YENİ PARTİ ve ŞEYTANLA DANS 2

17/12/2019 02:31 742

 

7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerini de değerlendirir Ahmet Davutoğlu:

“AK Parti tarihinin en büyük seçmen desteğini 1 Kasım seçimiyle aldık.”

Şeytan takdir eder bu konuşmayı:

“1 Kasım seçimlerindeki başarı, senin eserin A.D.. Şimdi yeni parti kurarsan, aynı oyu alırsın. Kur partiyi.. Namusu unut.. Vefayı unut.. Sözlerin hepsini unut.. Kur partiyi.. İndir, seni indirenleri! Sen bu partiye, herkesten önce gelmiştin.. Onlar seni davet etmişlerdi.. Sen gitmemiştin ama.. Sen onları işaret ettiğin için, 2002 seçimlerini kazandılar. Sen onları işaret ettiğin için 2007 seçimlerini kazandılar.. Sonra, sana çok çok ısrar ettiler. Sen de onlara önce danışmanlık yaptın. Sonra Dışişleri Bakanlığı yaptın. Beceremiyorlardı, batacaklardı, mecburen seni başbakan yaptılar.. Senin b ..n da bile mavi boncuk vardır, A.D..”

Ahmet Davutoğlu’nun 22 Mayıs 2016 tarihli konuşması sürüyor:

“Makamlara veda edebiliriz. Ama ilkelere asla veda edemeyiz.”

Şeytan bu sözden huylanır:

“Bak A.D.. Bugüne kadar böyle yapmış olabilirsin.. Bugünden sonra, ‘Makam’ ile ‘İlke’yi yer değiştirir.. Kimse çakmaz, merak etme sen!”

Davutoğlu’nun konuşmasında, dine atıflar da var:

“Biliniz ki hepimiz bir gün bu geçici fani dünyaya veda edeceğiz. Geriye sadece Rabb’imize ve milletimize verdiğimiz sözlere vefamız kalacak. Allah bizleri vefa yolundan ayırmasın.”

Şeytan usul usul yaklaşır Ahmet Davutoğlu’na ve kulağına üfler:

“Olur mu A.D.? Sen daha cumhurbaşkanı olacaksın. Sen daha stratejik derinlikteki tezlerini dünyaya hakim kılacaksın.. Dünyaya veda etmene, daha çok var senin.. Sen kur partiyi.. Faniliği, vedayı falan unut.. Senin, kendilerine dünyayı dar edeceğin isimler var.. Onlara, kazanamasan da, nasıl kaybettireceğini gösterebilirsin.. Sende bu güç var.. Haydi A.D. göreyim seni.”

Şu sözler de aynı konuşmadan:

“Hiçbir şey AK Parti’nin birliğinden beraberliğinden daha önemli değildir!”

Şeytan aklını çeler Ahmet Davutoğlu’nun:

“Sözünü düzelteyim A.D. Hiçbir şey, senin ‘ego’ndan daha değerli, daha önemli değildir. Kur partini.. Böl dindar insanları.. Ayrıştır muhafazakar insanları.. Örnek olarak da, Erdoğan’ın kurduğu partiyi ver. ‘Sen de Erbakan Hoca’ya rağmen parti kurmuştun’ de.. Erbakan başbakan iken Erdoğan parti kurmamıştı.. Erbakan’ı arkadan hançerlememişti. Ama olsun. Politika böyle bir şey. Politikaya giren, sonuçlarına katlanır. Erdoğan da, politikanın sonuçlarına katlanacak…”

Davutoğlu’ndan son aktarım:

“Rabb’im bu davaya 14 yıl boyunca, Cumhurbaşkanı’mızın baş müşaviri, büyükelçi, Dışişleri Bakanı, Başbakan ve Genel Başkan olarak ülkeme hizmet etme şerefi nasip etti. Sonsuz hamd olsun, şükürler olsun. Rabb’ime bu kongreden sonra şükür secdesiyle kapanıp niyazda bulunacağım.”

Şeytan bu, hiç durur mu:

“Sen değil, o senin baş müşavirin idi.. O bir şey bilmiyordu, Dışişleri Bakanı olarak Suriye’de tüm işleri sen kotardın.. Onun girdiği seçimlerde aldığı oylardan daha fazlasını, sen aldın. Her şeyi sen yaptın A.D.. Hepsi senin. Tamamı senin.. Haydi göreyim seni, çık sahneye, göster kendini.. Görsün tüm alem, seni yok sayanlara ne zararlar verebileceğini!”

Evet yola devam et… Bakalım o meşhur ‘Stratejik Derinlik’ kitabında yazdıkların ne kadar gerçekleşecek…!!! Gerçi Suriye politikanız tutmadı. Aksine Türkiye’ye faturası ağır oldu. Durduk yere başımıza iş açtınız. Hani 3,5 saatte, Şam Emevi Camiinde namaz kılacaktık?

Biz orada namaz kılamadık ama, Suriyeliler gayet te rahat bir şekilde, bizim camilerimizde namaz kılar oldular. Sadece namaz kılmayıp, Türkiye’ye muhtelif şehir ve İlçelere yerleştiler, İş insanı, işletmeci ve esnaf oldular. Türk vatandaşlığına geçtiler, halen de geçmeye devam ediyorlar...

Haa, bu arada, Rus uçağının düşürülmesi olayın da nasıl tez canlılık yapıp; ‘’Uçağı düşürün diye, ben emir verdim’’ açıklamanız da unutulmuş değil… Tabiiki, bu açıklamanızın üzerine nelere malolduğu, ne bedeller ödendiği ve halende ödenmekte olduğu hafızalarda yerini muhafaza ediyor…

Daha sayabiliriz ama bu kadarı kafi sanırım. Parti kurmak her kesin hakkı. Madem ki demokrasi var, mademki demokratik kuralların işletildiği bir ülke de yaşıyoruz, sizin de en tabii hakkınız, parti kurmak… Hedefinize ulaştınız… Haydi bakalım. Şimdi kendinizi gösterme ve millete kendinizi kabul ettirme dönemi başladı…

SM SÖZ:’’ ALMA MAZLUMUN AHINI, ÇIKAR AHESTE AHESTE…’’