Karasu, hem yazılı açıklamasında hem de Meclis’e verdiği soru önergesinde, Yalçın’ın sözlerini “talihsiz bir açıklamanın ötesinde” olarak nitelendirerek, Cumhuriyet’in kurucu değerlerine açık bir saygısızlık olarak değerlendirdi. Karasu, “Türkiye Cumhuriyeti, hiçbir kişi veya anlayışın hedef tahtası haline getirilemeyecek kadar büyük bir değerdir. Ali Yalçın’ın sarf ettiği sözler kabul edilemez ve kamu görevinden derhal çıkarılmalıdır” dedi.
“100 YILLIK NARKOZ” İFADESİNE SERT ELEŞTİRİ
Karasu, Ali Yalçın’ın “Anadolu 100 yıllık narkozdan çıkıyor” ifadelerini özellikle hedef alarak, bu tür açıklamaların yalnızca talihsiz olmadığını, aksine Türkiye’nin kurucu iradesine yönelik ciddi bir saldırı olduğunu vurguladı. Karasu açıklamasında, “Bu sözler, doğrudan bu ülkenin kurucu iradesine, Cumhuriyet’in tarihsel kazanımlarına ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde verilen bağımsızlık mücadelesine yönelmiş alçakça bir saygısızlıktır. ‘100 yıllık narkoz’ ifadesiyle anlatılmak istenen, bu toprakların özgürlüğe kavuşma mücadelesi, halkın kendi kaderine sahip çıkma iradesi ve bağımsız bir devlet kurma kararlılığıdır” dedi.
Karasu, sözlerine şu ifadelerle devam etti:
“Cumhuriyet; bu ülkenin nefesi, onuru ve tarihsel hafızasıdır. Üzerinde yürüdüğümüz yolların, çalıştığımız kurumların ve aldığımız her nefesin teminatıdır. Bu tür açıklamalar ne ilk, ne de son olacaktır. Ancak Cumhuriyet’e dönük her saldırı, toplumsal hafızamıza ve geleceğimize yönelen bir tehdittir.”
CUMHURİYET DÜŞMANLIĞININ AÇIK TEZAHÜRÜ
Karasu, açıklamasında AKP iktidarı döneminde benzer saygısız açıklamalara defalarca tanık olunduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Bu hadsiz, nankörce açıklamalara ne yazık ki alıştık. Bu bir zihniyet sorunudur. Cumhuriyet kurumlarında görev yapan, devlet maaşı alan ve bu ülkenin imkanlarıyla varlık bulan bir kişinin Cumhuriyet’i küçümsemesi ve hedef alması kabul edilemez. Bu yaklaşım, açık bir şekilde Cumhuriyet düşmanlığının tezahürüdür. Bir konfederasyon genel başkanının görevi, ülkeyi gerilim hatları üzerinden bölmek veya tarihsel kazanımları itibarsızlaştırmak değildir. Sendikalar ve konfederasyonlar, çalışanların haklarını korumalı ve sosyal adaleti güçlendirmelidir. Bu bağlamda, bugün kamuda tek ses ve tek çizgi dayatan bir anlayışın varlığı, AKP zihniyetinin ürünü olarak karşımıza çıkmaktadır.”
Karasu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kamuda görev yapan ve bu ülkenin imkanlarından faydalanan bir kişinin, Cumhuriyet’i hedef alan ifadelerle konuşması tesadüfi değildir. Bu bilinçli bir ideolojik hattın sonucudur. Bu zihniyet, devletten beslenip sonra kurucu değerlere dil uzatıyor. Böyle bir yaklaşım, kamuda asla kabul edilemez ve bu kişi derhal görevden alınmalıdır.”