YANGIN VAR!

22/11/2021 21:41 442

Gerçekten ülke ekonomimizde yangın var.

Hem de inanılmaz bir yangın, ateş var. Daha da kötüsü söndürmek için bir gayret yok. Gayreti kim gösterecek? Elbette, ülkeyi yönettiği söylenen kişiler, yetkililer ve/veya kişi, yetkili.

Ülkedeki ekonomik yangına çare bulmak için neler yapılıyor diye bir soru sorsam acaba ne cevap verebiliriz?

Bu sorunun cevabını çok üzücü bir şekilde ben verecek olursam şunu söyleyebilirim: Merkez Bankası’na faiz düşürtülüyor, yani, yangına körükle gidiliyor. Şu aşamada faiz düşürmek yangına körükle gitmektir. Ayrıntılarına gitmeden vurgulamak adına kısaca tekrar ediyorum; şu aşamada faiz düşürmek demek yangına körükle, hem de kocaman bir körükle gitmek demektir. Hadi okurların kafasında sen ne anlarsın şüphesi kalmasın: ODTÜ Mezunu bir Ekonomist olarak söylüyorum.

Bir de, ülkemizdeki ekonomik yangının dış mihrakların işi olduğuna inandığını söyleyen ve başkalarını da inandırmaya çalışanlar var ki, bu akıl tutulmasının bir başka örneği.

Ülkemiz ve Türk Milleti ile uğraşıldığını, mücadele edildiğini elbette biliyoruz. Biz de zaten bu güçlere karşı hayatımız boyunca mücadele veriyoruz.

Elbette, bizi yok etmek isteyenler var.

Elbette, Şark Meselesini Sevr ile halledemediği için düşmanlığını bırakmayan ve hâlâ devam ettirenler var.

Elbette, Türkiye, Türk Milleti’ne bırakılmayacak kadar büyük ve önemli bir ülkedir diyen ve bu konuda mücadele veren Batılı güçler var.

Türk Milleti olarak bu güçlere karşı mücadele etmek kaçınılmaz ve millî görevimizdir ki, zaten 1920’lerde bunun için Millî Mücadele verilmiştir.

Ülkemiz ve toplumumuz için bu düşmanlıklar var da, ülkeyi yönetenler bu konuda ne yapıyorlar acaba ona bakmak gerektir.

Dış mihraklar bizi bu duruma getirdi diyerek hem kendimizi kandırmak, hem de etraftakileri kandırmaya çalışmak doğru mu, çare mi, çözüm mü?

20 yıldan beri ülke ekonomisini tamamen yabancıların kontrolüne ver, sonra onlardan ümit bekle!

Tıpkı, Osmanlı Devletimiz’de 19. Yüzyılında olduğu gibi, inanılmaz israflar yap, Topkapı hariç bütün sarayları bu yüzyılda yap, ülke batıp çökünce dış mihraklar de, olur mu?

Ülkemizdeki son 20 yıllık israfın hesaba, kitaba gelir tarafı var mı?

Bu akıl almaz israfları, inanılmaz kaynak müsrifliğini, akıllara durgunluk veren liyakatsiz kadro görevlendirmelerini, 5 tane müteahhide koca ülkeyi teslim etmenin uygunsuzluğunu da mı dış mihraklar yapıyor?

Rakamlara işi boğmak istemiyorum ama, yine de birkaç rakam vererek meseleyi daha somut hâle getirelim.

Bu ülke yeşil mercimekte dış ticaret açığı veriyor. Dünyanın en güçlü topraklarına sahip bu ülke!

Dünyanın buğday deposu diye övündüğümüz ülkemiz Rusya başta olmak üzere 2020 yılında 9,7 milyon ton buğday ithal ediyor. Hem de kuraklık bahane edilerek. Sanki kuraklığa tedbir için yatırımlar yapılmış gibi. Bir de buğday ithal ediyoruz un ve makarna ihraç ediyoruz deniliyor. Rakamlara bakıldığında 2018 ile 2019 arasında un, makarna ihracatında bir artış yok. Bütün bunlara ek olarak şu rakamı da verelim: 2002 buğday ithalatı 1 milyon 150 bin ton.

Bu ülke tütün merkezlerinden biri iken 2020 yılında 51,825 ton ihracata karşılık 115 bin 459 ton tütün ithal ediyor.

Bu ülke 2011 yılında 4 bin 700 ton şeker ithal ederken her yıl artarak 2018’de 201 bin ton ithalat yapıyor.

Bütün bunlara ek olarak 2020 ham petrol ithalatı 29 milyon 368 bin 757 ton oluyor.

Doların artışının bize ne zararı var öyle mi?

Maaşımızı dolarla almıyoruz öyle mi?

Para değeri daha düşük Japonya var öyle mi?

Japonya ile karşılaştırmak ne kadar komik!

Dış borç rakamlarının ayrıntılarına bu seferlik hiç girmeyelim! Son 20 yılda ilk 80 yılın en az 6-7 katı borçlanılmış. Peki, bu kadar ağır borçlanma karşılığında üretime dönük hangi yatırımlar yapılmış acaba?

Dışa bağımlılık o duruma getirildi ki bu ülkenin Tarım Bakanı olduğu belirtilen kişi şunu söyleyebiliyor: “Türkiye’nin kendi kendine yeten 7 ülkeden biri olduğu sözü bir efsanedir”.

Bu kafalardan bu ülkenin yangınını söndürmelerini beklemek nasıl mümkün olabilir?

Bütün bu anlatılanlardan sonra şu ifadeyi kullanabilirm: Ülkedeki ekonomik yangını tamamen dış mihraklar çıkarıyor ifadeleri bir bahanedir, gizlemedir, ne ne olursa olsun iktidarda kalmak istemenin, iktidarın bırakılmasını istememenin bir örtüsüdür, şalıdır.

Biz Vatansever, Milliyetçi insanlarız. Bu yüzden ömrümüz dış mihraklarla mücadele ile geçmiştir, geçmektedir. Dış mihraklara karşı savaşmayı 175 yıldan beri ve de özellikle 100 yıldan beri ölümüne vermekteyiz. Bu nedenle, önümüze dış mihrakları değil, ülkeyi yönetme iddiasında bulunanların ne yaptıkları ve hatta ne yapmadıkları ile ilgili görüş ve düşünceleri koyalım.

Ülkede ekonomik yangın varken ve bu yangın her tarafı sarmış iken bu yangından kimse kurtulamaz. Bu mesele hepimizi ilgilendirir.

Vicdanımızla hareket edelim. Ellerimizle getirdiğimiz milyonlarca Suriyeliye en az 80 milyar dolar harcanırken ve geri gitmeleri sağlanmazken, kendi vatandaşlarımızın bu kadar madur edilmesine vicdanen karşı çıkalım ve kabul etmeyelim.

Eğer bu ekonomik yangının nedeni dış mihraklar ise yani, dış mihrakların istediği yapılmadığı için biz bu durumda isek o zaman geriye şöyle bir soru kalıyor: Ekonomimiz iyi diye övünülürken biz dış mihrakların istediğini mi yapıyorduk yoksa?

Çok garip değil mi?