Çevre

Adana’da Plastik Atık Alarmı

The Guardian’ın araştırması ve bilimsel veriler, geri dönüşüm tesisleri çevresindeki kanallarda mikroplastik yoğunluğunu katladı.

Avrupa ve Birleşik Krallık’tan Türkiye’ye gönderilen plastik atıkların Adana’daki geri dönüşüm bölgelerinde oluşturduğu çevresel riskler uluslararası araştırmaya konu oldu. İngiltere merkezli The Guardian gazetesinin Adana’da gerçekleştirdiği inceleme ile bilimsel araştırmalar, geri dönüşüm tesislerinin bulunduğu bölgelerdeki su kanallarında yüksek miktarda mikroplastik tespit edildiğini ortaya koydu. Bulgular, Türkiye’nin en verimli tarım merkezlerinden Çukurova’da çevre, tarım ve gıda güvenliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

ÇUKUROVA’NIN TARIM DAMARLARINDA MİKROPLASTİK TEHDİDİ

Mehmet Efe Altay’ın Nefes Gazetesi’nde yaptığı, www.bundle.app/tr de Gazete Oksijen’i kaynak göstererek yaptığı haberde; Adana’daki geri dönüşüm tesislerinin çevresindeki su yollarında yapılan incelemelerde, plastik atıklardan kaynaklanan mikroplastik parçacıklarının yoğunluğunun dikkat çektiği belirtiliyor. Araştırmacılar, tesislerin bulunduğu bölgenin üst ve alt kesimlerinden aldıkları su örneklerini karşılaştırdı. Environmental Monitoring and Assessment dergisinde yayımlanan bilimsel çalışmaya göre, geri dönüşüm bölgesinin aşağı kesimlerindeki mikroplastik yoğunluğu bazı noktalarda yukarı bölgelere göre 10 kat arttı. Bazı örneklerde ise bu farkın 132 kata kadar yükseldiği belirlendi. Analizlerde litre başına 16,5 ile 2 bin 174,5 arasında mikroplastik parçacığı tespit edilirken, kanal sistemiyle taşınan mikroplastik miktarının saatte milyarlarca parçacığa ulaşabileceği hesaplandı.

KİRLİLİK SEYHAN NEHRİ ÜZERİNDEN AKDENİZ’E TAŞINIYOR

Araştırmada, geri dönüşüm tesisleri çevresindeki plastik kalıntılarının yağışlarla birlikte su yollarına taşındığı ve bu kanalların Çukurova’daki tarım alanlarını besleyen sulama sistemleriyle bağlantılı olduğu belirtildi. Uzmanlara göre, Adana’nın da içinde bulunduğu Çukurova Ovası’nda tarımsal üretimde kullanılan su kaynaklarının plastik kirliliğine maruz kalması; pamuk, narenciye, mısır ve diğer tarım ürünleri açısından çevresel risk oluşturuyor. Su yolları aracılığıyla taşınan plastik parçacıklarının Seyhan Nehri üzerinden Akdeniz’e ulaştığı, bunun da deniz ekosistemindeki plastik birikimini artırabileceği ifade edildi.

ADANA, AVRUPA’NIN PLASTİK ATIK ROTASINDA MERKEZ HALİNE GELDİ

The Guardian’ın aktardığı verilere göre, Çin’in 2018 yılında plastik atık ithalatını durdurmasının ardından Türkiye, Avrupa ve Birleşik Krallık’tan gönderilen plastik atıkların başlıca adreslerinden biri oldu. Türkiye’ye 2025 yılında yalnızca Avrupa Birliği ülkeleri ve Birleşik Krallık’tan 642 bin tondan fazla plastik atık gönderildi. Bunun 139 bin tonunu Birleşik Krallık kaynaklı atıklar oluştururken, Avrupa Birliği ülkelerinden yapılan gönderimler 503 bin tonu aştı. Araştırmada, Türkiye’ye gelen plastik atıkların önemli bölümünün Adana’daki geri dönüşüm tesislerinde işlendiği belirtilirken, kentteki tesislerin çevresel altyapı kapasitesi üzerindeki baskıya dikkat çekildi.

ANALİZLERE GÖRE 13 İNGİLİZ ŞİRKETTEN 545 SEVKİYAT

Uluslararası akademik literatürde çevre bilimleri alanında çok popüler olan Çevre İzleme ve Değerlendirme (Environmental Monitoring and Assessment) isimli bilimsel derginin The Guardian için hazırladığı analize göre, Mayıs 2021 ile Temmuz 2024 arasında 13 İngiliz şirketi tarafından Adana’daki geri dönüşüm bölgesinde bulunan tesislere 545 ayrı sevkiyat gerçekleştirildi. Bu sevkiyatlarla yaklaşık 52 bin ton evsel ve ticari plastik atığın Türkiye’ye gönderildiği bildirildi. Araştırmada, şirketlerin yasa dışı işlem yaptığına ilişkin bir tespit bulunmadığı ancak ihracatçı firmaların gönderilen atıkların çevreye zarar vermeden geri dönüştürülmesinden sorumlu olduğu vurgulandı.

UZMANLAR SIKI DENETİM VE İTHALAT ÇAĞRISI YAPIYOR

Çevre uzmanları, plastik atık yönetiminde daha güçlü denetim mekanizmalarının kurulması gerektiğini belirtiyor. Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi’nden deniz biyoloğu Sedat Gündoğdu, mikroplastik içeren atık suların sulama kanallarına ulaşmasının tarım ve gıda güvenliği açısından ciddi bir risk oluşturduğunu ifade etti. Gündoğdu, geri dönüşüm tesislerinde mikroplastik filtreleme sistemlerinin zorunlu hale getirilmesi ve tarım bölgelerine yapılan tüm atık su deşarjlarının bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli şekilde denetlenmesi gerektiğini söyledi.

YENİ AB DÜZENLEMESİ TÜRKİYE’YE YÖNELİK BASKIYI ARTIRABİLİR

Avrupa Birliği’nin kasım ayından itibaren plastik atıkların büyük bölümünün OECD üyesi olmayan ülkelere gönderilmesini sınırlandıracak yeni düzenlemesi de tartışmaları artırdı. Çevre örgütleri, Türkiye’nin OECD üyesi olması ve Avrupa’nın en büyük plastik atık alıcılarından biri konumunda bulunması nedeniyle yeni uygulamanın Türkiye’ye yönelen atık miktarını artırabileceği uyarısında bulunuyor. Adana’da ortaya çıkan mikroplastik kirliliği tartışması, geri dönüşüm sektörünün ekonomik boyutunun yanı sıra çevresel sürdürülebilirlik ve tarım güvenliği açısından da yeni önlemlerin gerekliliğini gündeme getiriyor.