Yok oluşun son 24 saati!-1

  Tarım arazisine inşa edilen çok katlı binalarmış, çürük temel ve kolonlarmış, rantmış, rüşvetmiş, imar affıymış geçelim bunları. Henüz ergen yaşta olan, yani çocuk sayılacak bireyler dahi bunların farkında ve bilincinde. Elden ne mi gelir? Bu saatten sonra daha bilinçli, eğitimli, dürüst ve namuslu insanların bu işe el atmaları gerekir. Şu anda diyecek başka bir sözüm yok…

 

Tarih; depremlerle, sellerle, kasırgalarla, hortumlarla, büyük yıkımlarla yani doğal afetlerle insanoğluna sayısız sınavlar yaşatmıştır. Dinozor çağlarında başlayan doğal afetler, günümüze kadar dünyanın çeşitli ülkelerinde meydana gelmiş ve milyonlarca insanın hayatına mal olmuştur. Son olarak ülkemizde 6 Şubat’ta yaşamış olduğumuz deprem faciaları, maalesef saymış olduğum doğal afetlerden sadece bir tanesi. Yıkımın büyüklüğü on binlerce vatandaşımızın hayatına sebep oldu. 120 binin üzerinde de insanımız yaralandı.

 

Tarım arazisine inşa edilen çok katlı binalarmış, çürük temel ve kolonlarmış, rantmış, rüşvetmiş, imar affıymış geçelim bunları. Henüz ergen yaşta olan, yani çocuk sayılacak bireyler dahi bunların farkında ve bilincinde. Elden ne mi gelir? Bu saatten sonra daha bilinçli, eğitimli, dürüst ve namuslu insanların bu işe el atmaları gerekir. Şu anda diyecek başka bir sözüm yok…

 

***

Neden peki bütün bu çirkinliklere, insanlık suçuna geçiniz dedim? Aynı şeyleri söylemekten, duymaktan usandık da ondan.

Bu haftaki konumuz yine bir doğal afet. Ama bu sefer birçoğumuzun belgesellerden, tarih kitaplarından bildiğimiz kadarıyla, Pompeii felaketi. Yüz yıllar önce meydana gelen ve kimine göre felaket, kimine göre Allah’ın bir gazabı olarak nitelendirilen Pompeii faciası, o dönemde yaşamış insanların taşa dönüşmesine neden olmuş. 

Hatta 2014 yılında vizyona giren Pompeii filmi,  gerçekten merak uyandırmış ve büyük bir gişe hasılatı elde etmişti.

 

Dilerseniz, Pompeii faciasını bir de bu gözle okuyun ve yorumlayın. İşte yüz yıllar önce meydana gelen Pompeii faciasının ayrıntıları…   

  

M.S. 79 yılıydı… Uyuyan dev uyandı ve Vezüv Yanardağı muazzam bir güçle patladı. Felaketin başucundaysa Pompeii şehri bulunuyordu. Bu patlamada koca bir şehir ve bu şehirde yaşayan halk, tümüyle yok oldu. Romalılara göre tanrıları onları cezalandırmıştı. Kimileri ise bunu doğa ananın intikamı olarak gördü. Bazıları da şehirdeki sapkınlıklardan dolayı Allah’ın gazabına uğradıklarını düşündü. Sizce hangisidir bilmem ama gerçek olan bir şey var ki burada binlerce insan taşlaşmış bir biçimde hayatını kaybetti. İşte Pompeii şehrinde patlama gününün son 24 saati…

 

Pompeiİtalya'nın Campania bölgesinde, Napoli kenti yakınlarında, Vezüv Yanardağına 8 kilometre uzaklıkta bulunan, o dönemde 15 bin nüfusa sahip Roma İmparatorluğunun güzide kentlerinden biriydi. Şehir son derece korunaklı ve etrafı güçlü surlarla çevriliydi. Burası genellikle Romalı zenginlerin kaçamak için kullandığı, cinsel sapkınlıkların tavan yaptığı zevk ve sefa şehri olarak biliniyordu. Ayrıca insanların buraya yerleşmelerinde önemli bir neden daha vardı. Yanardağların etrafındaki topraklar mineral açısından son derece zengin oldukları için Pompeii halkı burada tarım işleriyle uğraşıyor ve normalden çok daha fazla mahsul alıyorlardı. Bunun yanında bir de Pompeii’nin ticaret şehri olması eklenince burası her Romalının yaşamak istediği kalabalık ve zengin Roma şehri olmuştu. Elbette Romalılar hemen yanı başlarındaki tehlikeden habersizlerdi. Vezüv Yanardağı yüzlerce yıldır patlamadığı için herkes onu normal bir dağ sanıyordu.

 

***

PATLAMADAN 15 YIL ÖNCE…

Vezüv, yavaş yavaş uyanmaya başladı. Yanardağın altındaki hareketlilik depremleri tetiklemişti ve son 15 yıl içinde normalden çok daha fazla deprem olmaya başlamıştı. Romalıların inanışlarına göre binlerde yıl önce insanlar ve devler savaşmış, insanlar devleri yenerek dağların altına gömmüşlerdi. Yani Romalılara göre Pompeii’deki depremleri Vezüv Yanardağının altına gömülmüş olan bu devler yapıyordu. (Devam Edecek..)