Adana’nın Saimbeyli ilçesinde yaklaşık 20 yıl önce başlayan sumak üretimi, bugün önemli bir ekonomik değere dönüştü. İlçede “Sumakçı Dede” olarak tanınan Hazım Ak’ın meyve vermeyen yabani erkek sumak ağaçlarına yaptığı aşılarla başlayan üretim, oğlu Naci Ak tarafından sürdürülüyor. Hasadı başlayan yayla sumağının kilosu bu yıl 800 ila 900 liradan alıcı buluyor.
Saimbeyli’nin dağlık kesimlerinde ve bahçelerde kendiliğinden yetişen ancak meyve vermeyen yabani sumak ağaçlarını ekonomiye kazandırmak isteyen Hazım Ak, yaklaşık 20 yıl önce bu ağaçlar üzerinde çalışma başlattı. Ak, erkek sumak ağaçlarına göz aşısı uygulayarak verimli hale getirdi.
Hazım Ak’ın vefatının ardından oğlu Naci Ak, babasından kalan bahçelere sahip çıkarak sumak üretimini devam ettirdi. Yıllar önce yapılan çalışmaların sonucunda verimli hale gelen ağaçlarda bu yılın hasadı da başladı.
Sumaklar tek tek toplanıyor
Olgunlaşan sumak salkımları, hasat döneminde tek tek toplanıyor. Toplanan salkımlar daha sonra güneşte kurumaya bırakılıyor. Kurutma işleminin ardından taneler salkımlarından ayrılıyor ve değirmenlerde öğütülerek toz sumağa dönüştürülüyor.
Naci Ak, babasının yaklaşık 20 yıl önce başlattığı çalışmanın bugün üretime dönüştüğünü belirterek, yabani erkek sumakların aşılanmasının Saimbeyli’de yeni bir üretim alanı oluşturduğunu söyledi.
Ak, “Sumakçı Dede, dünyada ilk defa yabani, ürün vermeyen erkek sumak ağaçlarına aşı yapan babam. Kemikli göz aşısı yaptı. Bunlar yaklaşık 20 yıl önceydi. Babam hem kendi bahçemizde hem de çevredeki dağlarda bulunan erkek sumakları aşıladı. Şimdi bu ağaçlar verimli hale geldi ve hasadını yapıyoruz” dedi.
Kirazın yerine sumak üretimine geçtiler
Daha önce uzun yıllar bahçelerinde kiraz üretimi yaptıklarını anlatan Ak, ürünün ekonomik değerindeki sorunlar nedeniyle zamanla sumak üretimine yöneldiklerini ifade etti.
Ak, “Kirazın ekonomik değeri, ihracat sıkıntısı ve raf ömrünün kısa olması nedeniyle sorunlar yaşadık. Bahçenin içinden sürekli erkek sumaklar çıkıyordu. Bunlara ilk aşıyı yaptık. Daha sonra sumak üretimine döndük. Şimdi örnek sumak bahçeleriyle ilçemizde sumak üretimini ekonomiye kazandırdık” diye konuştu.
“Erken toplanırsa ekonomik değeri düşüyor”
Sumak hasadında doğru zamanlamanın büyük önem taşıdığını vurgulayan Naci Ak, ürünün tam olgunlaşmadan toplanması halinde hem renginin hem de ekşisinin istenilen seviyeye ulaşmadığını söyledi.
Normal şartlarda hasada eylül ayında başladıklarını belirten Ak, bu yıl yağışlar nedeniyle hasadın ekim ayına kaldığını ifade etti.
Ak, “Salkımların ve tanelerin olgunluğa ulaşması, kırmızı-mor rengini bulması gerekiyor. Çekirdeğin içindeki çekirdek de sertleşmeli. Erken toplanırsa ekonomik değeri düşük oluyor, ekşisi az oluyor. Rengi de bozuk çıkıyor. Normalde eylül ayında hasat yapılması gerekiyor. Bu yıl yağışlar nedeniyle ekim ayında hasat gerçekleşti” dedi.
Salkımından çekirdeğine kadar değerlendiriliyor
Saimbeyli’de yetişen sumağın farklı kentlerden yoğun talep gördüğünü belirten Ak, ürünün yalnızca toz sumak olarak değil, farklı şekillerde de değerlendirildiğini söyledi.
Kahramanmaraş, Gaziantep ve Şanlıurfa’dan özellikle salkım halinde sumak talebi geldiğini anlatan Ak, bazı üreticilerin salkımları ıslatarak ekşisini çıkardığını, geriye kalan salkımların ise yeniden değerlendirilerek kebapçılarda kullanılan sumağa dönüştürüldüğünü aktardı.
Ak, Saimbeyli sumağının doğal yapısı nedeniyle ekonomik değerinin yüksek olduğunu belirterek, “Kahramanmaraş, Gaziantep ve Şanlıurfa salkım halinde bunu alıyor. Salkımları ıslatıyorlar, ekşisini çıkarıyorlar. Güneşte 15-20 gün akıt yapıyorlar. Geriye kalan, ekşisi az olan salkımları da sumak yapıyorlar. O kebapçı sumağı. Bu şu anda saf yayla sumağı. Organik sumak olduğu için ekonomik değeri yüksek. Bu yıl kilosu 800-900 TL civarında. Çekirdeğini bile alıyorlar” diye konuştu.
Akademisyenler de incelemeye geliyor
Yaklaşık 20 yıl önce yabani erkek sumakların aşılanmasıyla başlayan çalışmanın bugün farklı bir üretim modeline dönüştüğünü ifade eden Naci Ak, Saimbeyli’deki sumak bahçelerinin akademik araştırmalara da konu olduğunu söyledi.
Ak, Türkiye’nin farklı bölgelerinden ve yurt dışından akademisyenlerin sumak üretimini incelemek amacıyla bahçeleri ziyaret ettiğini belirterek, babasının yıllar önce başlattığı çalışmanın bugün hem tarımsal üretime hem de ilçe ekonomisine katkı sunduğunu kaydetti.




