sadece doğal kaynakların devredilmesi değil, bilginin ve sorumluluğun da kuşaklar arasında adil biçimde paylaşılması olduğunu söyledi. Açıklamasını net ve evrensel bir mesajla tamamlayan Akdoğan, dünyayı anlamanın bilimsel bir görev, onunla uyum içinde yaşamanın ise tüm insanlığın ortak etik sorumluluğu olduğunu ifade etti.




