Zıtlıklar ülkesi Hindistan-2

Hindistan’ın zengin aileleri kendi zamanlarının önemli bir bölümünü yurtdışında geçiriyor. Birçoğu büyük mülklere sahip ve gözlerden ırak, rüya gibi hayatlar yaşıyorlar. Amerika, İtalya ve Avrupa’nın çeşitli ülkeleri en çok tercih ettikleri yerler. Gittikleri ülkelere kendi kültürlerini ve hizmetçilerini de götürüyorlar. Bu hizmetçilerin hakları ise uluslararası standartların çok altında. Kast sistemi 1975 yılında resmi olarak kalkmış olsa da, kültürel olarak etkisini devam ettiriyor ve devletin gözünde de zenginlerin değeri daha yüksek olduğu için işverenin hizmetçiye kötü muamele yapması göz ardı edilebiliyor. Bu kötü muamele arasında şiddet ve cinsel istismar da mevcut. Tabii ki herkes için geçerli değil, ancak işverenin vicdanına bırakılmış bir durum.

ŞEYHLER, HÜKÜMDARLAR, BEGLER ve HALİFELER…

Paryalar (Hindistan'da kast düzenine göre kast dışı kalan, hiçbir toplumsal sınıftan olmayan, her türlü haklardan yoksun olanlara verilen ad) ise kast sistemine dahil edilmeyecek kadar dışlanmış bir gurup ve toplumun en alt kesimi olarak görülüyor. Paryalık kaldırılmış olsa da nüfusun çoğunluğunu oluşturan kırsal kesimde halen devam etmekte. Paryalar köy ve kasabalarda oturamaz, eşek ve köpekten başka hayvana sahip olamaz, yeni elbise alamazlar ancak ölülerden kalanları giyinebilirler. Kendi sınıfları dışında kimseyle münasebet kuramazlar, kimseye dokunamazlar, onlara dokunan lanetlenmiş kabul edilir ve temizlenmesi gerekir. İş için köy ve kasabalara geldiğinde geceleri dolaşamazlar. Parya olduğunu gösteren bir işaret taşırlar, kimsesiz ölüleri onlar kaldırır. 1975 yılına kadar bir parya ile evlenmek Hint yasalarınca suç kabul ediliyordu ve affı da yoktu.

Hindistan nüfusunun yüzde 15’den fazlası Müslüman ve küçük bir de Hıristiyan nüfus bulunmaktadır. Ancak kast sistemi bu guruplara da girmiştir. Hint Müslümanlarda 4 ana kast şu şekilde oluşmaktadır.

Bunlar; Şeyhler, Hükümdarlar, Begler ve Halifeler’dir.

Kuzey Kore, Bali, Kamerun, Nijerya ve Yemen’de de kendi kast sistemleri günümüzde halen devam etmektedir.

NASA ÇALIŞANLARININ YÜZDE 30’UNDAN FAZLASI HİNTLİ

Hindistan’da 600 milyona yakın insanın evinde tuvalet yok! Bu yoksulluktan değil, kültürel bir alışkanlıktan kaynaklanıyor. Bu nedenle yoksul mahallelerde adım başı, uluorta tuvaletlere denk gelebilirsiniz ya da bir köşede tuvaletini yapanlara şaşırmayın. Bu yüzden inanılmaz, iğrenç bir koku da sokaklara hâkim. Tüm bunların karşısında Hindistanlı bir milyarder işadamı ise bütün mirasını maymununa bırakmıştı. Zıtlıklar ülkesi demiştik, bu zıtlıklardan bir tanesi de ülkedeki bilim insanlarının sayısı. Hindistan’da her yıl 200 bin mühendis üniversitelerden mezun oluyor ve her birinin iş olanağı var. Bilim alanında da yine en ileri seviyedeki ülkelerden biri. NASA çalışanlarının yüzde 30’undan fazlası Hintli bilim insanlarından oluşuyor. Tüm bunlara rağmen dünyanın en çok okuma-yazma bilmeyen nüfusu fa Hindistan’da.

BU ZITLIKLARIN EN ÖNEMLİ NEDENİ NE?

Birkaç nedeni var... Ama en önemlisi tabii ki de nüfus ve hala durdurulamayan üreme hızı. Hindistan’ın İngiliz sömürgesi olduğu yıllarda İngilizler bu nüfus artışını engellemek için ailelerin geceleri vakit geçirmelerini sağlayacak dikkat dağıtıcı bir ürün dağıtmışlardı. Radyo... Fakat etki etmedi, çünkü sorunun temelinde bu yatmıyordu. Üremedeki asıl neden şuydu; Hindistan’da emeklilik yoktu ve insanlar yaşlanınca kendilerine bakması için çok çocuk yapmak zorunda kalıyordu. Bu problem yeni, yeni aşılmaya başlandı. Ancak binlerce yıllık bir alışkanlık, üreme alışkanlığı yine de kolay, kolay atlatılabilecek mi merak konusu.

PEKİ HİNDİSTAN’DA YOKSUL BİRİ İHTİYAÇLARINI NASIL KARŞILIYOR

Hint kültüründe tapınaklar aynı zamanda yardım kuruluşları olarak faaliyet gösteriyor ve yılın neredeyse her gününde Hindu ve Silk Tapınaklarında yemek dağıtımı yapılıyor. Önemli bir yoksul kesim günlük ihtiyaçlarının bir kısmını tapınaklar aracılığıyla karşılıyor. Sağlık kuruluşlarına verecek parası olmayanlarsa sokak tıpçılarına gitmek zorunda. En meşhurları sokak dişçileri. Yoksul mahallelerde tezgah açmış dişçilerin kaldırımlarda her türlü muayeneyi yaptığını görebilirsiniz. Kast sistemi yasal olarak kalkana kadar her sınıfın gideceği hastaneler dahi farklıydı. Üst sınıftakiler ile alt sınıftakiler hiçbir kamu kurumunda birbirleriyle karşılaşmıyordu. Her sınıfın giriş-çıkış yaptığı kapılarda farklıydı. 1975 yılında yasal olarak bu uygulama ortadan kalktı.

HİNDİSTAN, BREZİLYA’DAN SONRA EN ÇOK CİNAYET İŞLENEN ÜLKE

Günümüzde Hindistan’da İngiltere’dekinden daha fazla milyarder ve milyoner yaşamaktadır. Ayrıca dikkatli olmalısınız! Çünkü Hindistan, Brezilya’dan sonra en çok cinayet işlenen ikinci ülke ve dünyada en çok hırsızlık vakasının yaşandığı ülkeler arasında üst sırada. Milyonlarca insanın ise evi dahi yok. Kimi inancı gereği hiç mülk sahibi olmuyor, kimi ise yoksulluktan dolayı sokaklarda uyumak zorunda.

Umarım ki; tüm bunlar geride kalır ve bir gün tüm insanlık, insani standartlarda yaşam hakkına sahip olur. Hem bizim ülkemizde, hem dünyadaki bütün ülkelerde…

KAYNAK: https://www.instagram.com/eenggiin