Yeni Medya Düzeni ve Covid-19

28/09/2020 21:11 2802

Sosyal medyanın gelişmesi Türkiye ve diğer ülkelerdeki yazılı basını tarihinin en kritik açmazıyla karşı karşıya bıraktı. Dijital medyanın aşırı büyümesi ile birlikte yazılı basın adeta can çekişmeye başladı. Eskiden meydana geldikten 12-18 saat, hatta kimi zaman günler sonra gazete sayfalarında yer bulabilen olaylar, yani haberler şimdi neredeyse daha yaşanırken insanlara ulaşabilir hale geldi. Bunu, sosyal medya araçları ve bu ağlara hemen hemen her yerde kolayca ulaşılabilen akıllı telefonlar sağladı. Kuşkusuz değişen medya düzeninde bilişim alanındaki gelişmeye en hazırlıksız yakalanan sektörün başında basın gelmiştir. Türkiye'deki mobil abone sayısı ülke nüfusunu geçerek 83 milyon 896 bin 108'e ulaştı. İnternet, medyanın gelişimi açısından fırsat yaratıyor. Okuyucuların medyanın kendilerine aktardığını sadece dinlediği dönem geride kaldı. Artık okuyucular bazen gazetecilerden de hızlı şekilde haber yazabiliyor. Türk medyası ise internet yüzünden bir süredir paniğe kapılmış, kara kara ne yapacağını düşünüyor durumda.

Dünyada insan eli ile yapıldığı iddia edilen covid-19 virüsü etkisini arttırmaya devam ederken virüs ile birlikte bireylerin sosyal medya kullanımının artış gösterdiği belirlendi. Bununla birlikte birçok sosyal medya platformu kendini covid-19 a uygun halde geliştirdi. Sadece medya değil her alanda kullanımı artan sosyal ve dijital medya her faaliyetimize adeta nüfus etti. Görüldüğü gibi yeni medya, emek sömürüsü bakımından konvansiyonel medyayı pek aratmamaktadır. Bu ise, yeni medyanın doğası gereği [bir çeşit] sosyalizme olanak verdiği şeklindeki naif görüşlerin doğruluğundan şüphe etmemiz için yeterlidir.

Ancak dijital medya ve sosyal medyanın bağımlısı hale gelirken bu faaliyetlerin ana olarak belli merkezlerden yönetilmesi ve bu merkezlerin dış kaynaklara (Amerika) bağlı olduğunu düşünürsek haberlerin yayılımının sosyalizm ama rantın tam bir kapitalizm olduğunu açıkça görürüz. Buda kapitalist ülkelerin COVİD-19 virüsünü insan eli ile çıkardığının bir göstergesi olabilir.

ABD'nin iddiasına göre corona virüs, Çin'in Wuhan kentindeki bir laboratuvarda insanlar tarafından ortaya çıkarıldı. Çin ise bu iddiaya çok sert tepki gösterdi. ABD'nin bu iddiasına İngiltere'den de destek geldi... yani büyük ülkeler birbirini suçlamaya başladı bile...

Koronavirüs salgının ortaya çıktığı günlerde Hong Kong Halk Sağlığı Okulu'nda çalışan bir virolog olan. Dr. Li-Meng Yan, COVID-19’un Wuhan'daki bir hayvan pazarından çıktığı iddialarının yalan olduğunu savundu. Yan açıklamasında şu iddiaları dile getirdi:

 

"Virüs Wuhan’daki hayvan pazarından, yani doğada ortaya çıkmadı. Bu aldatmaca. Genom dizisinde insan parmak izi var gibi. Buna dayanarak bu şeyleri tanımlayabilirsiniz. Bu kanıtı, insanlara bunun neden Çin’deki laboratuvardan geldiğini, neden yapanların kendileri olduğunu anlatmak için kullanacağım. Açıkladığım verileri, biyoloji bilginiz olmasa dahi anlayabileceksiniz." dedi.

Gerçekten karma karışık bir yapının içerisine girmiş durumdayız. Hal böyleyken bu virüs dünyayı daha çok etkileyecek ve yenidünya düzenin başlangıcı değil ana maddesi olacak.

Şimdiden kendinizi alıştırın artık dünyadaki zengin sayısı dünya zenginlerine fazla geliyor. Para hırsı ve bunula birlikte güç insanoğullunu acımasız bir yaratık haline getirdi.

Bunu dünyaya anlatacak tek şey ise medyadır. Bu yüzden medyaya sahip çıkmak ana gündemiz olmalı.

Yaşanacak bir dünyada yaşamak dileğiyle!