Hatay'ın bereketli topraklarında ekim ayında toprakla buluşan buğday tohumları için hasat zamanı geldi. Yayladağı ilçesine bağlı Kışlak Mahallesi'nde düz arazilerde biçerdöverlerle yapılan hasadın yanı sıra, engebeli tarlalarda eski usul orakla biçim yapılıyor. Üreticiler, büyük bir emekle biçtikleri buğday saplarını güneşin yakıcı sıcağının altında patoz makinesinden geçirerek tanelerinden ayrıştırıyor. Elde edilen buğdaylar değirmende un ve bulgura dönüştürülürken, arta kalan samanlar ise kışın hayvan yemi olarak değerlendirilmek üzere çuvallanıyor.
"Sıcak Hava Bizi Çok Zorluyor"
Patoz mesaisinin yoğun toza ve sıcağa rağmen gün boyu sürdüğünü belirten üretici Mehmet Türkoğlu, süreci şu sözlerle anlattı: "Önce tarlayı sürüp tohumlarımızı ekiyoruz. Rabbim yağmurla bereketini veriyor ve hasat zamanı geliyor. Patoz makinesiyle buğday saplarını çekerek buğday ve saman elde ediyoruz. Sabah 11.00 gibi başladığımız işimiz saat 16.00'ya kadar sürüyor. Sıcak havalar bizi çok zorluyor; korunmak için bol su içiyor ve fırsat buldukça gölgede dinleniyoruz."
Sıcak Hava Olmadan Patoz Çekilmiyor: "Sap Hali 60 TL, Kaynayanı 100 TL"
Buğday saplarını makineye atarak taneleri ve samanı birbirinden ayırdıklarını ifade eden bir diğer üretici Aziz Özer ise patoz işleminin doğası gereği sıcak havada yapılması gerektiğini vurguladı. Karakılçık buğdayının sofralara uzanan zahmetli yolculuğunu aktaran Özer, şunları kaydetti:
"Bu işlemden geçen karakılçık buğdayının bulguru çok lezzetli olur. Patoz makinesi traktöre bağlı çalışır ve sıcak hava olmazsa verimli çekim yapılamaz. Yani sapların çekilmesi için havanın sıcak olması şart. Sıcakta çalışmak zor oluyor ama mecbur katlanacağız. Sabah 08.00'de mesaiye başlayıp akşam 17.00'ye kadar çalışıyoruz. Çocukluktan beri bu işi yaptığım için makinenin sesine alıştım. Tabii bu zahmetli işlemlerden geçen ürünün değeri de artıyor; sap halindeyken 60 TL olan buğday, kaynayıp işlendikten sonra 100 TL'ye alıcı buluyor."