5ocakgazetesi.com
Geleneksel yöntemlerle yeraltı sularını çekmek için yüksek elektrik faturası ödeyen veya jeneratörlere tonlarca mazot döken çiftçiler için güneş panelleri tam anlamıyla bir can simidi oldu. Akdeniz ikliminin sunduğu günlük ortalama 5-6 saatlik yüksek güneşlenme süresi, panellerin verimliliğini zirveye taşıyor. Kurulan dalgıç pompa ve fotovoltaik sistemler sayesinde şebekeden tamamen bağımsız hale gelen üreticiler, yatırımlarını 2 ila 4 yıl gibi kısa bir sürede amorti ederek sonraki yıllarda sulama maliyetini tamamen ortadan kaldırıyor. Pamuk, narenciye ve mısır gibi çok su isteyen stratejik ürünlerin maliyeti düşerken, çiftçinin rekabet gücü artıyor.
Devlet Destekleri ve Taşınabilir GES Dönemi
Bu yeşil dönüşüm sadece büyük tarım işletmeleriyle sınırlı kalmıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın Adana kırsalında yürüttüğü "Kırsal Dezavantajlı Alanlar Kalkınma Projesi (KDAKP)" kapsamında, küçük ölçekli üreticilere ve göçer hayvancılıkla uğraşanlara yönelik "Taşınabilir Güneş Enerji Sistemi" hibe programları devreye alındı. Tufanbeyli, Saimbeyli, Feke, Kozan, Karaisalı ve Aladağ gibi ilçelerde elektrik şebekesinin ulaşmadığı noktalarda üretim yapan çiftçiler, yüzde yüze varan hibe destekleriyle hem aydınlatma hem de küçük çaplı sulama ihtiyaçlarını güneşten karşılamaya başladı.
Avrupa'nın İlki Adana'da Gerçekleşti
Bölgedeki GES yatırımları tarımla sınırlı kalmayıp devasa mühendislik başarılarına da ev sahipliği yapıyor. Bölgede yakın zamanda devreye alınan İSKEN SUGES projesi kapsamında, yüzde 60 gibi son derece dik eğimli bir arazide çelik halatlar üzerine kurulan 12 Megavatlık (MW) güneş enerjisi modülleri, Avrupa'da ve Türkiye'de bir ilk olma özelliği taşıyor. Klasik sistemlerin uygulanamadığı zorlu arazi şartlarında, toprağa zarar vermeyen ve bitki örtüsünün büyümesine engel olmayan bu "havada asılı" doğa dostu model, yılda binlerce ton karbon emisyonunu engelleyerek Çukurova'nın ekolojik dengesini koruyor.
Adana'nın verimli ovalarından Torosların zirvelerine kadar yayılan bu güneş enerjisi seferberliği, kenti sadece bir tarım şehri olmaktan çıkarıp, kendi enerjisini üreten ve doğayla barışık bir "yeşil endüstri" merkezine dönüştürüyor. Uzmanlar, güneş enerjisi yatırımlarının artarak devam etmesi halinde, Adana'nın Türkiye'nin enerji bağımsızlığı vizyonunda en büyük kilit taşı olacağını vurguluyor.