Özellikle taşeron sisteminden geçiş yapan veya kurumsal yapılanma adı altında ücret yapısı değiştirilen işyerlerinde, ikramiyelerin ve sosyal hakların erimesine karşı yargıdan "dur" kararı geldi. Yargıtay, işçinin imzalı rızasının her durumda geçerli olmadığını belirterek, işverenin zam yapmama konusundaki keyfi uygulamalarına sınır getirdi.
Ücret Yapısı Değişikliği Bir "Feragat" Değildir
Hukuk Genel Kurulu'nun 2025/507 Esas sayılı kararı, işçilerin iş yerinde karşılaştığı en büyük sorunlardan birine parmak basıyor: "Ücretinizi sadeleştiriyoruz" denilerek imzalatılan belgeler. Yargıtay, bu tür belgelerin işçinin zam haklarından tamamen vazgeçtiği anlamına gelemeyeceğini, dolayısıyla bunların birer "esaslı değişiklik rızası" olarak kabul edilemeyeceğini hükme bağladı. Çalışanların, iş güvenliğini kaybetmemek adına baskı altında imzaladıkları bu tür belgelerin, uzun vadeli hak kayıplarında işveren lehine bir savunma aracı olarak kullanılması artık hukuken zorlaştı.
Hesaplamada "Brüt Ücret Oranı" Dönemi
Dava sürecinde, iş mahkemeleri ve Yargıtay daireleri arasında yaşanan "asgari ücret mi, brüt maaş mı?" tartışması da bu kararla nihayete erdi. Yüksek mahkeme, yan hakların (ikramiye, sosyal yardım vb.) asgari ücret artış oranına bağlanmasının hukuki dayanağının olmadığını belirtti. Hesaplamalarda baz alınması gereken tek kriter, işçinin söz konusu yan hakkı ilk kazandığı tarihteki "brüt maaşına oranı" oldu. Bu oran, işçinin kıdemi boyunca değişmez bir sabit olarak kabul edilecek ve güncel maaşına yansıtılacak. Böylece işçi, asgari ücret artışlarından ziyade, kendi ücret skalasındaki artıştan faydalanacak.
Sendikasız Çalışanlar İçin Kritik Uyarı
Toplu iş sözleşmesi (TİS) kapsamında olmayan ve bireysel sözleşmelerle çalışan milyonlarca işçi için bu karar bir güvence niteliği taşıyor. Sendikalı işçiler, TİS sayesinde enflasyonun üzerinde bir koruma kalkanına sahipken, sendikasız işçiler tamamen işverenin zam politikasına mahkûm kalabiliyordu. Yargıtay'ın bu kararı, işverenin "zam yapmama" yetkisini sınırlamıyor ancak "geçmişteki hak edişleri sıfırlama" girişimlerini engelliyor. İşçiler, emeklilik veya iş akdinin feshi durumunda, maaş bordrolarındaki "diğer" veya "yan ödeme" kalemlerini bu yeni yargı içtihadı ışığında yeniden hesaplatma hakkına sahip oldular.