5ocakgazetesi.com

“Engelli Bireylere Yönelik Özel Bakım Merkezleri Yönetmeliği” ile özel bakım merkezlerinin faaliyetleri daha ayrıntılı kurallara bağlanırken, engelli bireylerin bakım hizmetlerinden yararlanma sürecinde de sosyal inceleme ve gelir durumunun belirleyici olması öngörüldü.

Yeni yönetmelik, özel bakım merkezlerinin açılması, ruhsatlandırılması, hizmet vermesi, denetlenmesi ve gerektiğinde faaliyetlerinin sona erdirilmesine ilişkin esasları düzenliyor. Bunun yanı sıra bu merkezlerde kalan engelli bireylerin bakım, rehabilitasyon, sağlık, eğitim ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanmasına ilişkin kurallar da yeniden belirleniyor.

Düzenleme yalnızca özel bakım merkezi işletmecilerini değil, bu hizmetlerden yararlanan engelli bireyleri, ailelerini ve yasal temsilcilerini, bakım merkezi çalışanlarını, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile il müdürlüklerini de yakından ilgilendiriyor.

Devlet desteği otomatik olarak bağlanmayacak

Yönetmeliğin dikkat çeken düzenlemelerinden biri, engelli bireyin özel bakım merkezine yerleştirilmesinde yalnızca sağlık kurulu raporunun yeterli görülmemesi oldu.

Başvurunun ardından engelli bireyin sağlık durumu, psikososyal özellikleri, sosyal ve ekonomik koşulları, aile yapısı, hanedeki kişi sayısı ve gelir durumu incelenecek. Bunun yanında bireyin ailesi tarafından evde bakımının mümkün olup olmadığı da değerlendirilecek.

Aile tarafından bakımın mümkün olduğunun belirlenmesi halinde öncelikle evde bakım desteği veya başka uygun sosyal hizmet modellerinin değerlendirilmesi öngörülüyor. Kurumsal bakım ihtiyacının bulunduğunun belirlenmesi durumunda ise il düzeyinde oluşturulan bakım değerlendirme mekanizması tarafından uygun hizmet modeli ve bakım merkezi belirleniyor.

Bu nedenle engelli bireyin sağlık raporunda belirli bir oranda engel bulunması, tek başına özel bakım merkezinde devlet destekli bakım hizmetinden yararlanmak için yeterli olmayacak. Sosyal inceleme sonucunda bireyin hangi hizmet modeline ihtiyaç duyduğu da belirlenecek.

Ailenin gelir durumu da takip edilecek

Özel bakım merkezinde devlet tarafından karşılanan hizmetten yararlanan kişilerin ekonomik durumları da takip edilecek.

Yerleştirme sonrasında hanenin gelir durumunda veya hane yapısında değişiklik meydana gelmesi halinde bu durum yeniden değerlendirilecek. Gelir veya diğer şartlar nedeniyle kişinin Bakanlık tarafından karşılanan bakım hizmetinden yararlanma şartlarını kaybetmesi halinde, hizmetin kişinin kendisi veya ailesi tarafından ücretli olarak karşılanması ya da başka bir sosyal hizmet modeline geçilmesi söz konusu olabilecek.

Bu nedenle ailelerin, gelir ve hane durumlarında meydana gelen değişiklikleri ilgili kurumlara bildirmesi önem taşıyor.

Başvurular sosyal incelemeden geçirilecek

Özel bakım hizmetine başvurulduğunda süreç doğrudan bakım merkezine yerleştirmeyle sonuçlanmayacak. Başvurunun ardından sosyal inceleme yapılacak ve kişinin gerçekten kurumsal bakıma ihtiyaç duyup duymadığı değerlendirilecek.

Olumsuz karar verilmesi halinde kararın ilgili kişiye bildirilmesi ve karara karşı itiraz hakkının bulunması da düzenleme kapsamında yer alıyor. Yönetmeliğe göre olumsuz sosyal inceleme kararına karşı 15 gün içinde itiraz edilebilecek.

Acil bakım ihtiyacının ortaya çıktığı durumlarda ise belgelerin tamamlanması beklenmeden geçici veya acil çözümler uygulanabilmesine yönelik hükümler de bulunuyor.

Özel bakım merkezleri artık daha sıkı kurallara tabi olacak

Yeni yönetmelik, özel bakım merkezi açmak isteyenler açısından da önemli şartlar getiriyor. Merkezlerin faaliyete başlayabilmesi için belirli bir ruhsatlandırma ve izin sürecinin tamamlanması gerekiyor.

Başvuru, merkezin kurulacağı yerin uygunluğunun belirlenmesi, ön izin, açılış onayı ve çalışma izni gibi aşamalardan oluşan bir süreç öngörülüyor.

Merkezlerin fiziksel şartları da ayrıntılı biçimde düzenleniyor. Binaların engelli bireylerin kullanımına uygun, erişilebilir ve güvenli olması gerekiyor. Yangın güvenliği, deprem ve diğer acil durumlara yönelik tedbirlerin alınması, tahliye planlarının hazırlanması ve merkezin fiziksel koşullarının hizmet verilen bireylerin ihtiyaçlarına uygun olması zorunlu tutuluyor.

Bir hizmet binası veya blokta kapasitenin 100 kişiyle sınırlandırılması da düzenlemede yer alan önemli hükümler arasında bulunuyor.

Çocuklar ve yetişkinler için ayrı düzenleme

Merkezlerde kalan kişilerin yaş gruplarına göre hizmet planlaması yapılması öngörülüyor. Yönetmelikte 0-6, 7-12, 13-18 ve 19 yaş üzeri gruplara yönelik ayrımlar bulunuyor.

13 yaş ve üzerindeki kadın ve erkeklerin mümkün olduğu ölçüde ayrı kat veya bölümlerde barındırılması öngörülürken, bakım merkezlerinin hizmet verdikleri engel gruplarına göre de farklılaşabilmesinin önü açılıyor.

Bazı merkezler belirli engel gruplarına yönelik uzmanlaşabilecek. Otizmli bireyler, Alzheimer ve demans hastaları ile yatağa bağımlı bireyler için özel hizmet modellerinin uygulanabilmesine ilişkin düzenlemeler bulunuyor.

Bakım yalnızca barınma anlamına gelmeyecek

Yönetmelikle bakım merkezlerinin görevi yalnızca engelli bireyin barınmasını ve temel ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamakla sınırlı tutulmuyor.

Merkezlerde kalan bireylerin kişisel bakımlarının yapılması, psikososyal destek almaları, sağlık hizmetlerine erişimleri, eğitim faaliyetlerine katılmaları, sosyal ve kültürel etkinliklerden yararlanmaları ve sportif faaliyetlere katılmaları da bakım hizmetinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Her engelli birey için bireysel bakım ve rehabilitasyon planı hazırlanması öngörülüyor. Böylece merkezlerde kalan kişilerin ihtiyaçlarının tek tip bir uygulamayla değil, bireysel özellikleri ve ihtiyaçları dikkate alınarak karşılanması amaçlanıyor.

Evde bakım hizmeti de merkezlerin görev alanına girebilecek

Yönetmelik kapsamında özel bakım merkezlerinin, uygun şartları taşımaları halinde engelli bireyin kendi evinde bakım hizmeti sunabilmesine yönelik “evde bakım destek birimleri” oluşturabilmelerine de imkan sağlanıyor.

Bu uygulamayla kurumsal bakım yerine kişinin kendi yaşam alanında desteklenmesine yönelik hizmet modellerinin artırılması hedefleniyor.

Bakım merkezlerine devlet ödemesi nasıl yapılacak?

Yönetmelikte özel bakım merkezlerine Bakanlık tarafından yapılacak ödemelere ilişkin yeni hesaplama esasları da yer alıyor.

Gündüzlü bakım hizmetlerinde 8 saatlik hizmet için bakım ücretinin 10 bin gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpılmasıyla belirlenmesi öngörülüyor. Dört saatlik hizmette ise bunun yarısı esas alınacak.

Bakım merkezi personelinin engelli bireyin kendi evinde günlük üç saat bakım hizmeti vermesi halinde de 8 saatlik gündüz hizmeti için belirlenen hesaplama esasının uygulanması düzenleniyor.

24 saat yatılı bakım hizmetinde ise bakım ücretinin 20 bin gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpılması esasına bağlandığı görülüyor.

Bunun yanında bakım hizmetlerinin kalitesinin artırılması amacıyla Bakım Hizmetleri Kalite Standartları kapsamında belirli bir başarı düzeyine ulaşan merkezlere kalite teşviki uygulanabilecek. Ancak bakım ücreti ile kalite teşvikinin toplamı kişi başına iki net asgari ücret tutarını aşamayacak.

Öte yandan yönetmelik, Bakanlığın özel bakım merkezlerine belirli bir doluluk oranını veya hizmet alımını garanti etmediğini de açıkça ortaya koyuyor. Bu nedenle özel bakım merkezi açılması, merkezin devlet tarafından otomatik olarak belirli sayıda kişiye tahsis edileceği anlamına gelmiyor.

Merkezlerde çalışacak personel sayısı belirlendi

Özel bakım merkezlerinin personel yapısına ilişkin de ayrıntılı düzenlemeler getiriliyor.

Çalışma izni verilen merkezlerde en az bir meslek elemanı, bir sağlık personeli, dört bakım elemanı, bir temizlik personeli ve üç nöbet personelinin bulunması gerekiyor. Merkezin hizmet verdiği engelli grubuna ve kapasitesine göre bu personel yapısına ek uzmanlar da dahil edilebiliyor.

Yalnızca 0-18 yaş grubundaki çocuklara hizmet veren merkezlerde çocuk gelişim uzmanı bulunması gerekirken, zihinsel veya ruhsal engelli bireylere yönelik merkezlerde psikolog veya sosyal çalışmacı gibi uzmanların görev alması öngörülüyor.

Fiziksel engelli bireylere hizmet veren ve 60'ın üzerinde kapasiteye sahip merkezlerde ise fizyoterapist bulundurulması gerekiyor.

Yatılı bakım merkezlerinin 24 saat esasına göre çalışması nedeniyle bakım personelinin vardiyalı olarak görev yapması da düzenleniyor.

13 ile 72 kişi arasında hizmet veren merkezlerde bakım elemanı sayısının kalan kişi sayısının en az üçte biri oranında olması gerekiyor. 72 kişinin üzerindeki merkezlerde ise kapasite artışına bağlı olarak ilave bakım personeli çalıştırılması zorunlu tutuluyor.

Yemek hizmetlerinde de yeni standartlar var

Yatılı özel bakım merkezlerinde kalan bireylere günde en az üç ana öğün ve bir ara öğün verilmesi gerekiyor. Yemek listelerinin diyetisyen tarafından hazırlanması, doktor tarafından özel beslenme programı verilen kişilere bu programa uygun yemek sunulması öngörülüyor.

Gıda güvenliği açısından hazırlanan yemeklerden numune alınarak 72 saat süreyle saklanması da zorunlu tutuluyor.

Merkezler habersiz de denetlenebilecek

Yönetmelikle özel bakım merkezlerinin denetimine ilişkin hükümler de sıkılaştırılıyor.

Merkezler planlı denetimlerin yanı sıra gerektiğinde habersiz olarak da denetlenebilecek. Denetimlerde engelli bireylere sunulan bakım hizmetleri, personel durumu, fiziki koşullar, sağlık ve güvenlik tedbirleri, kayıtlar ve mali yükümlülükler incelenecek.

Tespit edilen eksikliklerin niteliğine göre merkeze süre verilerek eksikliklerin giderilmesi istenebilecek. Eksikliklerin giderilmemesi halinde idari para cezası uygulanabilecek. Verilen süre içerisinde sorunların giderilmemesi durumunda idari para cezalarının artırılması da mümkün olacak.

Engelli bireylere yönelik kötü muamele, istismar veya şiddet gibi ağır ihlallerde ise yalnızca idari yaptırım uygulanmasıyla yetinilmeyecek. Sorumlular hakkında adli ve idari süreçlerin başlatılması söz konusu olacak.

Bazı durumlarda merkezin faaliyetleri doğrudan durdurulabilecek

Yönetmelik, ağır ihlaller bakımından daha sert yaptırımlar getiriyor.

Gerekli izinler alınmadan bakım merkezi işletilmesi, merkezin izinsiz şekilde başka bir yere taşınması veya devredilmesi, gerçeğe aykırı belge ve beyanda bulunulması gibi durumlarda faaliyetlerin sona erdirilmesi gündeme gelebilecek.

Kurucu veya sorumlu müdürün engelli bireylere yönelik istismar ya da şiddet nedeniyle mahkum olması gibi ağır durumlarda da merkezin kapatılması mümkün olacak.

Faaliyeti Bakanlık tarafından sonlandırılan merkezlerin devrine ilişkin de kısıtlamalar getiriliyor. Ayrıca kapatılan bir merkezin kurucusunun yeniden özel bakım merkezi açmasının engellenebileceği durumlar bulunuyor.

Mevcut bakım merkezleri de yeni kurallara uyacak

Yeni yönetmelik yalnızca bundan sonra açılacak merkezleri kapsamıyor. Halen faaliyet gösteren özel bakım merkezlerinin de yeni düzenlemelere uyum sağlaması gerekiyor.

Özellikle fiziksel şartlara ilişkin bazı yeni standartlar için mevcut merkezlere geçiş süreci tanınıyor. Böylece mevcut kuruluşların yeni standartlara belirlenen süreler içinde uyum sağlaması amaçlanıyor.

Yeni yönetmelikle birlikte 4 Kasım 2016 tarihli önceki düzenleme yürürlükten kaldırılırken, özel bakım hizmetlerinin daha standart, denetlenebilir ve güvenli hale getirilmesi hedefleniyor.

Düzenlemenin merkezinde engelli bireyin hakları bulunuyor

Yeni düzenlemenin temel yaklaşımı yalnızca bakım hizmetinin nasıl verileceğini belirlemekle sınırlı değil. Engelli bireyin insan onuruna uygun biçimde yaşaması, mümkün olduğunca kendi kararlarını verebilmesi, tercih hakkının korunması, ayrımcılığa uğramaması, erişilebilir hizmetlerden yararlanması ve aile bağlarının korunması temel ilkeler arasında yer alıyor.

Özellikle çocuklar bakımından çocuğun üstün yararının gözetilmesi, engelli bireylerin istismar ve kötü muameleden korunması ve bakım hizmetlerinin kişinin bireysel ihtiyaçlarına göre planlanması öne çıkıyor.

Adana Çiftçiler Birliği Duyurdu: Boş Tırların Türkiye’ye Girişine İzin Çıktı
Adana Çiftçiler Birliği Duyurdu: Boş Tırların Türkiye’ye Girişine İzin Çıktı
İçeriği Görüntüle

Bu yönüyle yeni yönetmelik, özel bakım merkezlerini yalnızca barınma ve bakım hizmeti sunan kuruluşlar olmaktan çıkararak, engelli bireyin sağlık, eğitim, sosyal yaşam ve rehabilitasyon ihtiyaçlarını birlikte ele alan daha kapsamlı bir hizmet modeline bağlamayı amaçlıyor.

Düzenleme, bir taraftan engelli bireylerin ve ailelerinin hangi şartlarda özel bakım hizmetlerinden yararlanabileceğini yeniden tanımlarken, diğer taraftan özel bakım merkezi işletmecilerine daha ayrıntılı fiziki, personel, mali ve hizmet standartları getiriyor. Böylece özel bakım merkezlerinin faaliyetlerinin daha sıkı biçimde denetlenmesi ve hizmet kalitesinin yükseltilmesi hedefleniyor.

Muhabir: Yücel Bayluk