YAŞLILARIMIZI KIYMETSİZLEŞTİRİYOR MUYUZ 2

04/05/2020 21:30 853

 

Batının Öğrendiği En Büyük Ders; Sağlık Ekonomiden Daha Önemlidir.

Batıda, sağlık sistemi, ekonomiye endeksli şekillendiği için, bu korona virüs ile mücadelede başarılı olmadılar. Uzun süren yaşlılığın bakımı ve sağlık giderleri ile üretimsiz harcamaları batıda sağlık ekonomisi alanını oluşturdu. Yaşlılıkla birlikte kronik hastalıkların artması yaşam kalitesinin de bozulması sonucu sağlık alanı harcamalarındaki artış sağlık ekonomisinin batıda çok erken başlamasına sebep oldu. Başta ABD olmak üzere bazı gelişen kapitalist ülkelerde sağlık sigortanız yoksa ve paranız da yoksa maalesef sağlık hizmeti alamazsınız. Alsanız bile arkadan sizlere binlerce dolarlık fatura gönderilir. Hipokrat yemini maalesef bizim gibi ülkelerde halen değer görüyor. Sağlığın bir halk sağlığı sorunu olduğu ve asgari düzeyde ücretsiz sağlanmasının gerektiğinin önemi yeni yeni anlaşılıyor.

Batının özellikle de gelişmiş G8 ülkelerinin bu süreçte öğrendiği en önemli ders, bir kamusal hizmet olan sağlığı kapitalist anlayışla ekonominin merkezine oturtmuş olmalarıdır. ABD ve İngiltere son dönemde hastalardan para talep etmeden test yapmayı ve sağlık desteği sunmayı kabul etiler.

Uzun Yaşlılık ve Kronik Hastalıklı Olgusu Yaşlılık Yönetimini Zorunlu Hale Getirmektedir.

Yaşlılık, doğal olarak beraberinde çok sayıda konuyu ortaya çıkarmaktadır. Geçmişte insanlar, doğa ile iç içe yaşadıkları ve sağlık hizmetinin de çok olanaklı olmadığı için, insanların hastalıkları çok uzun sürmezdi. Doğal olarak, doğada herhangi bir canlı karşılaştığı bir sağlık sorunu sonrası birkaç gün içinde gerekli gıdayı bulmazsa ölür. Onun için doğada yaralı bereli bir canlı bulamayız. Bu gün belgesellerde izlediğimiz vahşi doğa programlarında, bunu çok net görüyoruz. Yaralanan bir Aslan, Leopar, Çıta ya da Sırtlan gibi hayvanlar, yaralandığı ve takdirde, avlanma yeteneğini kaybediyor ve dayanma gücü sonunda ölüyor…

Yaşlılık, doğal olarak en fazla sağlık sorunların oluşturuyor. Yaşlıların hayat kalitesinin yükseltilmesi en çok üzerinde düşünülen alanlardandır. Yaşlılıkla birlikte organların da yaşlanması ve meydana gelen fizyolojik değişiklikler, yaşam kalitesini etkilemektedir. Son yıllarda hastahaneler adeta birer parça değişim atölyesi gibi, bazı organların naklini başarı ile gerçekleştirmektedirler. Bu konuda son yıllarda kök hücre ve bioteknolojik yöntemler ile organ yapılması çalışmaları ayrıca çok araştırılan bilimsel alanlar arasındadır.

Yaşlılara karşı İnsan Gibi Davranılması Öğretilmelidir.

Yaşlıların yaşam kalitesinin arttırılması sağlıktan çok eğitim, psikolojik ve sosyal motivasyonu da ilgilendiren multi disipliner olarak ele alınması ve çalışılması gereken bir konudur. Olayın sosyo-ekonomik boyutu olduğunu da düşünmek gerekir. Aynı zamanda değerler ve ahlaki boyutu da öğretilmeli ve yaşlılığın yönetilmesi ile birlikte yaşlılara sahip çıkılması gerektiği ve insana insan gibi davranılması öğretilmelidir. Başhekim Dr. Güneş "Bizim hayat felsefemiz anne-babaya of! bile demeyi yasaklamıştır” diyor. Bir zamanlar bizleri karnında ve ensesinde taşıyan insanların enerjisinin tükenme noktasına gelmiş olması onları terk etmeyi gerektirmez. Bazılar için o güzel söylemelerin ve sözlerin birer görüntüden öteye gitmediği görülüyor.

Yaşlılık Eğitimi Bilimi Gereksinimi

Gerontoloji (Yaşlanma Bilimi) son yıllarda öne çıkan bir alan. Türkiye'nin yaşlı nüfus oranının %10'e yükseldiği ülkemiz ve dünyanın başka ülkelerinde artan sağlık sorunları ve hareketsizliklerin yarattığı birçok sorunla başetmeyi yönetecek yaşlılık eğitimi biliminin eğitim-sağlık ekseninde yeni bir alan üzerinde çalışılmalıdır.

Sorunlar baş gösterdikçe, çözüm önerileri de oluşmak zorundadır. Yaşlılık yönetimi ve yaşlılığın sağlıklı yürütülmesi için ayrı bir sağlık-pedagojik eğitime gereksinim duyulmaktadır.

Mikroorganizmaları Tanımadan Mikroplardan En İyi Şekilde Yararlanan Annelerin öğrettikleri öğrettikleri:

Keşke başlangıçta iki hafta, insanımızı özellikle de riskli bölge, İl, İlçe ve köyleri karantinaya alsaydık. Köy yerinde büyüdüğümüz için, kuş gribi geldiğinde annemiz tavuklarını toplar ahıra kapatırdı. Annemiz, varsa içlerinde sarsılan onları içeri almaz ve telef ederdi. Salgın geçtikten sonra tekrar dışarı salardı. Annemizin bilgeliği ve uzak görüşlülüğüne hep güvenmişizdir. Aynı zamanda iyi bir doğal, biyo teknolog idi. Bakterilerin adını sanını bilmeden yıllarca en sağlıklısından organik peynir, yoğurt yaptılar. Çok sonraları anne yaptığın yoğurtun bir küçücük canlı tarafından yapıldığını biliyor musun? Dediğim de. Yok, yavrum ilk defa duyuyorum demişti. Kazandaki sütü serçe parmağı ile termometre gibi hissettiği sıcaklığa ulaşan süte bir kaşık yoğurt eklerdi. 6-8 saat sonra sütü kesilmiş, kaymak yoğurt üretirdi. Ürettiği peynir ve yağın mikroorganizmalardan etkilenmemesi için evin bir köşesine toprak ortamda açtığı bir çukura ıslatarak doğal soğurtma sağlar ve oralarda ürünlerini korumaya alırdı. Ayrıca ürünleri mikroorganizmalardan korumak için peynir, yağ, salça ve kuru etlerini tuzlayarak ortamın PH’sını bilmeden yükselterek ürünlerin bozulmamasını sağlıyordu. Annemizin bulaştırdığı mikrobun, önemini korona virüs üzerinden anlattığımda yaptığı işin boyutunu biyolojik olarak belki değil ancak işin yaşamsal önemini daha iyi bildiğini anladım. Annem kaynağını bilmeden salgın olgusuna neden olan zararlı ve yaralı mikroorganizmanın yansımalarını biliyor ve ona göre önlem almaya başlıyordu. Ne olduğunu bilmiyordu, sorgulamıyordu ancak yararını gördüğü mikropları yıllarca doğal aşılama yolu ile üreterek en sağlıklı besinleri oluşturmayı başarıyordu.

Çarşamba günü devam edeceğiz…