Giderek büyüyen ve geniş kitleleri mağdur eden bu finansal çalkantının basit bir ekonomik sorun olmadığını savunan Şevkin, yaşananları "yüzyılın skandalı ve yolsuzluğu" olarak tanımlayarak iktidarı ve ilgili kurumları şeffaf olmaya davet etti.
Milyarlarca Dolarlık Kayıp ve Toplumsal Etkileri
Meclis kürsüsünden kamuoyuna yansıyan karanlık tabloyu tüm çıplaklığıyla anlatan Dr. Şevkin, ortadan kaybolduğu iddia edilen tutarın yirmi milyar dolara ulaştığını ve bu devasa rakamın sadece bilinen kısmı yansıttığını dile getirdi. Borsa İstanbul cephesinde de yalnızca bir ay içinde yüz on altı buçuk milyar dolarlık ciddi bir değer kaybı yaşandığına dikkat çeken Adana Milletvekili, krizin yıkıcı etkilerine vurgu yaptı. Doğrudan zarar gören dört yüz elli beş binin üzerindeki yatırımcının yanı sıra, aileleriyle birlikte yaklaşık dört buçuk milyon insanın bu tablodan olumsuz etkilendiği belirtildi. Şevkin, kayıp yirmi milyar doların ne anlama geldiğini çarpıcı bir örnekle açıklayarak, bu meblağ ile Türkiye'deki on altı milyon emeklinin tamamına defalarca ikramiye dağıtılabileceğinin altını çizdi.
"Gözaltılar Fon Krizini Gölgeliyor" İddiası
Konuşmasının ilerleyen bölümlerinde Mersin'deki siyasi operasyonlara da değinen Şevkin, Cumhuriyet Halk Partili Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer'in meclisin açılış gününde gözaltına alınmalarını sert bir dille eleştirdi. Halkın oylarıyla göreve gelmiş yöneticilerin sabahın erken saatlerinde potansiyel suçlu muamelesi görerek evlerinden alınmasının kabul edilemez olduğunu belirten Şevkin, günlerce süren ifade işlemlerine tepki gösterdi. Bu operasyonların zamanlamasının tesadüf olmadığını savunan Şevkin, iktidarın milyarlarca dolarlık fon krizini ve artan toplumsal öfkeyi perdelemek amacıyla belediye başkanlarını itibarsızlaştırmaya çalıştığını, ancak halkın bu durumu gördüğünü ve gereken cevabı sandıkta vereceğini ifade etti.
İlgili Kurumlara Acil Soruşturma ve Kırmızı Bülten Çağrısı
Milyonlarca insanın hakkının birkaç kişinin üzerine yıkılarak dosyanın kapatılamayacağını savunan Şevkin, devletin tüm denetim ve soruşturma mekanizmalarını ivedilikle göreve çağırdı. Özellikle yurt dışına soğuk cüzdanlar aracılığıyla kayıt dışı para aktarıldığı yönündeki iddiaların titizlikle incelenmesi gerektiğini belirten Şevkin; Sermaye Piyasası Kurulu, Türkiye Varlık Fonu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ile MASAK'ın bu sürecin aydınlatılmasında birincil derecede sorumluluk taşıdığını hatırlattı. Sorumluluğu tespit edilen şahıslar için derhal kırmızı bülten süreçlerinin başlatılmasını talep eden Şevkin, yetkililerin meclis komisyonlarına gelerek dört buçuk milyon mağdurun hakkını savunması ve kamuoyuna dürüstçe hesap vermesi gerektiğini belirterek açıklamalarını noktaladı.





