Farhadi’nin son filmi Kesişen Hayatların gösteriminin ardından gerçekleştirilen masterclass söyleşisinde; sineması, filmlerinin ortaya çıkış süreçleri ve gerçeklik anlayışı üzerine izleyicilerin sorularını yanıtladı.
Söyleşide 5 Ocak medya editörü Volkan Koyutürk’ün yanı sıra çok sayıda sinemasever de Farhadi’ye sorular yöneltti. Farhadi, sorular üzerine Kesişen Hayatlar filminde Krzysztof Kieslowski’nin etkisinden senaryo yazım sürecine, farklı ülkelerde film çekme deneyiminden gerçeklik kavramına ve genç sinemacılara tavsiyelerine kadar sinemasına ilişkin pek çok konuda değerlendirmelerde bulundu.

“Kesişen Hayatlar” filminde farklı hayatların kesişmesi üzerinden insan ilişkileri, ahlaki değerler ve bireylerin birbirleriyle kurduğu bağlar ele alınıyor. Filmde Krzysztof Kieslowski’nin sinemasının etkileri de dikkat çekiyor. Kieslowski’nin film üzerindeki etkisi nasıl ortaya çıkıyor? Farhadi’nin sinemasında Kieslowski’nin yeri ve etkisi nasıl değerlendiriliyor? Farklı hayatların kesişmesi, ahlaki tercihlerin değişkenliği ve karakterlerin birbirleri üzerindeki etkisi film açısından nasıl bir anlam taşıyor?
Filmin önemli bir kısmı onun gibi, en azından bir bölümünü onun sinemasını düşünerek yazmak istedim. Ancak bu, müthiş yönetmene yalnızca bir saygı duruşu değildi. Aslında ben Kieslowski ile konuşmak, onunla sohbet etmek istedim. Birinci bölümü tamamen Kieslowski gibi, onun stilini düşünerek ele alabilirsiniz. Diğer tarafı ise bana ait bir sinema. Dolayısıyla iki bölüm arasında bir sohbet var. Bu, Kieslowski’ye olan hayranlığımın çok daha ötesinde bir şey.

Farhadi’nin filmlerinde etik meselelerin farklı bakış açıları üzerinden ele alındığı, olayların ve karakterlerin farklı kişiler tarafından farklı biçimlerde yorumlandığı görülüyor. Bu yaklaşım, “Gerçek nedir?” sorusunu da gündeme getiriyor. Farhadi’nin sinemasında gerçeklik nasıl ele alınıyor ve kişiden kişiye değişen bir gerçeklik anlayışı nasıl ortaya çıkıyor?
Evet, gerçeklik çok değişken bir şey. Aslında gerçek ne? Gördüğümüz şu andır. Bu salonda bu filmi izleyen her kişinin kendine göre bir gerçekliği var. Ama acaba bu gerçek mi? Çevremizdeki medya da sürekli bize birtakım şeyler gösteriyor ve bunların gerçek olduğunu söylüyor. Ben hep kendi içimde şunu söylüyorum: Belki gerçekliğin ne olduğunu bilmiyorum. Ama bir şey olduğuna inanıyorum. Biz gerçekliği yaşamıyoruz. Gerçekliği kafamızda oluşturduğumuz şekilde yaşıyoruz.

Farhadi’nin senaryo yazım sürecinde bir filmin nasıl ortaya çıktığı, başlangıç noktasının ne olduğu ve bir fikrin zaman içinde nasıl hikâyeye dönüştüğü merak ediliyor. Bir film zihinde nasıl şekilleniyor? Senaryo yazım süreci hangi aşamalardan geçiyor ve ilk fikir nasıl bir filme dönüşüyor?
Bende genellikle bir duyguyla ortaya çıkar, bir fotoğraf ya da herhangi bir şeyden başlarım ve oradan ilerlerim, sonra kafamda çok bulanık bir resim oluşur. Yani bildiğiniz anlamda senaryo yazmıyorum. Belirli bir konsept üzerinden ilerlemiyorum. Bazı insanlar kafalarında “aşk”, “adalet” gibi bir kavram belirler ve onun etrafında bir hikâye oluşturur. Ben ise bir resimden, bir duygudan veya herhangi bir şeyden başlıyorum. Önceden belirlenmiş bir kavramın etrafında hikâye kurmak yerine, beni etkileyen duygudan hareket ederek hikâyeye ulaşıyorum.

Sinemaya yeni başlayan genç yönetmenlerin ilk filmlerini gerçekleştirirken nelere dikkat etmeleri gerektiği sıkça tartışılıyor. Farhadi’nin genç sinemacılara tavsiyeleri neler?
Benim söylemek istediğim şu: Senaryo yazarken veya film yaparken vereceğimiz en önemli kararlarda kalbimizin bize ne söylediğine bakmalıyız. Bana biri “İyi mi, kötü mü?” diye sorduğunda verdiğim cevap genellikle düşünmeden verdiğim bir cevap olur. Çünkü benim için en iyi cevap odur. Genç insanlar film ve senaryo yazıyorlar ama bazen içlerinde herhangi bir duygusal karşılığı olmuyor. Sadece başarmak için yazıyorlar. Ben başarmak için film yazmıyorum. Yazarken sadece onu sevdiğim ve ondan zevk aldığım için yazıyorum.
Farhadi’nin İran dışında, Fransa ve İspanya gibi farklı ülkelerde film çektiği görülüyor. Farklı ülkelerde çalışmak, yönetmenin sinema anlayışını ve film üretim sürecini nasıl etkiliyor? İran dışında film çekmek, hikâye anlatımı, oyuncularla çalışma ve yönetmenlik yaklaşımı açısından ne tür farklılıklar yaratıyor?
Ben kafamda oluşturduğum karakterlerle başka bir yerde film çekmenin yönetmen olarak çok şeyi değiştireceğini düşünmüyorum. Fransa ya da İran olması benim için temel anlamda fark etmiyor
Farhadi’nin filmlerinde teknik unsurların, hikâyenin ve karakterlerin anlatımıyla nasıl bir ilişki kurduğu dikkat çekiyor. Çekim ve kurgu sürecinde teknik kararlar nasıl şekilleniyor? Sahne tasarımı, çekim ve kurgu aşamalarında hangi unsurlar öncelik taşıyor?
Bunun bir formülü ya da tekniği yok. Ben sahnelerimi yazarken farklı işlevleri mümkün olduğunca aynı sahnede bir araya getirmeye çalışıyorum. İki farklı sahneyi arka arkaya koymamaya dikkat ediyorum. Örneğin yalnızca durumu anlatan iki-üç sahneyi arka arkaya kullanmıyorum. En iyi sahne, bu üç unsuru bir araya getiren sahnedir. Yani hem hikâyeyi ilerleten, hem karakteri açıklayan hem de durumu bize anlatan sahnedir.





