Öğrenmenin ne yaşı ne de sınırı var, her geçen gün bilmediğim bir şeyi öğrenince istiyorum ki okuyucularım da bunu duysun ve bilgi hazinelerini geliştirsin.
1525 – 1826 yılları arasında 13 milyona yakın Afrikalı, Batı topluluğu tarafından kaçırılmış ve köle olarak satılmıştır.
Ayrıca bu yerli halkın içinde batılıların öldürdüğü insan sayısını da bilmiyoruz, heralde azımsanmayacak kadar çok insan katledilmiş.
Bu fakir ülkeleri bekleyen başka dertler de var, su ve gıda bu iş nasıl çözülür bilmiyorum ama bugünden önlem almak gerektiğini düşünüyorum yoksa ileride büyük facialar yaşanır.
Fatih sultan Mehmet İstanbul’u aldıktan sonra belediye başkanlığını Nasreddin hocanın torunlarından Hızır reise belediye başkanı olarak tayin etmiş, o da bu görevi layıkıyla yerine getirmiş yücü bir insan. Kadıköy’de oturduğu için ve de aslında bir kadı olduğundan Kadıköy’e onun adı verilmiş, ilginç değil mi ? kendisinin defnedildiği hazirede her yıl 31 Mayıs tören yapılır.
Bugünkü yazımı fazla uzatmak niyetinde değilim, birisi Can Yücel’in tercüme ettiği bir şiiri ve de zeki bir çocuğun fıkrasını nakletmekle yetineceğim.
Korkuyorum
Yağmuru seviyorum diyorsun,
Yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun...
Güneşi seviyorum diyorsun
Güneş açınca gölgeye kaçıyorsun...
Rüzgarı seviyorum diyorsun,
Rüzgar çıkınca pencereleri kapatıyorsun...
İşte, bunun için korkuyorum;
Beni de sevdiğini söylüyorsun...
Can Yücel’i okul yıllarımdan tanırım, benden 3 sınıf üstte idi. Gazi Yaşargil onun sınıf arkadaşıydı, böyle asi bir tavrı yoktu, babasına yapılmış haksızlıklar onu böyle bir insan yaptı. Hasan Ali Yücel oğlunu değil Gazi Yaşargil’i avrupaya göndermek konusunda büyük bir örnek teşkil eden davranış sergiliyor ama köy enstitülerinin komünist yuvası olduğu dedikodusu yayılınca ve partisi de onu tutmayınca bakanlıktan istifa etti, sonrada partisinden ayrıldı.
Yardımsever çocuk ;
- Anne bana 5 TL verirmisin
- Az önce verdim ya oğlum dondurma alacaksın yine di mi ?
- Hayır anne şurada yaşlı bir amca var ona verecektim.
- Ah benim canım oğlum, bende yine dondurma alacaksın sandım. Anne 5 TL yi oğluna verip sorar:
- Peki nerde o yaşlı adam
- Köşede dondurma satıyor.