Kasım Gülek Alt Geçidi’nde hayata geçirilen altyapı uygulamalarının örnek alınması gerektiğini belirten Saygıdeğer, Vali Mustafa Yavuz’un çalışmaları yakından takip etmesinin ve yağış dönemlerinde altyapının işlevini yerine getirmesinin önemine işaret etti. Adana genelinde her mahalle ve sokak için risk planı hazırlanması çağrısında bulundu.
Adana’da aşırı yağışlara karşı alınması gereken önlemler, kentleşme ve altyapı planlamasının önemli başlıkları arasında yer alıyor. Seyhan Nehri, sulama kanalları ve geniş Çukurova Ovası’yla iç içe olan kentte, yoğun yağışların oluşturabileceği risklerin yalnızca yağmur suyu hatlarıyla sınırlı değerlendirilmemesi gerekiyor. Su baskını ihtimali, trafik yoğunluğu, alt geçitlerin durumu ve acil müdahale araçlarının ulaşımı bir bütün olarak ele alınmalı.
5 Ocak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sefa Saygıdeğer’in değerlendirmesine göre Adana’da yapılması gereken, yağış sonrasında sorunlara müdahale etmekle yetinmek değil, olası tehlikeleri önceden belirleyerek etkili önlemleri hayata geçirmek. Bunun için her mahallenin, her sokağın ve kritik altyapı noktasının kendi koşullarına göre incelenmesi önem taşıyor.
Kasım Gülek Alt Geçidi Örnek Alınmalı
Adana’da ulaşım ve altyapı yatırımları değerlendirilirken Kasım Gülek Alt Geçidi önemli bir örnek olarak öne çıkıyor. Eski Kasım Gülek Köprüsü’nün yerine hızlı tren projesi kapsamında gerçekleştirilen alt geçit ve köprü-kavşak düzenlemesi, kentin ulaşım altyapısının yenilenmesi açısından dikkat çekiyor.
Bu noktada, yalnızca trafik akışının sağlanması değil, yoğun yağışlarda suyun güvenli biçimde tahliye edilmesi de büyük önem taşıyor. Vali Mustafa Yavuz’un Kasım Gülek Alt Geçidi’ndeki çalışmaları yakından takip etmesi ve altyapıyla bizzat ilgilenmesi, kamu yatırımlarında denetimin ve sorumluluk takibinin önemini ortaya koyuyor.
Geçtiğimiz yağışlarda bölgede su birikintisi oluşmaması, altyapının işlevi ve yağmur suyu yönetimi açısından dikkat çeken bir örnek olarak değerlendiriliyor.
Kasım Gülek Alt Geçidi’nde ortaya konulan yaklaşım, Adana’daki diğer ulaşım ve altyapı projeleri için de örnek alınmalı. Yeni projelerde drenaj sistemleri, yağmur suyunun tahliyesi ve aşırı yağışlara karşı dayanıklılık, proje aşamasından itibaren dikkate alınmalı. Mevcut yatırımların performansı da yağışlı dönemlerde düzenli olarak izlenmeli.
“Suyun Hafızası Var”: Doğal Su Yolları Korunmalı
Adana’nın altyapı sorunlarını değerlendirirken suyun doğal akış güzergâhlarının korunması göz ardı edilmemeli. Dere yataklarının daraltılması, toprağın geniş alanlarda betonla kaplanması ve doğal su yollarının yapılaşmaya açılması, suyun hareketini ortadan kaldırmıyor; aksine bazı bölgelerde taşkın riskini artırabiliyor.
Bu nedenle kentin geçmişte su baskını yaşanan bölgeleri ayrıntılı biçimde incelenmeli. Yağışlarda suyun biriktiği sokaklar, kavşaklar, tıkanan mazgallar, yetersiz yağmur suyu hatları ve dere geçişleri belirlenerek dijital risk haritalarına işlenmeli.
Seyhan’dan Yüreğir’e, Çukurova’dan Sarıçam’a kadar bütün yerleşim alanları ayrı ayrı değerlendirilmeli. Her bölgenin altyapı kapasitesi, doğal su akış güzergâhları ve ulaşım özellikleri dikkate alınarak uygulanabilir önlemler belirlenmeli.
Adana’da Sel Riski Ve Trafik Yoğunluğu Birlikte Ele Alınmalı
Yoğun yağış sırasında Adana’da yaşanabilecek sorunların başında su baskınlarının yanı sıra ulaşımın aksaması da geliyor. Yollarda su birikmesi, görüş mesafesinin azalması ve araç yoğunluğunun artması, sürücüler için tehlike oluşturabiliyor.
Özellikle alt geçitler ve kritik kavşaklarda yaşanabilecek su birikintileri, trafik akışını yavaşlatabilir. Bunun yanı sıra yolların kapanması veya ulaşımın aksaması, acil müdahale ekiplerinin olay yerine ulaşmasını da zorlaştırabilir.
Bu nedenle yağmur suyu yönetimi, trafik planlaması ve afet müdahalesi birbirinden bağımsız düşünülmemeli. Yağışlı günlerde hangi yolların risk altında olduğu önceden belirlenmeli, gerekli durumlarda alternatif güzergâhlar oluşturulmalı ve vatandaşların doğru biçimde bilgilendirilmesini sağlayacak sistemler kurulmalı.
Yağmur Suyu Hatları Ve Kritik Altyapılar Denetlenmeli
Adana’da su baskınlarına karşı alınacak önlemler yalnızca yeni yatırımlarla sınırlı kalmamalı. Mevcut kanalizasyon ve yağmur suyu hatları da düzenli olarak kontrol edilmeli, altyapının kapasitesi güncel bilimsel veriler ışığında değerlendirilmelidir.
Elektrik hatları, trafo merkezleri, doğal gaz sistemleri ve iletişim altyapıları da olası su baskınlarına karşı incelenmeli. Riskli bölgelerde erken uyarı sistemleri kurulmalı, kritik ulaşım noktaları için müdahale ve tahliye planları hazırlanmalı.
Altyapıdan sorumlu kurumların koordinasyon içinde çalışması da bu sürecin temel unsurlarından biri olmalı. Belirlenen her riskli nokta için sorumlu kurum, yapılacak çalışma ve hedeflenen tamamlanma takvimi netleştirilmeli. Planlanan çalışmaların kamuoyuyla paylaşılması, sürecin şeffaf biçimde takip edilmesine katkı sağlayacaktır.
Betonlaşmaya Karşı Yeşil Alan Ve Geçirgen Yüzey Önerisi
Kentleşme planlarında doğal alanların korunması, Adana’nın yağışlara karşı dayanıklılığını artırabilecek adımlar arasında yer alıyor. Betonlaşmanın yoğun olduğu bölgelerde geçirgen yüzeylerin ve yeşil alanların artırılması, suyun toprakla buluşmasına imkân tanıyan uygulamaların yaygınlaştırılması önem taşıyor.
Dere yatakları ve doğal su yolları korunmalı; yeni yapılaşma kararlarında bölgenin jeolojik, hidrolojik ve altyapısal özellikleri dikkate alınmalı. Böylece yalnızca mevcut sorunlara müdahale etmek yerine, gelecekte ortaya çıkabilecek risklerin de azaltılması hedeflenmeli.
Adana İçin Sokak Sokak Risk Haritası Hazırlanmalı
Adana’nın aşırı yağışlara karşı daha dirençli bir kent haline gelebilmesi için genel değerlendirmelerin somut bir eylem planına dönüştürülmesi gerekiyor. Her mahalle ve sokakta risk analizi yapılması, altyapı eksikliklerinin haritalandırılması ve kritik ulaşım noktalarının belirlenmesi bu planın temelini oluşturmalı.
Kasım Gülek Alt Geçidi’nde altyapının yakından takip edilmesi ve yağışlı dönemlerde gösterdiği performans, benzer projelerin değerlendirilmesi bakımından yol gösterici olabilir. Bu deneyim, Adana’nın diğer bölgelerinde de yağmur suyunu güvenli biçimde yöneten, trafik akışını koruyan ve olası risklere karşı önceden hazırlık yapan altyapı uygulamalarının geliştirilmesinde değerlendirilmelidir.
Adana için artık yalnızca yağmur yağdığında harekete geçmek değil, yağış başlamadan önce hazırlıklı olmak gerekiyor. Bilimsel verilerle hazırlanmış risk haritaları, düzenli altyapı denetimleri, korunmuş doğal su yolları ve koordineli müdahale planları, kentte yaşanabilecek olumsuzlukların azaltılması açısından önem taşıyor.
Unutulmamalı ki mesele yalnızca ne kadar yağmur yağdığı değil, kentin bu suyu ne kadar güvenli yönettiğidir. Kasım Gülek Alt Geçidi gibi örneklerin değerlendirilmesi, başarılı altyapı uygulamalarının yaygınlaştırılması ve her mahalle için somut risk planları hazırlanması, Adana’nın geleceği açısından önemli bir adım olacaktır.




