Çukurova'nın kavurucu sıcağı etkisini giderek artırırken, Adana Valiliği vatandaşları yaşanabilecek sağlık krizlerine karşı uyardı. Yükselen sıcaklık ve nem oranlarının insan bedeni üzerinde ciddi tahribatlara yol açabileceğine dikkat çekilen resmi açıklamada, özellikle vücudun terleme mekanizmasının yetersiz kaldığı durumlarda beynin ve diğer hayati organların kalıcı hasar görebileceği vurgulandı.
Risk Grubundaki Vatandaşlara Özel Çağrı
Valilik açıklamasında, artan hava sıcaklıklarının toplumun her kesimini aynı ölçüde etkilemediği, bazı grupların çok daha dikkatli olması gerektiği belirtildi. Yalnız yaşayan altmış beş yaş üstü vatandaşlar, dört yaşından küçük bebekler ve hamilelerin bu tehlikeli dönemi en hafif şekilde atlatabilmesi için ekstra özen göstermesi gerekiyor. Bunların yanı sıra açık alanda bedensel güç gerektiren işlerde çalışan işçiler, aşırı kilolu bireyler, kronik rahatsızlığı bulunanlar ve sürekli ilaç kullanmak zorunda olan hastaların sıcağa karşı çok daha savunmasız olduğu hatırlatıldı. Özellikle yalnız yaşayan yaşlıların ve kronik hastaların günde en az iki kez sıcak çarpması belirtileri yönünden çevreleri tarafından kontrol edilmesinin hayati bir zorunluluk olduğu ifade edildi.
Günün En Tehlikeli Saatlerinde Dışarı Çıkmayın
Günlük yaşantıda alınması gereken tedbirlerin en başında saat planlaması geliyor. Valilik yetkilileri, güneş ışınlarının yeryüzüne en dik açıyla ulaştığı sabah on ile öğleden sonra dört arasındaki zaman diliminde mecbur kalınmadıkça kesinlikle sokağa çıkılmaması ve denize girilmemesi gerektiğini belirtiyor. Dışarıda bulunmak zorunda olan vatandaşların ise açık renkli, bol kesimli ve nefes alabilen pamuklu kumaşları tercih etmesi, geniş kenarlı şapka ve güneş gözlüğü kullanımıyla güneşin zararlı etkilerinden korunması tavsiye ediliyor. Ayrıca ebeveynlerin ve araç sahiplerinin; çocukları, bebekleri veya evcil hayvanları park halindeki araçlarda kısa süreliğine bile olsa asla yalnız bırakmamaları gerektiğinin altı koyu bir şekilde çiziliyor. Araç içi sıcaklıkların, klima kapandıktan saniyeler sonra bile sera etkisiyle ölümcül seviyelere ulaşabildiği gerçeği bir kez daha hatırlatılıyor.
Sofralarda ve Sıvı Tüketiminde Yaz Düzeni
Kavurucu sıcaklarda beslenme alışkanlıklarının da mevsime uygun hale getirilmesi büyük önem taşıyor. Uzmanlar, susuzluk hissi beklenmeksizin günde ortalama iki buçuk litre su tüketilmesinin vücut dengesi için şart olduğunu ifade ediyor. Terlemeyle vücuttan atılan mineralleri geri kazanmak için idrar söktürücü özelliği olan çay, kahve ve asitli içecekler yerine; taze sıkılmış meyve suları, süt ve tuzlu ayran tüketimine ağırlık verilmesi isteniyor. Sofralarda ise ağır yağlı yiyecekler ve sindirimi zor kızartmaların yerini haşlama, ızgara veya kendi suyunda pişmiş hafif sebze yemeklerinin alması gerektiği sıklıkla dile getiriliyor.
Sıcak Çarpmasına Karşı İlk Yardım Bilinci
Aşırı sıcağın insan bedeni üzerindeki en yıkıcı ve ani etkisi olan güneş çarpması konusunda da vatandaşların bilinçli olması isteniyor. Vücut ısısının aniden kırk bir derecelere kadar fırladığı, terlemenin tamamen durarak derinin kuruduğu ve kızardığı bu acil durumlarda hastanın bilincinin hızla kapanabileceği belirtiliyor. Böyle bir kriz tablosuyla karşılaşıldığında hastanın derhal serin ve hava akımı olan bir yere alınarak vantilatör veya ıslak havlularla soğutulmaya çalışılması, ancak bilinci kapalıysa boğulma tehlikesine karşı kesinlikle sıvı içirilmeye zorlanmadan en yakın acil servise ulaştırılması gerekiyor.
Daha hafif seyreden sıcak bitkinliği veya kas krampları gibi durumlarda ise kişinin serinletilmesi, sırt üstü yatırılıp bacaklarının havaya kaldırılması ve yudum yudum sıvı takviyesi verilmesiyle durumun kontrol altına alınabileceği yetkililer tarafından önemle hatırlatılıyor. Son olarak, güneş yanıklarında toplum arasında yaygın olan yoğurt, salça veya diş macunu sürmek gibi son derece yanlış ve tehlikeli uygulamalardan kaçınılması, bunun yerine tıbbi nemlendirici losyonlar kullanılarak cildin rahatlatılması gerektiği belirtiliyor.