Ülkemiz bir seçim dönemini geride bırakmış, milletvekili dağılımı ve 13.Cumhurbaşkanının belli olmasının ardından kabine kurulmuştur. Öncelikle, yeni dönemin ülkemize, devletimize ve milletimize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Seçim sürecinde yaşananları geride bırakarak, ekonomiye odaklanma zamanını gelmiştir. Zira, dörtnala giden ve nerede duracağı belli olmayan döviz kurları, çok kısa sürede, zaten dayanılmaz boyuta gelen “hayat pahalılığını”, dar ve orta kesim için yıkım noktasına getirecektir. Dolayısıyla, ekonomiye yön verecek kadrolar ile yeni ekonomi politikası her şeyden önemli hale gelmiştir.
Hazine ve Maliye Bakanlığı’na beş yıl aradan sonra, yeniden Sayın Mehmet ŞİMŞEK’in atanması bazı kesimleri hayrete düşürmüştür. Sayın Bakanın görevden alınmasının ardından, neyle suçlandığı sosyal medyada hala dolaşımdadır. Merak eden okurların arama motorlarından bu suçlamayı, suçlayanın ağızından dinleme fırsatı bulunmaktadır. Böyle bir suçlamaya muhatap olanın, ekonominin başına suçlayanlar tarafından tekrar getirilmesi, dünyanın her yerinde şaşkınlıkla karşılanacak bir durumdur.
Sayın Bakanın devir-teslim töreninde, “Türkiye’nin rasyonel bir zemine dönme dışında bir seçeneği kalmamıştır. Kurala dayalı ve öngörülebilir bir Türkiye ekonomisi, özlenen refaha ulaşmamızda anahtar olacaktır” sözleri, beş yıldır izlenen ekonomi politikasına, muhalefet tarafından da yapılan eleştirilerin özeti olmuştur. Sayın Bakan muhataplarına “Türkiye’yi akıl dışı bir yöntemle yönettiniz, ekonomiyi kuralsız, öngörülemez bir noktaya getirdiniz” demektedir. Bu sözler, iktidara, muhalefetin yaptıkları dahil, en ağır eleştiridir. İlk bakışta, Sayın Bakanın geçmişte kendisine söylenen sözlere cevabı şeklinde düşünülebilir. Ne var ki, bu sözlere, yeni bir seçim zaferi elde eden iktidarın sessiz kalması, oldukça düşündürücü ve ürkütücüdür.
Bundan sonraki aşama, ekonomi bürokrasisinin yeniden yapılandırılmasına gelecektir. T.C. Merkez Bankası, Hazine ve Maliye, Kamu Bankaları, TÜİK, TMSF ve BDDK gibi ekonominin temel taşlarındaki üst düzey yöneticilerin, iç ve dış yatırımcılara “güven” veren şahıslardan oluşması, YENİ EKONOMİ POLİTİKASININ başarılı olmasının ilk adımıdır. Eski yöneticilerle yeni döneme geçmenin imkanı yoktur. Eski yöneticilerle devam edilmesi halinde, yerli ve yabancı ekonomi aktörlerinin, yeni ekonomi politikasına güvenmelerinin zor olacağı, daha da kötüsü, hazırlanacağı anlaşılan programa destek vermesinin güçleşeceği açıktır.
Bu günkü yazımda, yeniden ekonominin patronluğuna getirilen Sayın Mehmet ŞİMŞEK’in atanmasıyla ilgili ilk düşüncelerimi paylaştım. Bundan sonraki yazımda, bu görevlendirme ile ekonomide nelerin değişeceğine, daha da önemlisi nelerin değişmesi gerektiği konularına yer vereceğimi belirterek yazımı sonlandırıyorum. Tüm okurlarıma sağlıklı, huzurlu ve bol paralı günler diliyorum.