YİYECEK İÇECEK SEKTÖRÜNDE Kİ KİRLİLİK…2

Cumhuriyet döne­mine Reji İdare­si, 42 yıl boyunca kol­cularının halka yaptığı eziyetle nefret edilen kurum oldu. Türküler yakıldı…

Kurtuluş Savaşı'nı, salt cephe savaşı olarak gör­meyiniz.

1921'de REJİ'nin yetki ve gelirleri kısıldı.

1923'de REJİ'nin mal varlığına el konuldu.

1925'de tütün ve tütünle ilgili hizmetlerin devlet tarafından yürütülmesi kararlaştırıldı.

Yıllar sonra ne oldu?

BÜYÜK YALAN.

Neoliberalizmin doğduğu 1980'lerde, kamuya yüksek getiri sağlayan işletmeler­den, TEKEL'e zarar ettiği yalanıyla “devleti soyan kurum” diye düşmanlık ettirildi! Ardından…

1984'de yabancı sigara­ya ithal yasağı kaldırıldı.

1986'da TEKEL ile ortak olmak şartıyla özel sektöre sigara üret­me izni verildi. İlk özel sektör kimdi; Philips Morris! Bu Amerikan şirketi TEKEL ile ortakla­şa “Tekel 2000” sigarası çıkardı. 1991'de küresel şirketlere sigara üretme ve satma hakkı verildi.

Dünya Bankası “me­muru” Kemal Der­viş, 2002'de tütün sektörün ölüm fermanını imzaladı.

**Tütünde destekleme alımlarına son verildi…

**TEKEL özelleştirilmesi­nin önü açıldı…

AKP “teslimiyet bayrağı­nı” devam ettirdi: TEKEL özelleştirildi ve 292 mil­yon dolara Nihat Özde­mir ve ortaklarına sudan ucuza sattı. Nihat Özdemir, Mey'i üç yıl sonra -şir­ketin yüzde 92'sini- 810 milyon dolara Amerikan Texas Pacific Group'a sattı.

Bu ABD'li firma da Mey'i 2.1 milyar dola­ra JohnnyWalker viski ve Guinness biranın sahibi İngiliz Diageo'ya sattı!

Türkiye'de tütün ürünleri imalatının yüz­de 89.3 yabancıların kontrolüne geçti.

Keza:

AKP küresel şirketler le­hine dokuz ilde (Adıyaman, Batman, Bitlis, Burdur, Diyarbakır, Hatay, Mardin, Muş ve Trabzon) tütün üretiminden vazgeçenle­re alternatif ürün desteği için kaynak dağıtacağını açıkladı.

AKP, tütün emekçisi­nin boğulmasına yardım­cı oldu. Örneğin:

Ülke tütüncülüğünün ge­liştirilmesi amacıyla, 1986 yılından itibaren ithal edi­len tütünlere kilo başına 3 dolar ve paket başına 40 cent/dolar uygulanan Tü­tün Fonu, 2009'da dü­zenlemeyle değiştirildi.

2010 yılı itibarıyla “şi­şirilmiş tütün”, “şişirilmiş tütün damarı”, “işlenmiş tütün” gibi tütünlerde bu şart sıfırlandı!

Kıyılmamış ithal “yap­rak tütünde” ise ilk olarak 2011 yılında kilo başı­na 3 dolar olan Tütün Fonu bunu önce 2.25 dolara ve sonra her yılsonunda yürürlüğe konulan Bakanlar Kuru­lu kararlarıyla, kademeli olarak azaltılarak 2016 yılı için 0.60 dolara kadar indirdi. AB-Türkiye İlerle­me Raporu ile 2018'de sı­fırlandı! AKP'nin Tütün Fonu'ndaki bu düzen­lemeleriyle Türkiye'nin zararı, 2010'dan 2017'ye yaklaşık 2.3 milyar do­lar oldu!

NE İÇİRİLİYOR.?

Değerli Türk tütünü yaban­cılar eliyle ihraç edilirken, bakın ithal tütünle ne geldi?

1983'de genetiği değişti­rilmiş/GDO'lu tütün elde edildi. Ardından…

ABD, herbisite/”zararlı” otlara dayanıklı GDO'lu tütün üretimine izin verdi. Ayrıca…

Tütünler “sos” olarak ni­telenen kimyasal katkı maddeleriyle terbiye edi­lerek tüketici için daha ca­zip hale getirildi!

ABD ürün fazlası GDO'lu endüstriyel tütünü ne yapa­caktı?

İstanbul'da 2000 yı­lında yapılan Ulusal Si­gara Sağlığı Kongresi'n­de konuşan Dünya Sigara Sağlığı İle Savaşanlar Örgütü Başkanı David Simpson ger­çeği yüzümüze vurdu:

-“Biliniz ki ABD ve İn­giltere'de sigara içen­lerin sayısı azalıyorsa, Türkiye'de içenlerin sayı­sı mutlaka artacaktır.”

Haklı çıktı: Türkiye ithal sigara cenneti yapıldı. Bu­gün Türkiye'de 15 milyon kişi sigara içiyor! Yılda 110 milyar adet sigara tüketiliyor…Ortalama 15 .-tl deseniz, bir trilyon altı yüz elli milyarlık sigara içiliyor günde…

Şimdi düşünün…!!! Daha 1930’lu yıllar da, Kayseri’deki uçak fabrikasında üretilen yerli ve milli uçaklarımızı, biz size daha ucuza veririz mantığıyla, üretimden kaldırttılar… Kalkınmanın temel hedefi olarak yetiştirilecek insan kaynağına ve genç nesle, hizmet edecek, ‘KÖY ENSTİTÜLERİNİ’ türlü dalaverelerle kapattırdılar… Yok Din elden gidiyor, dinsiz nesil yetiştiriyor bu okullar, yok, komünizme hizmet ediyor gibi, akıl mantık dışı oyunlara baş vurarak, besledikleri yerli işbirlikçiler ve siyasileri harekete geçirerek, çok yönlü öğrenci yetiştiren bu muhteşem okulları kapattırdılar. Millet uyanmasın, sanat, spor, zanaat öğrenmesin, Türkiye kalkınmasın, bize Pazar olsun diye…Yakın tarihimizde ki Kıbrıs olayları. Hint keneviri hadiseleri, kapatılan maden ve petrol ocakları, kuyuları( Çünkü, bizim teknolojimiz yok, ya da yetersiz) ve şimdi de tütün hadisesi… Netice şu: Gelişmiş, endüstriyel ülkeler, bizler gibi az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri, hem askeri, hem siyasi, hem de idari yönden kendi dümenlerine uygun sevk idare ederler ki, bu ülke bizim pazarımız olmaya devam etsin…Biz onlara istediğimizi dikte ettirelim(flash örnek: Kanal İstanbul) ABD baktı ki, Montrö antlaşması, kendi askeri gücüne ve savaş gemilerine engel teşkil ediyor, bunu nasıl baypas ederim dedi ve iktidarı esir aldı, istediğini yaptırmaya başladı.

SON SÖZ:’’ TEKNOLOJİ ve GELİŞMİŞLİK KİM DE İSE, O ÜLKE EFENDİ, DİĞERLERİ DE ONA HİZMET EDEN KÖLELERDİR.’’