YILLAR ÖNCE, YILLAR SONRA

Aslında tarihin akışına baktığımız da, bu başlığa şu ilaveyi yapmamız daha uygun olur sanırım. ‘60 Sene önce,60 Sene Sonra…’

Bir çok kişi, tarihin tozlu yapraklarını pek karıştırmaz. Hele ki bizim gibi ülkelerde… Çünkü okuma özürlü bir milletiz. Bu gün gelişmiş ülkeler diye tanımladığımız; ABD-RUSYA-AB Ülkeleri-JAPONYA-GÜNEY KORE-SİNGAPUR gibi ülkelerde, yılda okunan kitap sayısı: 24- 38 aralığında iken, maalesef bizim ülkemiz de, bu rakam %o7 oranındadır. Ancak tarihte bir çok dersler vardır, alınması gereken. Bundan tam 60 sene evvele götürmek istiyorum sizi .Yine Nisan ayı, 1959 senesi. Genelde siyasi arena bahar geldiği zaman kaynamaya başlar. 1959 senesinde de öyle oldu. İsmet Paşa yurt gezisine çıkmak için plan yapar. Bu planın ilk durağı Yunan Baş komutanı Trikopis’i esir aldığı Uşak ili. Uşak Milletvekili Ali Rıza beyde şehirde mutlaka sevenlerinin bekleyeceğini ifade ederek, İnönü’yü teşvik eder. İç İşleri Bakanı olarak Dr.Namık Gedik, İnönü’ye haber göndererek Uşak iline gitmemesini tavsiye eder. Halkın galeyana gelmesi halinde çıkacak kargaşaya hakim olamayabiliriz ve meydana gelecek olaylarda zarar görürsünüz, diyerek İsmet Paşa yı bu geziden vaz geçirmek için çok çalışır.

İç İşleri Bakanı olan Dr.Namık Gedik 14 Mayıs evlerinde oturmazdı, Kızılay’ın göbeğinde Sakarya sapağının biraz aşağısındaki bir evde otururlardı. Kızı Ayla Gedik rahmetli ablamın sınıf arkadaşı, oğlu Arda ile dostluğumuz vardı. O günler çok sıkıntılı bir dönemdi. Ancak Halk partisi tarafından İç İşleri Bakanına verilen cevapta Uşak’ta siyasi tansiyonun yüksek olmadığı, İktidar Partisinin vatandaşın emniyetini sağlaması görevidir, denilmekteydi. Bu görevini yapmasına halkın seyahat etmesi engel teşkil etmediği de belirtilmiş. Bu nedenle asayişi korumak devletin görevi olduğu hatırlatılmış.

CHP’li 46 Millet Vekili ve İsmet İnönü trenle bu geziye çıkarken, Ankara dan uğurlamaya gelen partilileri de Ankara garına, polis güçlerinin Bakanlıktan aldıkları emirle, sokmazlar. Devrin İktidarı Demokrat Parti, İsmet Paşa’nın Eskişehir’de halka hitap etmesini engellemek için bir dizi önlemler bile alarak, konuşmasını susturmak için her türlü çareye baş vururlar. Hatta konuşurken trenlerin ve kamyonların düdüklerini çalarak İnönü’nün sesini sabote etmeleri, toplumda dikkat çekmeye yeter. Hele Uşak tren istasyonuna gelen yollarda bir dizi kazılar yapılması ile köylülerin Uşak’a gelip, İsmet Paşa’yı görmeleri engellenir. Tren garına gireceklere toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefetten tutuklanacakları, halka Belediye hoparlörü ile ilan edilir. Uşak tren garında toplanan Demokrat Partili insanların fırlattıkları taşlardan bir tanesi İsmet Paşanın başına isabet eder, fakat Paşa buna pek aldırmaz.

İsmet Paşa, Kayseri de oluşan bazı olaylardan dolayı, 2 Nisanda Kayseri’ye gitme kararı alır. 3 Nisanda Kayseri’de İl Kongresi yapılacağından, İsmet Paşanın bu seyahatine makul bir sebep olur. Ancak 2 Nisan günü sabah 04.00 de Mebus Evler Ayten sokaktaki İnönü’nün evine bir telgraf gelir. Kayseri Valisi Ahmet Kanık’tan gelen telgrafta, Paşanın Kayseri ye gelmemesi söylenir. Vali aynı zamanda kongreyi men ettiğini bildirir bu telgrafta. Bir vatandaşın seyahat etmesini nasıl engellenir, diye trene biner İsmet Paşa. Ankara dan kalkan tren Himmet dede istasyonuna kadar sorunsuz yol alır. Yol boyunca İsmet paşaya geçtiği her yerde halkın lehte gösteride bulunması, Paşayı mutlu eder. İktidar bu sevgi gösterisinden rahatsız olur. Himmet dede istasyonunda tren durdurulur. Vali ve Emniyet müdürü İsmet Paşa ya ‘ Kayseri’ye giremezsiniz, geriye Ankara ya dönün talimatı tebliğ edilmeye çalışılır. İsmet Paşa Kayseri’ye gitmeye kararlı olarak 3.5 saat bekletildiği Himmet dede istasyonundan Kayseri’ye devam eder. Kayseri ye geldiği zaman partililer tarafından coşku ile karşılanır, her hangi bir olaya şahit olunmaz. Paşa daha sonra Yeşilhisar dan gelen davete gitmek ister. Bu sefer buraya gitmesi engellenmek istenir. Gideceği vasıtanın önüne ve arkasına askerden barikatlar kurulur. İsmet paşa yürüyerek barikatın bulunduğu yere doğru gider, barikat iki yana ayrılarak geçmesi için subaylar dahil selama dururlar. Hemen arkasındaki ikinci barikatın başında Bin Başı Selahattin Çetiner vardır. İkinci barikat ta iki yana ayrılarak Paşaya selam vaziyetinde durdular. İsmet Paşa gelen subaya sorar:

-Ateş emri vermeyecek misin?

-Ne münasebet Paşam, size ateş emri vermektense intiharı etmeyi tercih ederim, diyerek sanki İsmet Paşanın askerin başına dönüşü izlenir.

Bu gün yine bir Nisan günü Ankara Çubukta bir şehit cenaze törenine muhalefet Partisinden yetkililerin gelmemesi isteniyor. Nedenini yine İç İşleri bakanı açıklıyor. Meydana gelecek olaydan sorumlu tutulmamak adına söylenir bu sözler. Cenazeye Parti Başkanı gelir. Yaratılan kargaşada Parti Başkanına bir sabıkalı yumruk atar. Yakın tarihimizde iktidar olanlar tarihin tozlu sayfalarında kaybolup giderlerken, rahmetli ATA’nın partis,i 60 sene evvel de, 60 sene sonra da aynı tip olayla karşılaşmakta oluşu garip değil mi? Biz, bu davranışlarla, bu haleti ruhiye ile mi birlik beraberli sağlayacağız? Kızgın demiri böyle mi soğutacağız… Siyaset, siyaset… Sen bizi ne hallere getirdin…!!!

SON SÖZ:’’ TARİH TEKERRÜRDEN İBARETTİR.’’