YABANCI SERMAYE YATRIMLARI

10/03/2021 02:05 501

 

Yabancı sermaye yatırımları, şüphesiz ki her ülke için çok önemlidir. Döviz girdisi başta olmak üzere, doğrudan bir ekonomik ve ticari değerdir. Eğer gelen sermaye yatırımı, üretime dönük, fabrika yatırımı gibi bir yatırımsa, işin boyutu daha da önem kazanır. Yatırıma dönük sermaye girişi, İstihdam yaratır ve Know –How’a dönük getirisi büyük olur. ‘novhav’ diye söylenen Know-How, sanayi devriminden sonra ortaya çıkmış bir terimdir. Şimdi, kısaca bunun hakkında bilgi verelim:

(Know-how, bir üründen ya da yöntemden en verimli ve kolay biçimde yararlanabilmek için, elde edilen özel bilgi ya da ticari sırların tümüdür. İşletmeler, elde ettikleri bu özel bilgi ve tekniği, bir başka firmaya satabilir ya da kiralayabilirler.
Know-how, Türkçe’de ki “meslek sırrı” ifadesine yakın bir anlam içerir.
Günümüzde know-how’ı “teknolojik bilgi birikimi” şeklinde tanımlamak da mümkündür.
Know-how, bir firmanın kendisinin bularak geliştirdiği ve sahip olduğu üretim teknolojisi, satış teknikleri veya işletme yönetimiyle ilgili bilgi birikimidir.
Kısaca know how, bir işin nasıl yapılacağı konusundaki sırları, püf noktaları o yoldan daha önce geçen bir şirket tarafından anlaşmaya dayanarak, belirli bir bedelle konunun aktarımı, teknoloji kullandırılması ve tecrübelerin pazarlanmasıdır.
Know-how, deneyim sonucu elde edilen bilgilerdir. Sır gibi saklanır. Know-how, meslek sırrıdır.
Know-how, genelde satılan, paraya dönüştürülebilen bir bilgidir.
Know-how, sek törel anlamda; bir işletmenin, üretim yöntemlerini ya da teknolojisini, bir başka firmaya satması ya da kiralamasıdır.)

*Yeni teknolojiler, yeni yönetim yöntemleri gibi, işletme bütününde, yeni trendlere sahip olunur.

Yabancı Kaynak Nedir ve Hangi Formlarda Gelir?

Yabancı kaynak, yurt dışında yerleşik kişi veya kurumlardan alınan kaynaklardır. Bir ekonomiye birkaç şekilde yabancı kaynak girişi olur: (1) Doğrudan yabancı sermaye yatırımı (yurt dışında yerleşik olan yatırımcıların ülkede yeni tesis kurmak veya mevcutları satın almak ya da onlara ortak olmak üzere döviz getirmesi.) (2) Portföy yatırımı (yabancıların hisse senedi ve tahvil satın almak amacıyla döviz getirmesi.) (3) Borç verme (yabancıların ülke kuruluşlarına dövizle borç vermesi.)

Türkiye’ye her üç formda da yabancı kaynak girişi oluyor. Cumhuriyet’in ilk birkaç kuşağı, Lozan’da kapitülasyonları zorlukla kaldırdıkları ve sonrasında da, 1954 yılına kadar Osmanlı dış borçlarını ödemekle uğraştıkları için, yabancı sermayeye de dış borçlanmaya da mümkün olduğunca uzak durmaya çabalamışlardır. Bu uzak duruş nedeniyle, Türkiye’ye 1923 – 1954 arasındaki 31 yılda yalnızca 2,4 milyon dolar tutarında doğrudan yabancı sermaye yatırımı girmiştir. 1954 yılında Demokrat Parti’nin çıkardığı yabancı sermayeyi teşvik kanunu ve petrol kanunu, Türkiye’nin kapılarını yeniden yabancı sermayeye açmışsa da yabancı sermaye girişi sınırlı kalmış, 1954 – 1985 yılları arasındaki 31 yılda toplam 833 milyon dolar tutarında yabancı sermaye girişi olmuştur.

Doğrudan yabancı sermaye yatırımı; yatırımcının yerleşik olduğu ekonomi dışındaki bir ekonomide bir işletmenin yönetimini denetlediği ya da yönetiminde söz sahibi olduğu uzun vadeli bir yatırım şeklidir.

Türkiye’de Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları:

Türkiye’ye doğrudan yabancı sermaye girişinin zirveye çıktığı dönem 2005 yılında Avrupa Birliğiyle tam üyelik müzakeresine başlama kararından sonradır. Bunu aşağıdaki tablodan izlemek mümkündür (Diğer başlığı altında uluslararası sermayeli firmaların yabancı ortaklarından aldıkları krediler yer alıyor.) ( 1923 – 2002 ve 2003 – 2004 yılları için kaynak: Hazine Müsteşarlığı Yabancı Sermaye Raporları, diğer yıllar için kaynak: Ticaret Bakanlığı, Uluslararası Yatırım İstatistikleri.)

https://1.bp.blogspot.com/-UY_azZzwzqA/YEHW9IjIANI/AAAAAAAAdnw/VEZou8ROnPkx5CDBVAKM8-0myUmk6cUygCLcBGAsYHQ/w640-h550/Ekran%2BAl%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.PNG https://1.bp.blogspot.com/-UY_azZzwzqA/YEHW9IjIANI/AAAAAAAAdnw/VEZou8ROnPkx5CDBVAKM8-0myUmk6cUygCLcBGAsYHQ/w640-h550/Ekran%2BAl%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.PNG

 

Aşağıdaki grafik 2005 yılından bu yana Türkiye’ye gelen yabancı sermaye ve bunun ne kadarının, yabancı sermaye yatırımı olarak değerlendirilmesi tartışmalı olan, gayrimenkul alımına yöneldiğini gösteriyor (mavi doğrudan yabancı sermaye girişleri, kırmızı yabancıların gayrimenkul alımları.)

https://1.bp.blogspot.com/-oMEdxehfYxg/YEHXL_JjEKI/AAAAAAAAdn0/uetFt28TIYQCG0yMdPG2n7VOeErQZ5UxQCLcBGAsYHQ/w640-h394/Ekran%2BAl%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.PNG2.PNG https://1.bp.blogspot.com/-oMEdxehfYxg/YEHXL_JjEKI/AAAAAAAAdn0/uetFt28TIYQCG0yMdPG2n7VOeErQZ5UxQCLcBGAsYHQ/w640-h394/Ekran%2BAl%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.PNG2.PNG

Grafikten açıkça görüleceği üzere, son iki yıla gelinceye kadar, yatırım amaçlı doğrudan yabancı sermaye girişleri düşerken, gayrimenkul alımı için gelen yabancı sermaye yatırımları yükseliş göstermiş, son iki yılda gayrimenkul alımı için gelen yabancı sermaye de de, düşüş başlamış bulunuyor.

Yarın devam edeceğiz…