Kısa vadede tapu harcından sağlanan küçük bir tasarruf, ilerleyen yıllarda hem alıcıyı hem de satıcıyı, vergi dairesinin gönderdiği "düzeltme" yazılarıyla karşı karşıya bırakıyor. Özellikle "Değer Artış Kazancı" tuzağı, bu sürecin en tehlikeli kısmını oluşturuyor.
5 Yılın Sonu ve Vergi Sürprizleri
Tapuda gerçek bedel yerine rayiç bedel üzerinden gösterilen bir konutu alan kişi, eğer bu mülkü 5 yıl içerisinde satmak isterse, ciddi bir gelir vergisi riskiyle karşılaşıyor. Çünkü mülk, sistemde düşük değerle giriş yaptığı için, gerçek değerle satıldığında arada oluşan "sanal kâr", kanun önünde gerçek bir kazanç olarak görülüyor ve yüksek oranlı gelir vergisine tabi tutuluyor. Yani aslında gerçek bir kâr olmasa bile, tapudaki düşük beyan nedeniyle vatandaş, devletin gözünde "zenginleşmiş" görünüyor.
Cezalar Katlanarak Büyüyor
Vergi dairesinden gelen uyarıları görmezden gelmek, süreci "İzaha Davet" aşamasından, resmî vergi incelemesine taşıyor. Bu aşamada mükellefin ödeyeceği tutar, sadece kaçırılan harç farkıyla sınırlı kalmıyor. Kaçırılan harç tutarı üzerinden yüzde yüz oranında "vergi ziyaı cezası" ve bu tutara eklenen gecikme faizleri, faturayı ilk baştaki tutarın katbekat üzerine taşıyor. Uzmanlar, mükellefleri panik yapmamaları ancak süreci ciddiye almaları konusunda uyarıyor; zira tebligat sonrası yasal sürelerin kaçırılması, pişmanlık hükümlerinden yararlanma şansını tamamen yok ediyor.