Bitki Koruma Bölümü mezunu olan genç arıcı, yıl boyunca arılarının ihtiyaç duyduğu iklim ve bitki örtüsüne uygun bölgelere giderek üretim yapıyor. Kaplan’ın arıcılık yolculuğu, Adana’dan başlayıp Türkiye’nin farklı şehirlerine uzanıyor.
Çocukluğundan Beri Arıların İçinde
Latife Gül Kaplan’ın arıcılıkla tanışması çocukluk yıllarına dayanıyor. Babasından öğrendiği mesleği zaman içinde geliştiren Kaplan, üniversite eğitiminin ardından da arıcılığa yöneldi.
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Bitki Koruma Bölümü’nden mezun olduktan sonra Kozan’da ailesinin yanına dönen Kaplan, aldığı eğitim ve sertifikaların ardından arıcılığı profesyonel olarak sürdürmeye karar verdi.
Kaplan, mesleğinin ailesinden kendisine miras kaldığını belirterek, “Mesleğim aslında bize babadan gelen bir meslek. Babamız bizim ilk öğretmenimiz” ifadelerini kullandı.
250 Kovanla Başladı, 1000 Kovaya Ulaştı
Genç arıcı, Tarım ve Orman Bakanlığının kırsal kalkınma desteği kapsamında hazırladığı projeden yararlanarak 250 kovan ve ekipmanla işine başladı.
Zaman içerisinde arıcılık faaliyetini büyüten Kaplan, bugün 1000 kovanla üretim yapıyor.
Kaplan, arıcılığın ciddi emek ve fedakarlık isteyen bir meslek olduğunu belirterek, gece gündüz çalıştıklarını söyledi.
“Gece Gündüz Çalışıyoruz”
Arıların taşınması nedeniyle çalışma saatlerinin de alışılmışın dışında olduğunu anlatan Kaplan, özellikle kovanların gece taşındığını belirtti.
Genç arıcı, “Arıları gece yüklemek zorundayız. Yeri geliyor erkek gibi çalıştığım anlar oluyor. 7 gün 24 saat gece gündüz çalışıyoruz” dedi.
Arıcılığın zorluklarının fazla olduğunu ifade eden Kaplan, buna rağmen sevdiği işi yaptığı için yaşanan sıkıntıların kendisine farklı gelmediğini dile getirdi.
Arıların Peşinden Türkiye’yi Dolaşıyor
Kaplan’ın arıcılığındaki en dikkat çekici noktalardan biri ise yıl boyunca farklı bölgelere seyahat etmesi.
Arıların verimli çalışabilmesi için iklim ve bitki örtüsünün uygun olduğu yerlere gittiklerini anlatan Kaplan, üretim sezonuna göre farklı şehirlerde bulunuyor.
Adana’dan Muğla’ya, Şanlıurfa’dan Kayseri’ye ve İzmir’e kadar birçok bölgeye gittiklerini belirten Kaplan, esprili bir ifadeyle “81 ilin 81’ini geziyoruz” dedi.
Arıların uygun bitki örtüsü bulunan bölgelere taşınması nedeniyle zaman zaman sabaha kadar süren yolculuklar yaptıklarını anlatan genç arıcı, “İnsan sevdiği meslekte bahar buluyor. Sevdiği mesleği yapınca zorluğu kalmıyor” ifadelerini kullandı.
“Bir İnsanın Emri Altında Çalışmak Bana Göre Değil”
Kendi işini kurmayı tercih eden Kaplan, masa başında veya maaşlı bir işte çalışmak yerine kendi mesleğini yapmayı seçti.
Kaplan, bu tercihini “Bir insanın emri altında çalışmak pek bana göre değil” sözleriyle anlattı.
Kendi emeğiyle üretmenin kendisi için daha önemli olduğunu belirten genç arıcı, mesleğinde önceliğinin yalnızca maddi kazanç olmadığını vurguladı.
“Bir meslek yapıyorsan öncelikle beklentin para veya maddiyat değildir. Sevgidir, emektir, çabadır” diyen Kaplan, arıcılığın hem zorluklarını hem de mutluluğunu birlikte yaşadığını ifade etti.
“Arı Kolonisi Bebek Demek”
Rengarenk boyanmış kovanlarıyla da dikkat çeken Kaplan, her kovanın kendileri açısından ayrı bir anlam taşıdığını söyledi.
Kovanların kendi tercihi doğrultusunda farklı renklere boyandığını belirten genç arıcı, her birinde bir anı bulunduğunu ifade etti.
Arı kolonilerine yaklaşımını ise çocuk yetiştirmeye benzeten Kaplan, “Arı kolonisi, bebek demek. Bebeğe nasıl bakıyorsanız onunla öyle ilgilenmelisiniz ki verimini alabilesiniz” dedi.
Bu nedenle arılarını götürdükleri bölgelerde önceliklerinin kolonileri korumak olduğunu belirten Kaplan, üretimin sağlıklı şekilde devam etmesi için büyük hassasiyet gösterdiklerini söyledi.
Arılar Doğanın Düzeni İçin Büyük Önem Taşıyor
Genç arıcı, arıların yalnızca bal üretimindeki rolüne değil, doğadaki işlevlerine de dikkat çekti.
Arıların doğadaki düzen açısından önem taşıdığını belirten Kaplan, insanların arıcılığın üretim ve doğa açısından taşıdığı değeri daha iyi anlaması gerektiğini ifade etti.
Zaman zaman farklı bölgelerde arıcılara yönelik yanlış değerlendirmelerle karşılaştıklarını anlatan Kaplan, çalışmalarının temel amacının üretim olduğunu söyledi.
Hedefi Doğallığı Yaşatmak
Çocukluğundan bu yana arıcılığın içinde büyüyen Latife Gül Kaplan, üniversitede aldığı eğitimle aileden gelen deneyimini birleştirerek kendi işini kurdu.
250 kovanla başladığı arıcılıkta 1000 kovana ulaşan Kaplan, Türkiye’nin farklı bölgelerinde üretimine devam ederken genç yaşta kendi mesleğini seçmesiyle de dikkat çekiyor.
Kaplan’ın hikayesi, eğitim sonrasında farklı bir kariyer yolu tercih ederek aileden gelen bir mesleği profesyonel biçimde geliştiren gençlerin dikkat çeken örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.




