YANAN SADECE ORMANLAR MI? 4

18/08/2021 03:45 223

 

Daha şimdiden İsrail ve Filistin halkları arasında barış içinde hızla ilerlemek adına imzalanmış anlaşmalar görmekteyiz. Haziran'da yapılan Kızıl Deniz Zirvesi'nde, İsrailliler, Filistinliler ve komşu Arap ülke vatandaşları, başkanın öne sürdüğü görüşte hemfikir oldular. İki ülkenin, İsrail ve Filistin, iç içe barış içinde yaşayan iki komşu ülkenin istikrarının devamı görüşünde. İsrailli liderler, Filistinlilerin kendi kendilerini yaşanabilir, barış dolu, demokratik ve terörle mücadeleye adanmış bir devlette yönetmeleri fikrinin, kendileri (İsraillilerin kendileri) adına daha iyi bir fikir olduğuna, daha çok inanmaya başladılar. Aynı zamanda Filistinli liderler de, terörün; Filistin devleti için bir araç olamayacağını, tam tersi, bu devleti imkansız hale getireceğini daha çok kavramaya başladılar. Saddam Hüseyin rejiminin son bulması, bölgede zaten devam etmekte olan bir başka süreci de güçlendirmektedir, aynı zamanda. Arap aydınları, Arap hükumetlerine "özgürlük eksikliğini" belirtmeleri konusunda çağrıda bulunmuşlardır. Bölgesel liderlerin ağızlarında, içsel yenilikte öncül, daha fazla siyasi katılımın hakim kılındığı ve ekonomik ve ticari özgürlüğün yer aldığı yeni bir Arap bildirgesi dolanır olmuştur. Fas'tan Basra Körfezi'ne kadar, uluslar siyasi ve ekonomik şeffaflık adına çok büyük adımlar atmaktadırlar. Amerika Birleşik Devletleri bu adımları olabildiğince desteklemektedir. Bilinmelidir ki, bölgelerdeki dost ve müttefik ülkelerle birlikte çalışarak, daha fazlasını yapacağız. Saddam Hüseyin'in suç rejiminin yer aldığı bölgedeki yönetim; daha insancıl ve demokratik ilkelere bağlı Irak devletiyle yönetilmeye başlandığında o bölgeye bile daha gelişmiş, daha pozitif imkanlar gelecektir. Demokratik Almanya nasıl; şu an özgür ve tamamen barış içinde olan yeni Avrupa'nın temel taşı olduysa, Irak da aynı şekilde, nefret ideolojilerinin olmayacağı, yeni Orta Doğu'nun kilit elemanı olabilir. Ve, oradaki ana çarpışmamızdan (saldırı, savaş) yaklaşık 100 gün sonra, Irak halkı ülkelerini rejenere(Düzeltme) etmiş ve daha umut dolu bir gelecek için demir dövmeye başlamıştır. Özgürlüğe doğru devam etmekte olan bu dönüşüm süreci, devam ettikçe; Amerika, Iraklıların, daha güvenli ve daha fırsat dolu bir ülke kurmaları için, diğer ülkelerle de birlikte çalışacaktır. Orda Doğu'nun dönüşümü hiç kolay olmayacak, hem de çok fazla zaman alacak. Amerika, Avrupa ve diğer tüm özgür devletlerin; bölgede, bizim insanlık özgürlüğüne verdiğimiz değerde ortak düşünceye sahip diğer ülkelerle, geniş iş birlikleri gerekmektedir. Bu, öncelikli olarak bir askeri adanmışlık değildir, bunun yerine, tüm ulusal gücümüzü, ekonomik, siyasi ve kültürel - kullanmamız gereken bir iştir. Örneğin Başkan Bush, daha somut projeler vasıtasıyla daha iyi bir gelecek kurabilmemiz için, ortak bir çatı altında toplanmak adına, ‘Orta Doğu Ortaklık Başlangıcı’ projesini başlatmıştır. Bunun ötesinde bölgede bir Birleşmiş Milletler kurulmasını önermiştir. Bölge halkını gittikçe genişleyecek bir fırsatlar halkasında buluşturmak üzere, yaklaşık on yılda kurulacak olan ‘Orta Doğu Özgür Ticaret Alanı’. Tüm problemlerinden dolayı, Orta Doğu harikulade potansiyele sahip bir bölgedir. Dünyanın en büyük üç dininin doğuş merkezi, aynı zamanda da kutsal bölgesidir ve tarihi bir öğrenme, hoşgörü ve ilerleme merkezidir. Daha siyasi ve ekonomik özgürlüklerine ve daha modern ve iyi eğitim şartlarına kavuştuklarında, bizim zamanlarımızın ilerlemelerine tam olarak katılabilecek yetenekli ve iş bilen insanlarla dolup taşmaktadır. Amerika, Orta Doğu'daki insanların potansiyellerinin tamamını ortaya koymaları konusunda onlara yardımcı olmaya kararlıdır. Bölge halkının daha özgür ve daha fırsat dolu şartlarda; aynı zamanda da Amerika ve dünya halkının daha güvenli ortamlarda yaşamaları için çalışacağız.

*Kaynak: Mepa News

Yarın devam edeceğiz….