Yastıktan düşmüşüm

30/11/2022 04:09 227

 

 

Vakit, akşam..

Kurduk, çilingir sofrasını.

Sağımda, Orhan Veli; solumda Sabahattin Ali.

Karşımda, Cahit..

Ayakçımız da Abbas..

Masanın dört ayağının biri, emekli bastonu gibi.

Masa örtüsünün görevini, eski bir gazete üstlenmiş.

Mezeler; üç domates dilimi, 7 siyah zeytin, 6 tike beyaz peynir.

El yapımı, kaçak rakımız 70’lik.

Ekmek, Belediye;  3 hıyar soyulmayı bekliyor.

Birinci duble ‘şerefe’ denilerek, yudumlandı.

İkinci dublede;

Sabahattin Ali, attı masaya ‘kafa kağıdı’nı.

Üçüncü dublede;

Orhan Veli, Süleyman Efendi’yi andı.

Cahit, başlamaz mı ‘dante’ gibi ömrümüzden,

…  Geç fark ettim taşın sert olduğunu.

Su insani boğar, ateş yakarmış!

Her doğan günün bir dert olduğunu,

İnsan bu yaşa gelince anlarmış.

Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!

Her yıl biraz daha benimsediğim.

Ne dönüp duruyor havada kuşlar?

Masada yer kalmadı neşeye, hüzünden.

Sabahattin Ali içini çekti. Ardından;

-Bende hiç tükenmez bir hayat vardı. / Kırlara yayılan ilkbahar gibi.
Kalbim hiç durmadan hızla çarpardı. / Göğsümün içinde ateş var gibi

Bazı nur içinde, bazı sisteyim. / Bazı beni seven bir göğüsteyim.
Kah el üstündeydim, kah hapisteydim. /Her yere sokulan bir rüzgar gibi.

Dizeleri dökülüverdi ağzından. Çocuklaşmıştı.

Orhan Veli durur mu ?

-Dağ başındasın;
Derdin günün hasretlik;
Akşam olmuş,
Güneş batmış,
İçmeyip de ne halt edeceksin, dedi. Bardağını ‘fon’ dipledi.

Göğsüm sıkıştı, boğazım düğümlendi, beynim fırlayacak yerinden.

Ne güzeldi yaşadıklarım.

Meğer yastıktan düşmüşüm, rüya imiş mesut dakikalarım.

Birden aklıma Neyzen’in dizeleri geldi :

-…Ağlamam ben, ben erkeğim erkek,

Hayli güçtür bana cefâ etmek,

Minnet etmem bu ömre de felek,

Atını al, tımarını...eyim!

***

Bir ömür verilir böyle bir dost masasına.

Ayılmak için elimi yüzümü yıkamaya kalktım.

Aynaya gözüm daldı. Ben ağlıyorum yalnızlığıma, ayna da bana ağlıyor gibime geldi.

Kendi kendime mırıldanmaya başladım.

-Uludağ’da karı düşünüyorum karı. / Donları çözülmüş karı.

Masamda buz gibi biram.  / Hani ya rakım.

Herkesin elinde ski kayıyor. / Benimki kırık.

Benim adım Orhan Veli Kanık. / Yüreği yanık...

Gel de ateşlere sarılma !